Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > ULUSAL SORUN VE DEVRİM > Kürt Ulusal Sorunu > PYD (Partiya Yekitiya Demokrat)


SOL RADYO
Sol Radyo
Get the Flash Player to see this player.


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
ROJAVA DEVRİMİNDEN HABERLER
Cevaplar
342
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
17768
Önceki Konu
önceki Konu
Ağaç Şeklinde Aç43Beğeni
Cevapla
 
Bookmark and Share LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25 Temmuz 2013, 00:08   #161
 
U.Bardakcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 10 Kasım 2012
Üye No: 44035
Bulunduğu yer: Dünya
Mesajlar: 152
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
2 Mesajına 4 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 U.Bardakcı is on a distinguished road
Standart

Bu site adına layık olmayı düşünyorsa önce arkadaşlar uluplarına dikkat etmeliler.Neden dikkat etmeliler? Çünkü "yeni"yi doğruyu haklıy savunduğunu iddia edenler "sistemin-düzenin" uslup ve tarzlarını kulananlara karşı inatla ısrarla düşünce güçlerini ortaya koymak zorundadırlar...Eline halk kurtuluş silahı diyerek silah alıpda o silahlarla halka karşı zülüm yapanlarıda yoldaşlarına karşı o silahları doğrultanlarıda gördük.
Asıl olan duygu-düşünce-yaşamdaki prtaiktir.Eğer günlük -kışkırtmlara,haksız sataşmalara karşı, küfür hakaret küçümseme,alay,dalga geçmelere karşı anında ve bunları yapanlar gibi cevap veriyorsak o zaman ne farkımız kalıyor eleştirdiklerimizden...
"Biz" burada hiç bir grubu,örgütü,partiyi temsil etmiyoruz bize de öyle bir yetki verilmiş değil.BÜtün grupların,partilerin,örgütlerin düşünce ve görüşlerini paylşıyor olabilir-tartışıyor olabiliriz.
"Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz" denilirken, aslında bir kişinin yaşamına bakılarak o kişinin ne olduğunu "anlıyabiliriz" de denilmek istendiğini bilebiliriz.
Hiç kimse Kürtlerden daha fazla "Kürtçü" veya hiç kimse Türklerden daha fazla "Türkçü" olmak zorundada değildir!

Bu sitede geçen bütün konulardaki ana eksen hemen hemen dönüp dolaşıp 12 Eylülden bu yana ortada pratiği olan -mücadelesi olan Kürdistan da sürdürülen devrimci mücadele ile onun "yanında hatta içinde kendilerini görenlerle ona karşıt oalnlar arasında geçip duruyor...
Bu illa kötüde değil olmayan bir şeyi konuşacak değiliz, olanları konuşacak yorum yapacak kendimizce eleştirecek doğru gördüklerimizi savunmaya çalışacak-yanlış gördüklerimize karşı çıkmaya çalışacağız ama unun ir düzeyi katkı düzeyi olmak zorunda çünkü kedi kendini tatmin durumuna gelmemesi için yaratılan bedeller üzerinden "atıp-tutma" yerine daha derinlikli, teorik, açıklayıcı , "neden,niçin,nasıl niye" orularınıda beraberinde osrark derinleştirmek bize bir katkı sunar yoksa kendimizden "yeriz" kendimizi çoğaltamayız...
DÜnyadaki insanlık mücadeleleri temelde "kitabi olarak yürümüyor" insanlık kitap olmadan da binlerce yıldır sınıflaşmalara-sömürü zülümlere karşı duruyordu.Şu son 200 yılda icatlar oldu-bilimler ulundu ondan dolayı kitaplara göre insanlık onları okuyarak mücadele ediyor demek çok safça yanı olmakla birlikte bu "dinci-doğmatik" dediklerimizin düşünce yapılarından çokda farklı olmayan bir düşünce tarzıdır da...
"Düşmez kalkmaz bir Allah"
"Marks yanılmaz"
"Lenin hata yapmaz"
"Başkan Apo herşeye kadirdir"
"Mahirin bir tek cülesi dahi yanlış değildir"
"Deniz ne demişse doğrudur"
"İbrahim yoldaşı tartıştırtmayız" vb. vd.
Hepsi özünde doğmatik tek tanrıcı dinlerin önyargılı-peşin hükümlü görüşleridir...Yaşarken bu insanlık değerlerine böylesi konular sorulmuş olsa o güzel gülüşleriyle ağız dolusu gülerler ve "Yoldaşlar,arkadaşlar insan yanılırda-yanlış-hatalarda yapar ama temel olan insanlğın yolundan ayrılmadan eşitlik-adalet-özgürlük sınıfsız insanlığın yolundan yürümektir" derlerdi veya buna yakın temel insani ilkelerin önemli olduğunu dile bizlere öğrettiler...Onların bir kaç konu üzerinde gerekince aydınatıcı konuşma-yazı yazmamış olmamalrı onları yadsımamızı gerektirmez düşünce özgürlüğü çerçevesinde bütün insan kişileri önderleri eleştirme özgürlğümüz hakkımız vardır. Bu hak; ancak onların ortaya koydukları temel insanlık davalarında en az onlar kadar emek,çaba düşünce gücü verdiğimiz oranda bizi okutur,dinletir ciddiye aldırır yoksa kimse yaşamıyla bütünleşmemiş bir düşünceyi, kiişiyi ciddiye almaz,alamaz.
Doğmatik düşünce deyip küçümsememek gerek 4500 yıllık sınıflı köeci devletci uygarlık toplumunda işlenip insan zihniyetlerine nakışlanmış "düşüncedir" doğmatizm.İllada yakından görmek istiyorsak en yakınımızdaki anne-bablarımıza bakabiliriz, öylesine kolay değildir binlerce yıllırın TANRI inşalaarı ve öyle sanıldığı gibi de bir kaç yüzyılda bitecek gibi görünmüyor buradan bir umutsuzluk düşüncesi çıkmasın aksine insanı anlamak özünde "bilim yapıyorum" diyen kişyide, onu yapanında insan olduğunu unutmamak anlamak gerek.
Kısacası "magazin" yazıları değilde "magazin" bölümünün aıldığı bir bölüm olursa orada günlük atışmalar sürdürülebilnir ama konu başlığı altında ciddi düşünce yazıları olmalı yoksa oradan-buradan burjuva basın kışkırtmalrını gerçekmiş gibi görmek-göstermke elbette doğruda değil ama buna karşı "savunma yapan" kişilerinde güçlü bir düşünce gücü kafa açıcı derinlikli ideolojik görüşleri yazmları gerekir..yoksa "iş yine sisteme döner,döner bıçaklı holiganlar gibi FB mi GS mİ BJK Mİ gibi garip gülünç ama acı a olan bir duruma bizi getirip bırakır.

