Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > KÜLTÜR & SANAT & BİLİM & EĞİTİM > Tarih

Tarih Tarih bilgileri ve olayları bulabileceğiniz bölümümüz


SOL RADYO
Sol Radyo
Get the Flash Player to see this player.


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Dersim Kürt Katliamı"1938"
Cevaplar
5
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
10565
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Bookmark and Share LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07 Eylül 2007, 15:34   #1
 
isyan62 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2007
Üye No: 1130
Mesajlar: 40
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 isyan62 is on a distinguished road
Standart Dersim Kürt Katliamı"1938"

DEVLET'İN 'TUNÇ ELİ' DERSİM'E İNİYOR; SABİHA GÖKÇEN DERSİM'İ BOMBALIYOR
Dersim Direniş Kuvvetleri Kumandanı Seyit Rıza'ın iki büyük yoldaşı Alişer ve Şahin Ağa ihanete uğradı

İlk Cumhuriyet Hükümeti tarafından çıkarılan "Tunceli Kanunu"ndaki amaç Dersim'i adım adım tam egemenlik altına almaktı. Bunun için de "İç Dersim" olarak adlandırdıkları, direnişlerin merkezi olan bugünkü Tunceli il sınırlarının dahiline çok sayıda karakol yapmaya başlandı. İlk inşaatlar Sin, Amutka, Denzik, Haydaran bölgelerinde başladı.


Seyit Rıza ve Alişer karakol yapımlarına ilk karşı çıkan liderlerdi. Bu karşı çıkış Haydaran, Kureyşan, Yusufhan ve Demanan aşiretleri başta olmak üzere pek çok aşiretin toplanmasına neden oldu. İlk toplantıya katılım oldukça yüksekti. Ancak yaşanan tartışmalarda bazı aşiret liderleri fikir birliğine varamadı ve toplantıdan tam bir birliktelik çıkmadı.

Karakolların yapımıyla birlikte kapsamlı bir saldırı yapılacağını sezen Dersim aşiretleri birlikte savaş arayışlarını sürdürürken, Başbakan İsmet İnönü o sırada Meclis'te Şark Seyahati Raporu'nu okuyarak orta kademe generallerden Kazım Orbay ile Abdullah Alpdoğan'ı Dersim'i gezerek inceleme yapmakla görevlendirdi.

Orbay ve Alpdoğan 1936 yılında bu görevi yerine getirirken Mustafa Kemal Meclis'in açılışında şunları söylüyordu:

"Dahili iç işlerimizde mühim bir safha varsa o da Dersim meselesidir. Dahilde bulunan iş bu yarayı, bu korkunç çıbanı ortadan temizleyip koparmak ve kökünden kesmek işi her ne pahasına olursa olsun yapılmalı ve bu hususta en acil kararların alınması için hükümete tam ve geniş selahiyetler verilmelidir."

Alpdoğan ve Orbay'ın incelemelerinin de sonucuna bakılarak bu konuşmadan bir süre sonra Dersim için en kritik karar verildi: "Korgeneral Abdullah Alpdoğan, sınırsız yetkilerle donatılarak Dersim'in ıslahı için tayin edilmiştir."

Alpdoğan Elazığ'da...

Alpdoğan Elazığ'a varır varmaz Dersimli Askeri Kaymakam Emekli Hıdır ile Palulu Abdurrahman'ı aşiretler arası görüşme girişimlerinde kullandı. Bu girişimlerden birinde Seyit Rıza, Elazığ'da Abdullah Alpdoğan'la görüştü. Seyit Rıza bu görüşmeden sonra Nuri Dersimi'ye Türk ordularının Dersim'le başa çıkamayacağını, fakat her ihtimale karşı kendisinin bir an önce Türkiye dışına çıkarak durumu büyük ve adil devletlere bildirmesini istedi. (Nuri Dersimi, Kürdistan Tarihinde Dersim, s. 263).

Alpdoğan bu arada Seyit Rıza'nın yeğeni Rayber'in varlığından haberdar olmuş ve Binbaşı Şevket'i Dersim'e göndererek Rayber'i görüşmeye çağırmıştı. Alişer bu görüşmeye karşı çıktı. Ancak Rayber, Alpdoğan'la görüştü. Alpdoğan bu görüşmede Rayber'e bir çok vaatte bulundu ve hemen orada bir miktar para verdi. Karşılığında istediğiyse amcası Seyit Rıza'ya karşı cephe almasıydı. Rayber bunu kabul etti.

