Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SİYASET > Ölümsüzler

Ölümsüzler Önderlerimizin hayatları, anıları ve onlarla ilgili herşey


SOL RADYO
Sol Radyo
Get the Flash Player to see this player.


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Beritan Heval
Cevaplar
11
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
17051
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Bookmark and Share LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30 Eylül 2008, 00:45   #1
 
İŞÇİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 24 Kasım 2007
Üye No: 4142
Mesajlar: 669
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 İŞÇİ is on a distinguished road
Standart Beritan Heval


Adı, soyadı: Gülnaz Karataş
Kod adı: Berîtan
Doğum yeri ve tarihi: Bingöl 1971
Mücadeleye katılım tarihi: Mayıs 1991
Şehadet tarihi ve yeri: 25 Ekim 1992, Xakurk

Güney savaşında şehit düşen Gülnaz Karataş (Beritan) arkadaş, özgürleşme yönünde büyük bir çabaya sahipti. Arkadaşın bana gönderdiği bir raporu vardı. Daha şehit olduğunu duymamıştım ve hep aklımdaydı bu arkadaş. "Önderliğin çözümlemelerinden yararlanarak bir roman denemesi yapmak istiyorum" diyordu. Bizde hiç kimse şimdiye kadar böyle bir söz söylememişti. Oldukça ilgili bir arkadaştı. Bu arkadaşı bir görüp, tartışsaydım iyi olurdu diyordum, şehadet haberi geldi.

Çok kahraman bir kız! Roboski karakol eylemine takım komutanı düzeyinde katılmış, yaralanmış. Yaralı olduğu halde, Güney savaşı cephesinde en önde tavır almıştır. Orada da mermileri tükeninceye kadar mevzide kalmıştır. Daha sonra bu işbirlikçi, hain güçler etrafını sarmışlar ve "teslim ol, sana bir şey yapmayacağız" demişler. Fakat arkadaşın tavrı ise, "siz düşmanla işbirliği yaptınız, Güneyden Kuzeyin devrimine saldırıyorsunuz, hainsiniz, size teslim olmam" demek olmuştur. Parti Önderliği'ni de slogan düzeyinde haykırarak kendini uçuruma atıyor. Anlamlı ve çok cesur bir eylem!

Aslında teorik olarak güçlü; salt yurtseverlik veya direnişçilikten kaynaklanmayan, aynı zamanda çözümlemeleri de oldukça derinliğine anlamaya çalışan birisi, çünkü onu daha da boyutlandırmak istiyor. Bu şu anlama geliyor ki; iyi bir çözümleyici çıkabilirdi. Anlamakta kararlı olan ve bunun için her türlü kahramanca direnişçiliği sergileyecek tipler de çıkıyor, değer vermek gerekiyor. Anısına iyi karşılık vermek gerekecek. Öyle basite alınacak kişilikler, tavırlar değildir bunlar.
Arkadaşlar da "biz bağlıyız, adını tabura vereceğiz" diyorlar. Mesele adını tabura vermekle, nasıl direndiğini söylemekle halledilmiyor. Mesele, takip ettiği tutumu yaşatabilmektir. Zaten bu sonuçları da ortaya çıkaran tutumun kendisidir. Biz onu esas alıyoruz. Biraz da bizim gelişmesini istediğimiz arkadaşların bir örneği, bir modeli oluyor.

Halbuki gelişmekte kararlı olan bu arkadaşımız, aynı zamanda epey tersliklerle de karşılaşmış. Belki yanlışlıklar da yapmıştır, fakat gittikçe derinleşiyor ve neredeyse çok etkili bir sonuca da gidebiliyor. Demek istediğim; biz yolu açık tutarsak, yaman hatta kahraman tipler çıkabilir. Nitekim ben daha önce bu alanda "kızlar epey ağırlık teşkil ediyor, ne yapalım bunları?" dendiğinde, şunu söyledim; sizin ağırlık dediğiniz tam tersinedir. Aslında büyük bir fedai gücüdür. O arkadaşlann oralara gelmesi büyük bir kısmıyla yüksek bir kendini feda etme anlayışı yanında, bir cesareti de ifade eder. Siz bunu değerlendiremiyorsunuz. Çok köhnemiş feodallik, düzen yaklaşımlarıyla yaklaşıyorsunuz. Bu gerçekçi
bir yaklaşım degildir.