Mazerek alay,kışkırtma,provakasyon olamaz çünkü devrimcinin görevi provakasyona gelmek değil" provakasyona gelmemektir.
Selam ve saygılarla.
U.Bardakcı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25 Temmuz 2013, 00:33   #162
 
Ape_PARTIZAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03 Ocak 2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1.308
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 10
55 Mesajına 161 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 Ape_PARTIZAN is on a distinguished road
Standart Til Ebyad’da El Kaide üç köyden çıkarıldı

Rakka bölgesinde Türkiye sınırı yakınındaki Til Ebyad’da El Kaide ile YPG güçleri arasındaki çatışmalar devam ederken, YPG savaşçılarının üç köyü daha çetelerden temizlediği bildirildi.

Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre Til Eybad’da El Kaide bağlantılı grupların Kürt mahallelerine saldırısı ile başlayan çatışmalar devam ediyor. YPG güçleri ile El Kaide’li gruplar arasındaki çatışmalar Adiko, Kendal, Gir Hiso ve Kız Eli köylerinde Salı akşamından bugün sabah saatlerine kadar sürdü. YPG güçleri Adiko, Kendal ve Gir Hiso köylerinden El Kaide’lileri çıkarırken, bu grupların çok sayıda kayıp verdiği belirtiliyor.

Kiz Eli’deki çatışmada El Kaide bağlantılı El Nusra’nın iki üyesi öldürüldü. El Nusra ise Til Ebyad’ın çevresini top atışlarına tutuyor.

Öte yandan El Nusra’nın Arap gençleri toplayarak çatışmaların Kürtler ve Araplar arasında yaşandığı algısını yaratmaya çalıştığı belirtiliyor. YPG yetkilileri gençleri bu oyuna gelmemeye çağırdı.
__________________
Tiocfaidh Ar La
Ape_PARTIZAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25 Temmuz 2013, 00:34   #163
 
Ape_PARTIZAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03 Ocak 2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1.308
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 10
55 Mesajına 161 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 Ape_PARTIZAN is on a distinguished road
Standart İki genç yaşamını yitirince 16 genç YPG’ye katıldı

Girkê Legê bölgesinde düzenlenen bombalı saldırıda Devrimci Genç Kadınlar Hareketi üyesi iki gencin hayatını kaybetmesi ardından Qamişlo’da 16 genç YPG saflarına katıldı.

Devrimci Gençler Hareketi Koordinasyon üyesi Aram Qamişlo, halkın değerlerini koruyan YPG’yi desteklediklerini belirtti. Koordinasyon üyesi, 16 hareket üyesinin Çelaxa’da El Kaide çetelerine karşı savaşmak için YPG’ye katıldığını bildirdi.

Girkê Legê ile Çelaxa arasındaki Zexira Köyü’nde düzenlenen saldırıda hayatını kaybedenlerden ikisi Devrimci Genç Kadınlar Hareketi üyesiydi.

Batı Kürdistan’da, bir haftayı aşkın bir süredir dış destekli El Kaide’li gruplar saldırılarda bulunuyor. Birçok yerde şiddetli çatışmalar yaşanırken, bir hafta içinde başta Kobani ve Qamişlo olmak üzere yüzlerce Batı Kürdistanlı genç YPG saflarına katıldı.
__________________
Tiocfaidh Ar La
Ape_PARTIZAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25 Temmuz 2013, 00:57   #164
 
BABİL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Rehber
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 20 Haziran 2010
Üye No: 29775
Mesajlar: 2.543
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 366
247 Mesajına 958 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 BABİL will become famous soon enoughBABİL will become famous soon enough
Standart

Rojava'dan elini çek!

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Kürtleri ve diğer bölge halklarını Rojava Devrimi'nin savunmaya çağırırken Türk Başbakan Erdoğan'a da "Tüm Kürtleri sabrı taşıyor" uyarısında bulundu. Türkiye'ye "Rojava halkının üzerinden elini çek!" diye seslenen KCK, saldırılara sessiz kalınamayacağının altını çizdi.




KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, El Kaide bağlantılı “İslam maskeli” çetelerin Batı Kürdistan’a yönelik saldırılarının hem “Kürt düşmanlığı” hem de “demokrasi düşmanlığı” olduğunu belirtti. KCK, “Rojava halkı Kürtlerin onurudur, namusudur” diyerek, Kürtleri ve diğer bölge halklarını Rojava Devrimi'ni savunmaya çağırdı.
Yazılı bir açıklama yapan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, El Kaide bağlantılı grupların Batı Kürdistan’a yönelik saldırıları ile AKP Hükümeti'nin Batı Kürdistan’a ilişkin açıklamaları sert tepki gösterdi.

Saldırı kampanyası başlatıldı

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Rojava Devrimi'nin birinci yılında bir taraftan El Kaide’ye bağlı olduğu söylenen 'İslam maskeli' çetelerin, diğer taraftan Türk devletinin Kürtlere yönelik bir saldırı kampanyası başlattığını hatırlattı. Suriye'nin en devrimci demokratik gücü olan Kürtlere saldırılmasının hem Kürt düşmanlığı hem de demokrasi düşmanlığı olduğunun altını çizen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, "Eğer Suriye'de demokratik bir değişim ve demokratik yönetim olacaksa bunun en güçlü temeli Kürtlerdir. Bu açıdan Kürtlere düşmanlık devrim düşmanlığıdır" dedi.

Elbette Kürtler ayağa kalkacaktı

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, temel ulusal ve demokratik haklarından mahrum yaşayan, bunun için de on yıllardır mücadele eden; son on yılda yüzlercesi zindanlara doldurulan ve Suriye-Türkiye işbirliğinin hedefi olan Kürtlerin, Suriye'de siyasi kriz baş gösterince ilk harekete geçen halk olmasının yadırganamayacağını vurguladı. Önceden de örgütlü oldukları için kısa sürede Suriye'deki devrimin ve demokrasinin en temel gücü haline gelen Kürtlerin, halklar daha demokratik ve özgür bir Suriye için harekete geçerken tabii ki en önde de Kürtlerin ayağa kalktığını kaydeden Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, "İlk önce örgütlülüklerini geliştirdiler. Meşru Savunma Güçlerini kurdular, sonra da devlet kurumlarını topraklarından atarak kendilerini yönetmeye başladılar" dedi.

Türkiye her yola başvurdu

"Suriye'de halk hareketlerini destekliyorum" diyen Türkiye'nin Kürtlerin ayağa kalkışını durdurmak için her yola başvurduğunun altını çizen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bir taraftan Kürtlerin birliğini önlemeye çalışırken, diğer taraftan beslediği ve donattığı 'İslam maskeli' çeteleri Kürtlere saldırttı."

Türkiye niye böyle yapıyor?

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Türkiye'nin bu tavrını şöyle izah etti: "Türkiye kendi Kürtlerini kültürel soykırıma uğratıp yok etmek isterken aynı politikanın tüm Kürtlere uygulanmasını istemektedir. Bu nedenle Kürtlerin Suriye'de özgür ve demokratik yaşamına karşıdır. Türkiye'ye göre, Kürtler mutlaka egemenlik altında tutulmalı, kendilerini yönetme hakkı tanınmamalı ve kültürel soykırım Türkiye'de olduğu gibi sürdürülmelidir.

Evrensel ilkeleri reddediyor

Türkiye, Kürtlerin kendi kendini yönetmesine, bunun için seçimle bir demokratik özyönetim oluşturmasına karşıdır. Mısır’da bile seçim olsun, seçilene saygı duyulsun derken, Kürtlerin demokratik bir seçimle kendi iradesi olan Meclis oluşturmalarını ve bu Meclis içinden özyönetim çıkarmalarını kendisi için tehdit görmektedir. Demokrasinin uygulanmasının tehdit olduğu nerede görülmüştür? Türkiye, sıra Kürtlere geldiğinde her türlü evrensel ilkeyi reddetmektedir. Başkalarına hak gördüğünü Kürt’e görmemektedir.

Kürt düşmanlığı yapıyor

Derinliğine ve stratejik bir Kürt düşmanlığını hala sürdürmektedir. AKP tek parti dönemindeki ve sonrasındaki Kürt politikasını bırakmamıştır. Sadece Kürtlerin uyanışı ve mücadelesi karşısında Kürtleri egemenlik altında tutmak için Kürt’ten söz etmektedir. Dil ve kültürde kültürel soykırımı engellemeyecek yumuşamalar yapmaktadır. Bu da esas olarak Kürt’e karşı yürütülen kültürel soykırım ve psikolojik savaşın yeni koşullardaki biçimi olmaktadır."

Bu politikayı bırakmalıdır

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Türkiye'nin bu politikayı başta kendi sınırları içinde yaşayan Kürtler üzerinde olmak üzere bırakması gerektiğini belirterek, tüm Kürtlerle barışmanın, Türkiye'nin de çıkarına olduğunu kaydetti. "1925 yılıyla başlayan Kürt’ü yok etme politikasından vazgeçmeden Türkiye'nin istikrara kavuşması zordur" hatırlatması yapan Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, şu hususlara dikkat çekti: "Dolayısıyla eski politik tutum ve alışkanlıklarını terk etmelidir.
Türkiye, Kürtler nerede bir hak arayışı içinde olduğunda olumsuz tutum gösterme alışkanlığını bırakmalıdır. Çünkü bu tür yaklaşımlarla tüm Kürtleri karşısına almaktadır. Türkiye'de çatışmasızlık ortamı sürerken ve Kürtler, Kürt sorununun çözümü için sabırlı ve sağduyulu bir politika izlerken, Türk Hükümeti'nin her şeyi kendine hak gören egemenlikçi bir kompleksle Kürtleri tehdit eden politikaları bu süreci sabote etmekten başka bir anlama gelmez. Türkiye tutarlı olmalı, tutumunun neye yol açacağını görmelidir."