Ve amansız savaş başladı

1937'nin ilkbaharıydı. İlk saldırı, savaş uçakları eşliğinde silahsız bölgelere yapıldı. Ardından Yusufhan aşireti üzerinde yoğunlaştı. Saldırılarda siviller katlediliyor, kadınlara tecavüz ediliyordu. Yusafhan katliamına ilk müdahaleyi Fındık Ağa yaptı ve Türk birliklerini önemli ölçüde geriletti. Bu arada Mazgirt bölgesinde çatışmalar başlamıştı. Savaşa kısa sürede Baytiyar, Abasan, Corin, Karabal, Haydaran, Demanan aşiretleri de dahil oldu. Devlet bunun üzerine Erzurum ve Erzincan kolordularını bölgeye sevketti, Diyarbakır'dan 7. Kolordu Uçak Karargahı'nı Elazığ'da konuşlandırdı ve Batı illerinde seferberlik ilan etti. Bu arada Dersimliler bir Türk tankını imha etmişlerdi.

Savaşın ağırlık merkezi Seyit Rıza üzerindeydi. Ancak Nuri Dersimi'nin anlattığına göre, savaş planlarını Alişer yapıyordu. Bu nedenle Alpdoğan'ın asıl hedefi öncelikle Alişer'i imha etmekti. Alpdoğan bunun için, bir süre önce satın aldığı Rayber'i görevlendirdi. Rayber on beş gün içinde savaşa katılıp bazı aşiretlerin güvenini kazanmakla birlikte Alişer'in de güvenini kazandı.

Alişer ile Zarife'yi öldürdü

Seyit Rıza'nın karargahı Halvori-Vank bölgesinde, Alişer'in ise Ağdat'ta Tujik Dağı eteğindeydi, ailesi de yanındaydı. Rayber sık sık Alişer'le görüşüyordu ve Seyit Rıza'nın bütün planlarını biliyordu. Bu planlardan biri de, daha fazla kan dökülmemesi için Alişer'in Rusya, İran veya Irak'a iltica ederek Fransa ve İngiltere hükümetlerinin aracılık etmesini sağlamaktı. Rayber, Alişer'in savaş bölgesinden ayrılmasından bir gün önce sekiz arkadaşıyla birlikte Alişer'e misafir oldu. Ve o gün, takvimler 9 Temmuz 1937'yi gösterirken, Rayber, 75 yaşındaki Alişer ile eşi Zarife'yi öldürüp başlarını keserek Türk ordusuna teslim etti... Ki yiğit bir savaşçıydı Zarife... Alişer ile Zarife'nin katledilmesi hem Seyit Rıza'yı hem de diğer aşiretleri derinden etkiledi. Bu durum, Türk birliklerine karşı daha derin tepkilerin gelişmesine ve bazı birlikte hareketlere neden oldu. (Nuri Dersim, Kürdistan Tarihinde Dersim, s. 269).

Türk askeri birlikleri Dersim'i kuşatmıştı, ormanlar ateşe verilmiş, yangınlar büyümüş, Seyit Rıza dara düşmüştü. Kureyşan aşireti ile Bahtiyar aşireti Seyit Rıza'nın yardımına ilk koşanlardı. Savaşı artık Bahtiyar Aşireti Lideri Şahin Ağa yönetiyordu. Savaş bütün şiddetiyle devam ediyordu. Bahtiyar ve Kureyşan aşiretlerinin kadınları ve kızları tecavüze uğramamak için kendilerini uçurumlardan aşağıya, Munzur ve Harçik sularının "kurtarıcı derinlikleri"ne bırakıyorlardı.

Türk birliklerinin havadan ve karadan saldırısı, Seyit Rıza'nın bulunduğu Laçinan Deresi'nde yoğunlaştı. Günlerce süren bu saldırıda Seyit Rıza sağ kurtuldu; ancak tüm direnişe rağmen ailesi ve yoldaşlarından 33 kişi katledildi.

Devletin Dersim'i tamamen yok etme politikasını gören aşiretler bir toplantı yaptı. Toplantıda Yusufhan, Demenan, Haydaran, Şıx Hesenan, Kalan, Karakoçan, Kewan, Lolan, Keçelan, Qozan, Bahtiyar aşiretleri birliktelik kararıyla çıktılar. Seyit Rıza'ya yakınlığıyla bilinen Kureyşan ise devletin yanında yer aldı. Halvori-Vank arasında yapılan bu toplantıda liderler kutsal Munzur Suyu'na birer taş atarak birlikte direniş yemini ettiler ve savaşa topyekün devam kararı aldılar.