Nasıl ki Zilan Dersim'de, Sema Yüce zindanda bir sembolse, Beritan da orada büyük bir semboldür. Beritan orada ihanete geçit vermeyen, teslim olmayan ve sonuna kadar savaşımında ve özgür kadında büyük ısrar eden en değerli yoldaşlarımızdan biridir. O yoldaşımızın anıları çok canlıdır. Bilebildiğimiz kadanyla müthiş araştıran, her göreve koşan ve bunu da büyük bir coşkuyla yapan bir yoldaşımızdı. Anısının mutlaka canlı tutulması ve temsil edilmesi gerekiyor. Bu, Xakurke militanlığının boyun borcudur.

Beritan diye bir kız vardı. Kürt feodallerine teslim olmamak için kendini uçurumdan attı. Ben Kürt ağa şeyhlerine teslim olmam. Devletlerine de sığınmam. Bu ilkelerime aykırı. Tek başına burada yaşanm. Beritan çizgisini esas aldım. KDP ve YNK'ye savaş ilan etmiyorum ama üzerimize gelirlerse Beritan çizgisini esas alır, direniriz. Silahlarımız tükenirse kendimizi uçurumdan atanz. İşte Beritan çizgisi budur.

PJA konusunda şehit Beritan çizgisi benim için çok önemli. Beritan'ın anısı ve çizgisi diyorum. Şehit Beritan'ın yaşamını çizgileştirmeliyiz. Bana bir mektubu vardı, yanılmıyorsam tek mektubudur. Derin, entellektüel gücü olan bir arkadaştı. Teslim olmuyor. İlkel milliyetçilere teslim olmadı. Bu bir çizgi, kendini kayadan atıyor. Bu bir intihar değil bir özgürlük çizgisidir. Sosyal reform çizgisi falan değil, sosyal reformcular bunu anlamazlar. Bu kadının büyük onuru büyük direnişidir. Bu önemlidir. Ortadoğu'nun kördüğümünün çözülmesini kadın özgürlüğü sağlayacaktır. Benim beş bin yıllık bir formülüm vardı. Neolitikten günümüze tanrıça kültürünü güncelleştiriyoruz. Buna cinsiyet devrimi diyorum. Kadının büyük özgürlük hareketi yaşamsallaştırsınlar, kadınlar sağlam dursunlar, hiçbir endişeleri olmasın sonuna kadar kendilerine güvensinler. Ortadoğu'yu bu çözecek.

Kölelik dolu bir çağ bu. Biz çağı aşacağız. Biz yeni bir yaşam tarzı nasıl doğuracağız diyoruz. Beritan çizgisini boşuna söylemedim. Beritan direnişi bir tarzdır bizde. Arkadaş teslim olmadı kendini uçurumdan attı. 9 tane kız vardı, bir govend bağlayıp bombayla şehit oldular. Sırf ele geçmemek için bunlan yaptılar. Bunların hepsi bizim için kahramanlardır. Bizim çok soylu direnişçi kadınlarımız var. Kendini yakanLARIDA ayRIca anıyorum buradan.

alıntıdır.
İŞÇİ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03 Ekim 2008, 22:37   #2
 
xdrem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22 Temmuz 2007
Üye No: 545
Mesajlar: 4
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 xdrem is on a distinguished road
Standart

belkide bunu yazdığım için banlıyacaksınız beni ama elinde silah dağda ne işi var devrimin silahla değil kalemle olmasını istiyorum tabiki bi yerlerde silahta kullanmak zorunlu olacak ama masum askerleri öldürerek değil
xdrem isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03 Ekim 2008, 22:47   #3
 