Kürtler tehditle vazgeçmez

"Suriye'de Araplar özgürlük istediğinde Kürtler istemeyecek mi?" diye soran KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, açıklamasına şöyle devam etti: "Tabii ki en başta da Kürtler isteyecektir. Farklı bir kimlik olmanın ve demokrasinin gereği olarak tabii ki özyönetimlerini kuracaklardır. Erdoğan 'sabrımız taşıyor' diyor, Bülent Arınç 'fiili durumları kabul etmeyiz' diyerek tehdit ediyor. Tehdit, bir politika haline getirilmiş ve bu konuda da basın harekete geçirilmiştir. Türkiye tehdit ediyor diye Rojava Kürtleri özgür ve demokratik yaşamlarından mı vazgeçecekler? Eğer bir tahammülsüzlük ve sabır taşma varsa tüm Kürtlerin sabrı taşıyor; 'Bu Türkiye'nin yaptığı nedir? Kürtler nerede bir hak kazanmak istiyorsa kaşı çıkıyor' diyorlar. Kürtlerin Türkiye algısı şimdi budur.

Savaşa taraf olmuştur

Eşbaşkanlık, Türkiye'nin şimdi Kürtlere karşı yürütülen savaşın tarafı olduğunun; hem de Kürt karşıtı tarafta yer aldığının altını çizerek, şöyle detaylandırdı: "Her biri bir başka ülkeden gelen ve Suriyeli olmayan 'İslam maskeli' çeteleri destekliyor, ama kendi topraklarında özgür yaşamak isteyen Kürtlere düşmanlık yapıyor. El Kaide’ye bağlı olduğu söylenen bu çetelerin komşuluğundan rahatsız olmuyor ama 'kardeşim' dediği Kürt’ü komşu olarak kabul etmiyor. Kürt’e hiçbir şey gitmesin diye ambargo uyguluyor ama bu çetelere her türlü imkanı sağlıyor."

KCK'nin tavrı açıktır

Kürtlerin, Türkiye'ye karşı hiçbir olumsuz politika ve tutum yanında yer almazken, Türkiye'nin bu düşmanlığı yapmasının kabul edilemeyeceğini tekrarlayan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Kürt karşıtı politikalara boyun eğilmesinin düşünülemeyeceğini vurguladı. "Kürtlere haklarınızdan vazgeçin denilebilir mi?" diye soran Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, "Türkiye'nin bu politikasına sadece Rojava Kürtleri değil, tüm Kürtler karşı çıkmaktadır. Biz de Hareket olarak Türkiye'nin bu politikasının karşısında olduğumuzu vurguluyor ve Rojava Kürtlerinin yanında olduğumuzu herkesin bilmesini istiyoruz" diyerek, bütün Kürtleri de siyasi düşüncesi ve inancı ne olursa olsun Rojava halkı yanında yer almaya ve özgürlük devrimini savunmaya çağırdı.

Rojava, onurdur/namustur

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Kürt halkının herhangi bir saldırıya sessiz kalacağını sananların yanılacağının altını çizerek, şunları ekledi: "Rojava Kürtleri Türkiye ile ilişki içinde olmak istediklerini defalarca açıkladı. Buna Türkiye'nin tehdit ve şantajla karşılık vermesine tabii ki Rojava halkı da boyun eğmeyecektir. Bugün tüm saldırganlara gösterdikleri kutsal direnişi Türkiye'nin saldırılarına karşı da gösterecektir. Kadın, çocuk, yaşlı, genç göğüslerini Türkiye işgaline karşı siper edeceklerdir. Rojava halkı direnirse tüm parçalardaki ve yurtdışındaki Kürtler de yanlarında olur. Çünkü Rojava halkı Kürtlerin onurudur, namusudur. Hiçbir parçaya olmadığı kadar Rojava halkına sahip çıkarlar."

Tüm halklara çağrı

Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Rojava Devrimi'nin Suriye devriminin ve Suriye'nin demokratikleşmesinin temeli olduğuna işaret ederek, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bu açıdan Suriye'nin demokratikleşmesinden çıkarı olan tüm halklar ve inançlar saldırılar karşısında Rojava halkının yanında yer almalıdır. Rojava Devrimine İslam maskeli çetelerin ve arkasında olan Türkiye'nin saldırıları, gerçek demokratikleşme ve özgürlüklere saldırıdır. Demokratik Suriye isteyen tüm Araplar, Suriye'de dinsel topluluk olan Aleviler, Êzidiler, Süryaniler, Ermeniler, Dürziler, İsmailliler, herkes Rojava halkının yanında yer almalıdır. Rojava halkının yanında yer almak, tüm farklılıkların özgür ve demokratik yaşama kavuşacağı demokratik Suriye'den yana olmaktır."

Elini çek!