Şahin Ağa'ya ihanet sona gidişti...

Bu karardan sonra aşiretler kendi cephelerinde topyekün savaşa girdiler. Savaşın stratejik noktalarından biri Hozat bölgesiydi. Hozat'ı Bahtiyar Aşireti Lideri Şahin Ağa öncülüğündeki birlikler savunuyordu. Devlet güçlerine karşı sürdürülen güçlü savunma sürecinde Yusufhan aşireti karar değiştirerek devletin yanında yer aldı. Bu, diğer aşiretler arasında moral bozukluğuna neden olsa da, Dersim'i asıl yenilgiye uğratan sürecin son başlangıcı Şahin Ağa'nın "süt kardeş" ihanetine uğraması oldu.

Tarih 9 Ağustos 1937'ydi. Şahin Ağa savaşın yorgunluğunu atmak için bir söğüdün gölgesine uzanmıştı. Uykusu derindi. Uykusunun derinliğini, sürekli yanında olan süt kardeşi Lılo Hıdır iyi biliyordu: Şahin Ağa uykusunun en derin yerinde dişlerini gıcırdatırdı. O sırada da öyle yaptı. Korgeneral Alpdoğan tarafından satın alınmış olan Lılo Hıdır, Şahin Ağa dişlerini gıcırdatınca derin uykuda olduğunu anladı ve silahını Ağa'nın şakağına dayayarak ateş etti. Ardından başını keserek Hozat'a götürüp Türk askeri kuvvetlerine teslim etti.

Seyit Rıza'nın, Alişer'den sonra en güvendiği lider olan Şahin Ağa da ihanetle katledilince Dersim'in özgürlüğünü savunması giderek zayıflıyordu. Ancak aşiretlerden çoğu herşeye rağmen direniyor, savaşıyor ve devlet kuvvetlerine önemli zaiyatlar veriliyordu. Seyit Rıza bu yoğun çatışmalar içinde yeni cepheler açma, direniş dışı kalan aşiretleri savaşa katma planları yaparken, Erzincan'dan beklenmedik bir elçi geldi. Elçiyi Erzincan Valisi bizzat göndermişti ve elinde bir mektup vardı. Vali mektupta şöyle diyordu:

"Eğer bana yetişirsen, senin can güvenliğinisağlayacağıma ve şartlarını görüşebileceğime inanmanı isterim". Hayli uzun olan ve güvenlik teminatı içeren mektuptaki barış görüşmeleri davetini dikkate alan Dersim Direniş Kuvvetleri Kumandanı Seyit Rıza yoldaşlarıyla birlikte Munzur Dağları'nı aşıp 5 Eylül 1937 günü Erzincan'a ulaştı.

KATLİAMA KATILANLAR ANLATIYOR

'Tek emir vardı: İmha edin!'

SABİHA GÖKÇEN (Dersim Savaşı'nda Pilot, *******'ün Manevi Kızı)

"Eskişehir'de Tayyare Alayı'nda staj gördüğüm günlerden birinde uçuştan indiğimde bölükteki fevkaladelik dikkatimi çekti. Hemen sordum. Bizim bölüğün Dersim Harekatı'na katılma emrinin geldiğini söylediler. Kalbim küt küt atmaya başlamıştı. Derhal bölük kumandanımıza koştum. (...) O da alay komutanına gönderdi. (...) Özel müsade lazımdı. (...) Hemen Çankaya'ya koştum. ******* beni karşısında görünce, önce hayret etti. Arzumu anlamıştı. Daha doğrusu kendisine isteğim iletilmişti. Bu bakımdan ben daha birşey söylemeden ******* konuşmaya başladı. (...) "Bak Gökçen, seni çok takdir ederim. Orada da görevini başaracağına inancım tam. Ancak çarpışacağın insanların eline düşersen, sana fena muamele etmelerinden korkarım. Buna çok üzüleceğimi bilirsin." Ben, 'Emin olunuz, kendimi onlara diri diri teslim etmem' dedim. (...) Hedef doğrudan Dersim'di. (...) 37 sonralarına doğru Pertek bölgesinde bir köprü yapılmıştı. ******* onun açılışı dolayısıyla gelmişti. Arazide geziler yapıyordu, ben gösteriyordum burası şudur, burası budur diye..."