Türkiye'ye “Rojava halkının üstünden elini çek” diye seslenen Eşbaşkanlık, tüm saldırı ve sıkıntılara rağmen Rojava Devrimi'nin kazanacağını belirterek, açıklamasını şöyle tamamladı: "Rojava halkı da bölgede varolan Kürt ve demokratikleşme düşmanlığını iyi görmelidir. Hala Kürtlerin varlığını ve özgürlüğünü kabul eden bir zihniyet gelişmemiştir. Bu açıdan özgürlük ve demokrasi mücadelesi süresince sıkıntılar her zaman olacaktır. Kuzey Kürdistan halkı on yıllardır büyük acılar çekmesine, onbinlerce şehit vermesine ve çok ağır bedeller ödemesine rağmen direnmekte, özgür ve demokratik yaşamında ısrar etmektedir. Rojava Kürdistan'da yaşanan her sıkıntıya özgür yaşam iradesiyle karşı konulabilir. Rojava Devrimi tarihin en büyük devrimlerindendir. Rojava’da yaşanan demokratik ve özgürlük devrimi her türlü saldırıyı boşa çıkartacak ve sıkıntıyı aşacak güce sahiptir. Bu büyük devrimi hiçbir güç kıramayacaktır. Rojava Devrimi kazandığında sadece Suriye demokratikleşmeyecek, tüm Ortadoğu'nun da demokratikleşmesinin önü açılacaktır. Zaten Rojava halkı daha şimdiden bu bilinç ve sorumlulukla büyük direnmektedir. Bu direniş tüm Kürtlerin onuru olmaktadır. Tüm Kürtler de onurlarına ve namuslarına mutlaka sahip çıkacaklardır.”
ANF/EHDİNAN



669
__________________
Docendo discitur
BABİL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25 Temmuz 2013, 01:03   #165
 
BABİL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Rehber
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 20 Haziran 2010
Üye No: 29775
Mesajlar: 2.543
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 366
247 Mesajına 958 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 BABİL will become famous soon enoughBABİL will become famous soon enough
Standart

Çetelere aman yok

El Ekrad ve YPG'nin Girê Sipî'de başlattığı operasyonda 30 çete elemanı öldürülürken, 40'ı da esir alındı. Kur Hiso Köyü'ndeki çatışmalarda ise 26'sı öldürüldü. El Ekrad ve YPG, Girê Sipî tamamen kurtarılana kadar operasyonlara devam edeceklerini açıkladı.





Türk devletinin her türlü desteği verdiği El Kaide'ye bağlı çetelerin 18 Temmuz'da Girê Sipî'de (Til Ebyad'da) Kürtler tarafından açılan Halk Evi'ni kuşatması ile başlayan saldırı ve çatışmalar devam ediyor. YPG ve El Ekrad'ın (Kürt Cephesi) karşılık vermesi üzerine çeteler saldırı gerçekleştirdikleri birçok merkezde ağır kayıplar verdi.
Yerel kaynakların verdiği bilgilere göre, Girê Sipî'nin 7 km batısına bulunan Kur Hiso Köyü çevresinde 21 Temmuz gecesi YPG güçleri ile El Kaide'ye bağlı El Nusra cephesi arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Çatışmalarda, 26 çete elemanı öldürüldü, bazıları esir alındı. YPG güçleri, ayrıca 2 karnas suikast silahı, 2 BCK ve bir doçkayı ele geçirdi, bir tank ve 2 aracı da imha etti. Çatışmaların sonucunda Kur Hiso Köyü'nü denetimine alan YPG, Kur Hiso’dan Ceren ve Sikeryat köylerine kadar kontrol noktaları koyarak, Sikeryat Köyü'nü kuşattı.

Tirbespi'yê'de saldırı

22 Temmuz Pazartesi akşamı ise çeteler Tirbespiyê’nin 10 km güneyinde bulunan Sinceq bölgesindeki köylerin girişi için stratejik öneme sahip Mihemed Diyab Köyü’ndeki YPG kontrol noktasına saldırdı. Çıkan çatışmada 2 El Kaide üyesi öldürülürken, 2’si de yaralandı. Diğer saldırganlar, Irak sınırı yakınındaki Til Koçer’e kaçtı.

Çete şefi esir alındı

Girê Sipî'ye bağlı Çelbe Köyü'nde yaşanan çatışmalarda ise Ebu Read isimli çete şefi, güvenliğini sağlayan 4 kişi ile birlikte esir alındı. Çatışmalarda çetelere ait çok sayıda silah da Kürt savaşçılar tarafından ele geçirildi.

El Ekrad: Durmayacağız

Son iki günde yaşanan çatışmalarda çeteler El Ekrad karşısında da ağır kayıplar verdi. El Ekrad (Kürt Cephesi) internet sitesinde yayınladığı açıklamada, dün sabah erken saatlerde Girê Sipî'ye yönelik kurtarma operasyonu başlattıklarını duyurdu. El Ekrad 1. Tugayı'nın adına yapılan açıklamaya göre, yaşanan çatışmalarda 30 çete elemanı öldürüldü, 2'si üst düzey komutanlardan olmak üzere, İrak İslam Devleti ve Bilad El-Şam'ın 40 üyesi esir alındı. Çok sayıda çete elemanı Türkiye'ye kaçtı. Çatışmalar ardından Girê Sipî çevresindeki birçok köyün çetelerden kurtarıldığı kaydedildi.
Açıklamada, İrak İslam Devleti ve Bilad El-Şam'ın daha önceki görüşme prensiplerine aykırı hareket etmeleri nedeniyle, çatışmalar ardından yapılan görüşme taleplerinin kabul edilmediği belirtildi. El Ekrad, Girê Sipî çetelerden kurtarılıncaya kadar operasyonlarını sürdüreceklerini bildirdi.

El Ekrad temsilcisi öldürüldü
El Ekrad Cephesi Merkezi ise üyeleri Ela İsmail Şexo’nun vahşi bir şekilde katledildiğini duyurdu. Cephe tarafından yapılan açıklamaya göre, olay esir aldıkları El Kaideci Irak İslam Devleti ve Biladi Şam / El Nusra Cephesi Emiri Ebu Musaab’ı esir alınan bazı sivil Kürtler karşılığında serbest bırakmaları ardından gelişti. Bu sırada esir değişiminde görevli üyeleri Ela İsmail Şexo aynı grup tarafından esir alındı. Şexo, halkın gözleri önünde önce öldürüldü, ardından başı kesildi. Şexo’nun evinin de bombalandığı kaydedildi.

20 yaralı Kobanê'ye götürüldü

Saldırılarda siviller de yaşamını yitirdi. Çetelerin saldırılarında yaralanan Xerabîstan Köyü'nden 20 sivil önceki gün YPG tarafından kurtarılarak, ambulanslarla Kobanê'deki hastaneye götürüldü. Yaralılardan 17 yaşındaki genç bir kadın yaşamını yitirdi. Yaralıların hastaneye getirilmesi ile beraber kan vermek isteyen Kobanêliler hastaneye akın etti.

Kürt ve Arap ileri gelenleri toplandı

Girê Sipî'deki çatışmalara son vermek amacıyla, Kurd ve Arap ileri gelenleri arasında Rakka kentinde toplantı gerçekleştirildi. Önceki gece düzenlenen toplantıda taraflar, Kürt ve Arap halkı arasındaki çatışmaların kabul edilmez olduğunu dile getirdi.

Serêkaniyê'de gece boyu çatışma

YPG'nin direnişi karşısında sıkışan çeteler, sivil halka yöneldi. Serêkaniyê'den çıkarıldıktan sonra Til Xelef Köyü'ne konumlanan çeteler, önceki akşam 18.00'da Serêkaniyê'ye top saldırısı düzenledi. Saldırıda, 11 yaşındaki Nalin Mehmûd Teqreq isimli çocuk yaşamını yitirirken, aynı aileden 3 çocuk da yaralandı. Yaralanan çocuklar Qamişlo hastanesine kaldırıldı.
Daha önce çetelerin Serêkaniyê'ye düzenlediği top saldırılarında yaşamını yitiren 80 yaşındaki Ebdulqehar Hisên isimli sivil ise Amûdê kentinde düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi.
Sivillere yönelik saldırılara YPG de karşılık verdi. Til Xelef köyü civarında önceki gece şiddetli çatışmalar yaşandı. Çatışmalar dün sabah saatlerine kadar yoğun olarak devam etti. Gün içinde de yer yer silah sesleri duyuldu.
HABER MERKEZİ



558

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA
__________________
Docendo discitur
BABİL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25 Temmuz 2013, 01:10   #166
 
Agirê Şoreş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 17 Kasım 2012
Üye No: 44143
Mesajlar: 1.383
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
7 Mesajına 8 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 Agirê Şoreş is on a distinguished road
Standart

Rusya: Kürtlere yönelik saldırıları kınıyoruz

Rusya Dışişleri Bakanlığı, Batı Kürdistan’da El Kaide bağlantılı grupların Kürtlere yönelik saldırılarını kınadı. Bakanlık, "Huzurlu Kürt nüfusuna karşı işlenen ihlal ve katliamları kınıyoruz" derken, sivil Kürtlerin El Kaide tarafından kalkan olarak kullanılmasına tepki gösterdi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı sitesi ile Interfaks haber ajansında yer alan açıklamada 16 Temmuz'dan bu yana Batı Kürdistan’da El Kaide bağlantılı grupların sivil Kürt yurttaşlara yönelik katliam girişimleri ve yüzlerce sivili alıkoymasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Bakanlık, “Suriye-Türkiye sınırı boyunca ülkenin kuzey-doğusunda yer alan Til Ebyad (Girê Spî) ve Rass al-Ain (Serêkaniyê) kasabalarında El Kaide'ye bağlı silahlı gruplar, çatışma sonrası aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 200 sivil Kürdü rehin alıp canlı kalkan olarak kullandı” dedi.

Bu alanlarda evlerini korumak için ayağa kalkan “Kürt milislerin” El Kaide'ye bağlı radikal İslamcı gruplar ile çatıştığını belirten Rusya Dışişleri Bakanlığı, şunları ifade etti: "Suriyeli Kürt savaşçılar Ebu Musab olarak tanımlanan isyancı bir lider ya da emiri, ele geçirdi. Buna karşılık, El-Kaide teröristleri aralarında kadın ve çocukların da olduğu 500'ün üzerinde sivili kaçırdı. Kürt savaşçıların Ebu Musab'ın serbest bırakılmasına karşın kaçırılan sivillerin serbest bırakılması istendi. Ancak Ebu Musab serbest bırakılmasına rağmen halen yaklaşık 200 sivil radikal İslamcı grupların elinde bulunmaktadır."

YPG'den "Kürt Halk Savunma Birimleri" diye bahsedilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Suriye'de devam eden siyasi ve askeri çatışmaya dâhil olmayan huzurlu Kürt nüfusa karşı aşırılık yanlısı uluslararası teröristler tarafından işlenen ihlalleri ve katliamı kınıyoruz."

Bakanlık, "Bu, toplumlar arası nefreti körüklemeye, ülkeyi parçalamaya ve Suriye topraklarında dönen bir uluslararası terörizm plağı oluşturmaya çağıran yeni bir provokasyondur" diye ekledi.

Bu açıklama ve Batı Kürdistan’daki çatışmalar Rusya basınında geniş yer buldu.