MUHSİN BATUR (Emekli General):

"Günlerden bir gün emir geldi, tren yoluyla Elazığ'a vardık, oradan da ilk durak Pertek olmak üzere harekete geçtik. İki aya yakın Dersim'de görev yaptım. Okuyucularımdan özür diliyorum ve yaşantımın bu bölümünü anlatmaktan kaçınıyorum." (Muhsin Batur; Anılar, Görüşler, Üç Dönemin Perde Arsası, s. 25)

A. DEMİRTAŞ (Dersim Savaşı'nda Er, Karslı):

"Köylüleri topluyorduk bir araya, 'Sizleri kurtaracağız' uygun gördüğümüz yerlere götürüp makineli tüfeklerle tarıyorduk. Kadın, bebe, ihtiyar, genç demeden hepsini öldürüyorduk. Subaylar 'Hiçbir Alevi'yi sağ koymayın öldürün' diyorlardı. Daha sonra cesetlerin başına erler kurtlar gibi üşüşüyorlardı, kollarını sıvazlayıp altınları kapmak için hırsla bir yarış başlıyordu. kolları parçalayarak, keserek altınlar kapışılıyordu. Hatta altın dişler bile sökülüyordu. Velhasıl bu tür şeyler yapıldı. Bugün Kars'ta Dersim zenginleri var. Bunların zenginlikleri oradan kalma. Bir gün 4-5 yaşlarında bir çocuğu komutan bana göstererek 'öldür' dedi. 'Ben yapmam' deyince yüzbaşı rütbesindeki komutanım çocuğu ayağından tuttu, güçlü kuvvetli elleriyle yanı başındaki taşlara başı gelecek şekilde kaldırıp, kaldırıp vurmaya başladı. O an hafızamı kaybetmişim. Hava değişimi verdiler. Bir daha Dersim'e yollamadılar. Çünkü her şey bitmişti.

HULUSİ YAHYAGİL (Dersim Savaşı'nda Albay):

"1938'de bizi Dersim isyanın önlenmeye ve bastırmaya memur etmişlerdi. İsyan dedikleri şey de bazı dağ köyleri o yıl vergi vermemişti. Bize verilen emir ise tek kelime idi: 'İmha'. Vergi vermedikleri için yok etmek. Bu düşünceyi, bu uygulamayı kim yapabilir? Zorbalar insanlık suçunu işleyenler. Elbette vergi işin bir yönü; gerçek neden Dersim'i Türk'leştirmekti. Ben kıta komutanıydım, bize verilen emir 'Canlı hiçbir şey bırakmayın' şeklindeydi."

SECAETTİN (Dersim Direnişi'nde Rütbeli Asker. Musa Anter askerliğini yaparken Anter'in Bölük Komutanı. Anter'e anlatıyor.):

"Dersim'de temizlik harekatına başlamıştık. Bir mağarada bir aile bulduk. Dede, baba, anne ve 5-6 yaşlarında bir çocuk. Büyükleri orada süngüleyerek temizledik. Çocuğun ağzınladan bir şey alırız diye öldürmedik. Çünkü biz Dersimli yetişkinlerin ağzından bir şey alamıyorduk. Onları hemen kesiyorduk. Çocuk korkmasın diye anasını, babasını ve dedesini keserken onu uzaklaştırdık. Çocukla dost olmaya çalışıyorduk. Yemek verdik, şeker verdik, yemiyordu. Bir ara üzerimizden bir uçağımız geçti. O, tuttuğumuz ve kasılı vaziyette bulunan çocuk hemen gerildi, bir sopa aldı ve tıpkı bir tüfek gibi uçağımıza nişan aldı. Bu hareketine oldukça kızmıştım. 'Temizleyin bu küfür***i' diye emir verdim. Askerler süngülediler ve kayalıktan aşağı attılar."

DERSİM'İN BİN YILLIK DİRENİŞ TARİHİ - 3

1937- Türk birlikleri Dersim'e girdi. Hozat'ın Bahtiyar, Yukarı Abbas, Karabal ve Ferhat aşiretleri, Nazimiye'nin Haydaran, Mazgirt ilçesinin Demenan ve Yusufan aşiretleri direnişe geçti. 21-22 Mart 1937 gecesi Pax Köprüsü Demenan ve Haydaran aşiretleri tarafından yıkıldı, karakol basıldı.

1937 - 3 Mayıs'ta Hava Kuvvetleri uçak filosu hava harekatına başladı.

1937 - Alişer ile Zarife 9 Temmuz günü Rayber tarafından vuruldu, başları kesilerek Türk birliklerine teslim edildi.