Rusya Dışişleri Bakanı daha önce de Kürtlerin Suriye’de kritik bir konumda bulunduğunu ve Cenevre konferansına katılması gerektiğini söylemişti.
Agirê Şoreş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25 Temmuz 2013, 01:10   #167
 
Ape_PARTIZAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03 Ocak 2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1.308
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 10
55 Mesajına 161 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 Ape_PARTIZAN is on a distinguished road
Standart



ROJAVA İLE TÜRKİYE SINIRI KONTROL TAMAMEN KÜRTLERİN ELİNDE
__________________
Tiocfaidh Ar La
Ape_PARTIZAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25 Temmuz 2013, 04:40   #168
 
KIZILCIKLI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 05 Nisan 2012
Üye No: 43014
Mesajlar: 22
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 KIZILCIKLI is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
BABİL Nickli Üyeden Alıntı
Yooo ben dalga falan geçmedim ,hiç olmadığım kadar ciddi yazdım yanlız bir benzetmeyi hafifletim "********" diyeceğime. Çöpçattan dedim. Orayı ******** olarak düzeltiyorum.

Söyledikleri aşağıdadır.

"ABD'yi ziyaret eden Ahmet TÜRK'ün Suriye ile ilgili açıklamalarını unutmadık. Esad'a karşı kürtlerin cihatçıları desteklemesi gerektiğini açıklamıştı. Şimdi kendilerine burdan sormak istiyorum. Hala El-nusra ile aşkınız devam ediyor mu "
seviye buysa bizde böyle mi devam edelim forumda yani?
__________________
Efsaneler dönünce masallar bitermiş
KIZILCIKLI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25 Temmuz 2013, 14:40   #169
 
Ape_PARTIZAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03 Ocak 2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1.308
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 10
55 Mesajına 161 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 Ape_PARTIZAN is on a distinguished road
Standart KCK: Kürtler Rojava etrafında savunma çemberi oluşturmalı

Rojava'da çetelere karşı büyük bir direniş sergilendiğini belirten KCK, bütün Kürtleri Rojava halkı etrafında savunma çemberi oluşturmaya çağırdı."Tüm Kürtler Rojava Kürdistan'daki bu kutsal direnişi görerek ayağa kalkmalı, seferberlik halinde Rojava halkıyla dayanışma içinde olmalıdır. Rojava halkının yalnız olmadığı gösterilmelidir" dedi.

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı Rojava’da devam eden çete saldırılarına ilişkin yazılı açıklamada bulundu.

Kürtlere saldıran çetelerin İslam’la alakası olmayan, İslam inancına, İslam değerlerine karşı suç işleyen bir saldırganlık içinde olduğuna vurgu yapan KCK, çetelerin Türk devleti tarafından teşvik edildiğine de dikkat çekti.

Rojava’da çetelere karşı kahramanca bir direnişin verildiğini ifade eden KCK, Kürt halkına “Rojava’daki kutsal direnişi görerek ayağa kalkma, Rojava halkı etrafında savunma çemberi oluşturma” çağrısında bulundu.

Uluslar arası kamuouyu ve insan hakları örgütlerinin de Kürt soykırımını hedefleyen saldırılara karşı tutum almasını istedi.

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı’nın açıklaması şöyle:

‘KİRLİNİN KİRLİSİ BİR SAVAŞ’

“Rojava’da Türkiye'nin desteklediği çetelerin insanlık dışı uygulamaları vicdanlara isyan ettiriyor. İnsanlığın ilk toplumsallaştığı coğrafyada bu kadar vahşi saldırı başta Müslümanlar olmak üzere tüm Ortadoğu halklarına saldırıdır. Bu saldırıların İslam adına yapılması tüm inançlı insanları derinden yaralıyor ve öfkelendiriyor. Til Ebyad’da Kürtlere saldıran çeteler yüzlerce sivili rehin alıyor. Çeteler sıkıştığı her anda böyle alçakça ve korkakça yöntemlere başvuruyor. Korkularını korku salacak yöntemlerle örtmeye çalışıyorlar. Eskiden bazen görülen insanlık dışı savaş yöntemlerini yeniden horlatmış bulunuyorlar. Sivil Kürt halkının evlerini talan ediyorlar ve yakıyorlar. İnsanlara işkence yapmaktan zevk alıyorlar. İnsanlığın en kirli yüzü olan şoven ve kirli saldırılarıyla Kürtleri yerinden yurdundan ediyorlar. Bu kirlinin kirlisi savaşla özgürlüğü için direnen Kürt halkını yıldırmayı hedefliyorlar.

Alçaklığı, çirkinliği, vahşiliği bir savaş yöntemi haline getirmiş bu çeteler Kürtlerin canına ve malına saldırma fetvası verirken, “Kürt kadınına tecavüz etmek helaldir” diyerek gerçek yüzlerini tüm çirkinliğiyle ortaya koyuyorlar. Kürt’ü sürekli egemenlik altında tutma, köle olarak bakma ve insan yerine koymamanın aldığı son biçim böyle olmaktadır. Bu çeteler Türk devleti tarafından teşvik edilmekte ve en büyük cesareti Türk devletinden almaktadırlar. Türk devletinin Kürt fobisi 1990’lı yıllarda nasıl ki Kürtlere karşı her türlü kirli savaşı yaptırmışsa, şimdi de 1990’lı yıllardaki kirli savaşın bir benzerini uygulayan çeteleri desteklemeye götürmektedir. Türk devleti Kürt karşıtlığını bırakmadığı müddetçe bu türlü kirli savaşların ortağı olmaktan kurtulamaz.

‘KORKU DAĞLARIYLA BİR YERE VARAMAZLAR’

Bu çeteler bilmeli ki, yüzlerce sivil rehine alınarak, sivillere insanlık dışı işkence yapılarak, dünyada hiç kimsenin yapmadığı bir biçimde arabulucular vahşice katledilerek, yeni işkence türleri icat edip işkencelerden işkence beğen uygulamalarıyla korku dağları yaratarak hiçbir yere varamazlar. Bu çirkinliklerin ve vahşiliklerin içinde boğulmaktan kurtulamazlar.

Kürtler korkuyu da ölümü de yenmiş bir halktır. Zaten yenilmezlikleri de bundan kaynaklanmaktadır. Kürtler korkuyu ve ölümü yenince Kürt düşmanları korkunun ve ölümün esiri olmuşlardır. Kürtlere vahşice saldırarak bu korkularını gidermek isteseler de, bu saldırıları karanlıkta korkarak yürüyenlerin ıslık çalmasından başka bir anlam taşımamaktadır.

Rojava halkı bu kirli savaşlara ve çirkin yüzlü çetelere karşı kahramanca bir direniş vermektedir. Kürtleri katlederek amaçlarına ulaşmak isteyenlere karşı, en zor koşullarda varlık, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde ısrarlı olduklarını tüm dünyaya gösteriyorlar.

‘TÜM KÜRTLER KUTSAL DİRENİŞİ GÖREREK AYAĞA KALKMALI’

Tüm Kürtler Rojava Kürdistan'daki bu kutsal direnişi görerek ayağa kalkmalı, Kürt katliamcıları olan bu kirli savaşçılara gereken cevabı vermelidir. Siyasi görüşü ve inancı ne olursa olsun, tüm Kürtler katliam saldırılarına uğrayan Rojava halkı etrafında bir savunma çemberi oluşturmalıdır. Bir seferberlik halinde Rojava halkıyla dayanışma içinde olmalıdır. Rojava halkının yalnız olmadığı gösterilmelidir.

Başta Kürtler olmak üzere Ortadoğu'nun tüm Müslüman halkları, bu çetelerin İslam’la alakası olmayan, İslam inancına, İslam değerlerine karşı suç işleyen bu saldırganlığına dur demeli, bunlara karşı açıkça tutum göstererek, çirkinlik ve vahşetin bu ucube yaratıklarının İslam’ı daha fazla kullanmasına fırsat vermemelidir.

‘KÜRT SOYKIRIMINA KARŞI TAVIR ALINMALI’

Uluslararası kamuoyu ve insan hakları örgütleri Kürtlere karşı insanlık suçu işleyen ve Kürt soykırımını hedefleyen bu katliamcılara karşı tavrını koymalı; başta Türkiye olmak üzere arkasındaki siyasi güçlerin bu insanlık suçuna ortak olmaları engellenmelidir.

Kürt Özgürlük Hareketi olarak Kürtlere karşı katliam suçu işleyen bu çetelere, bu saldırganlığı bırakmalarının kendi hayırlarına olacağını bir daha hatırlatıyoruz. Varlığı ve özgürlüğü için mücadele eden mazlum Kürt halkına saldırmak kimseye hayır getirmez. Bu toprakların hak, adalet ve eşitlik vicdanı bu saldırganlığı mutlaka boğacaktır.”
__________________
Tiocfaidh Ar La
Ape_PARTIZAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25 Temmuz 2013, 15:29   #170
 
turgut_fatsa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 20 Nisan 2013
Üye No: 48375
Mesajlar: 1.593
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 476
271 Mesajına 436 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 turgut_fatsa has a spectacular aura aboutturgut_fatsa has a spectacular aura aboutturgut_fatsa has a spectacular aura about
Standart

Alıntı:
Cimbomcem Nickli Üyeden Alıntı
Turgut_56 nickli arkadaşın meramını gerçekten anlamadım.

Devrimciler, geçmişinin ve kökenin ne olduğunu bilmediği hiçbir hareketi ve onun eylemlerini kabul etmez.
Bizim Suriye'de eleştirsekte, desteklesekte kabul ettiğimiz tek kürt örgütü PYD'dir.

2 imiş, 40 olmuş Bu beyanat bile tek başına yeterli. Kimse sihirbaz değil. O coğrafyada Ösocuların nasıl güçlendiği herkes tarafından biliniyor. Düzen medyası da özellikle El Akrat'ı PYD'nin bir kolu gibi gösteriyor. Hatta Yüksekova haber bile böyle bir haber yapmış.
El Akrat' örgütünün isminden dolayı KÜRT örgütüymüş gibi yazanlar vardı. Bende bunun Kürt örgütü olmadığını ,kürtleri içinde barındıran ama diğer suriyede bulunan etnik ve mezhepsel muhalefetin ortak örgütlenme ibarınrdığını söylemiştim.Hatta benimle dalga geçenlerde oldu. Bunu neden ihtiiyaç durdum. sizin de demiş olduğunuz gibi ANF ve diyarbakır kaynaklı haberlerde Kürt hareketiymiş gibi yayınların olmasındandı.

Bu kadarcık bir ayrımı bile burada anlatmak zor oluyor. sanki Kürt hareketi değil demekle Kürt arkadaşlara hakert ediyormuşum ve hemen gart pozisyonu almaya neden oluyor. Olsa ne olur olmasa ne olur değil mesele ,mesele neyin ne olduğunu anlamamızıdr. Taşları yerine oturtmaktır.
turgut_fatsa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


“Hukuk, iktidarın fahişesidir”
Şu Anki Zaman: 21:05.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.1