1937 - Bahtiyar Aşireti Lideri Şahin Ağa 26 Ağustos'ta süt kardeşi Lolo Hıdır tarafından öldürüldü, başı kesilerek Hozat'a götürüldü.

1937 - 5 Eylül 1937'de Seyit Rıza Erzincan'da tuzağa düşürülerek tutuklandı.

1937 - Nuri Dersim'i 11 Eylül'de yurt dışına çıktı.

1937 - Genelkurmay Başkanlığı birliklerin 22 Ekim'den itibaren garnizonlarına dönmelerini emretti.

1937 - Seyit Rıza ile birlikte tutuklu olan 11 yoldaşına 10 Kasım günü idam cezası verildi.

1937 - Seyit Rıza ve yoldaşları 15 Kasım'ı 16 Kasım'a bağlayan gece Elazığ Buğday Meydanı'nda idam edildi.

1937 - Alişer ile Zarife'yi öldüren Seyit Rıza'nın yeğeni Rayber ve oğlu, Genelkurmay'ın emriyle Teştek'te kurşuna dizildi.

1938 - Gençleri askere almak üzere 2 Ocak'ta Dersim'de bulunan jandarma müfrezesi imha edildi, Mercan karakolu basıldı.

1938 - Türk ordusu ilkbaharla birlikte Dersim'e yeni ve kapsamlı bir harekat başlattı.. Ağır top, uçak ve tank eşliğinde girilen Dersim'de binlerce insan kurşunlarla öldürüldü, binlercesi de evlere doldurularak yakıldı.

1938 - Ağustos ayına kadar süren katliamdan arta kalanlar batı illerine sürgün edildi.

1948 - Dersim sürgünleri, bu yıl ilan edilen bir aftan yararlanarak yurtlarına, Dersim'e geri döndü.
isyan62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21 Şubat 2009, 00:54   #2
 
İNCE MEMED - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 07 Ekim 2008
Üye No: 13372
Mesajlar: 324
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
2 Mesajına 2 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 İNCE MEMED is on a distinguished road
Standart Cevap: Dersim Kürt Katliamı"1938"

Dersimde yapılanlar isyan bahanesiyle kırımdır,jenosiddir.
İNCE MEMED isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21 Şubat 2009, 00:59   #3
 
-. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-.
Okuyucu
Kullanıcı Profili
Üye No:
Mesajlar: n/a
Teşekkür Grafikleri
Standart Cevap: Dersim Kürt Katliamı"1938"

Katil devletin yaptığı şeyleri beyaz eşya ile kapatmak isteyenler en güzel cevabı direniş tarihinde göreceklerdir
  Alıntı ile Cevapla
Alt 21 Şubat 2009, 01:02   #4
 
Bome_Munzur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2007
Üye No: 26
Mesajlar: 1.314
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
1 Mesaja Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 0 Bome_Munzur is on a distinguished road
Standart Cevap: Dersim Kürt Katliamı"1938"

dedem SEYYİD RIZA diyor ya .......................... ''Ben Senin Hile ve yalanlarına kandım bu bana ders olsun ama ben senin önünde diz çökmedim ya bu da sana ders olsun...''Bundan 40-50 yıl sonra intikamımı kürt gençleri dağlarda soracak...''

BİZ HİÇ TESLİM OLMADIKKİ...

Konu emekçi. tarafından (14 Mayıs 2010 Saat 00:20 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Hakaret etmeden yapın eleştirilerinizi
Bome_Munzur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17 Ocak 2013, 04:00   #5
 
Krdheja - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 12 Aralık 2012
Üye No: 44486
Mesajlar: 2
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 Krdheja is on a distinguished road
Standart

Nuri Dersiminin Kürdistan Tarihinde Dersim adlı kitabı gerçekleri yansıtmıyor o kıtabı okuyup yanlış bilgilenmeyın arkdaşlar...o kıtabın yanlış oldugunu size ispatlarım...
Krdheja isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19 Ocak 2013, 02:51   #6
 
Şeref Aydın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 29 Ekim 2009
Üye No: 26604
Mesajlar: 1.440
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 851
180 Mesajına 424 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 Şeref Aydın is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
Krdheja Nickli Üyeden Alıntı
Nuri Dersiminin Kürdistan Tarihinde Dersim adlı kitabı gerçekleri yansıtmıyor o kıtabı okuyup yanlış bilgilenmeyın arkdaşlar...o kıtabın yanlış oldugunu size ispatlarım...

Et o halde...
Şeref Aydın isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


“Hukuk, iktidarın fahişesidir”
Şu Anki Zaman: 09:53.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.1