TEKOJIN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SyS,SEO,Administrator
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 29 Ağustos 2007
Üye No: 2234
Mesajlar: 1.396
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2
2 Mesajına 7 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 100 TEKOJIN is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
xdrem Nickli Üyeden Alıntı
belkide bunu yazdığım için banlıyacaksınız beni ama elinde silah dağda ne işi var devrimin silahla değil kalemle olmasını istiyorum tabiki bi yerlerde silahta kullanmak zorunlu olacak ama masum askerleri öldürerek değil

Kansız devrim olmayacağını hepimiz biliyoruz.
Elbette isteriz hiçbir kanın dökülmemesini,kardeş kavganın olmamasını,tüm dünyada barış olmasını isteriz.
Ama bu koşullarda saydığımız şeylerin gerçekleşmesi imkansız.
Masum askerler dediğin kişiler yeterince masum değiller. Köy yakmalar, işkenceler, köylülere dışkı yedirtmeler, kafası gövdesinden kesilmiş gerillaların gövdesine basılarak fotoğraf çektirmek masum dediğin askerlerin işidir
__________________
Sosyalistforum ; “Komünizm Kültürü ve Devrimci Dayanışma Platformu”dur, herhangi bir örgüt ya da partiyle bağı yoktur. Eşitlik, özgürlük, ortaklık, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya ortak değerlerimiz,yurdumuz ise bütün cihandır. Bu yüzden şoven, ırkçı, milliyetçi, militarist, dogmatik, cinsiyetçi ifadelere forumumuzda yer yoktur. Burjuvazinin “kutsalları”, burada geçersizdir.

TEKOJIN

Konu TEKOJIN tarafından (03 Ekim 2008 Saat 22:51 ) değiştirilmiştir..
TEKOJIN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03 Ekim 2008, 22:57   #4
 
İŞÇİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 24 Kasım 2007
Üye No: 4142
Mesajlar: 669
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 İŞÇİ is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
xdrem Nickli Üyeden Alıntı
belkide bunu yazdığım için banlıyacaksınız beni ama elinde silah dağda ne işi var devrimin silahla değil kalemle olmasını istiyorum tabiki bi yerlerde silahta kullanmak zorunlu olacak ama masum askerleri öldürerek değil
kim isterki kardeş-kardeşe kuşun sıksın?
bizler'de diyoruzki bu kan bir an önce dursun ve silahların yerini çiçeklere bembeyaz Barış güvercinlerine bırakalım,ama katil devlet bunu ret ediyor!
Dağlarda tek bir gerilla kalmayıncaya dek savaşacağız, deyip asker ve gerillayı savaş alanında karşı-karşıya getirtmeye çalışıyorlar.kirli ve çirkin politikalarıyla.
bizler barış deriz,onlar red eder
bizler edi besé(yeter artık)pankartları açarız,onlar bizi joplar,ve terörist yandaşları damgasını yapıştırırlar bizlere.
yani anlayacağın kimse silahı istemiyor,kaşınan devletin önde gelen faşistleri oluyor.
bunları yaparak bu yoldan kendilerine rant kazanmaya çalışıyorlar,mikrofon başlarına gelerek halka sadece yalan dolan sözler söylerek onları kandırmaya çalışan bu ucubeler,barış'a ve kardeşliğ'e gölge düşürüyorlar.
bu arada askerde bu vatanın evladı gerillada bu vatanın evladıdır.
yani gerilla marslı değil haberin ola.

şuan senin karşındaki bir gerilladır
İŞÇİ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06 Ekim 2008, 15:37   #5
 
Viyan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
KûrdiKurmance
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2007
Üye No: 18
Bulunduğu yer: Amed
Mesajlar: 1.500
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 31
11 Mesajına 27 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 100 Viyan is an unknown quantity at this point
Standart

Alıntı:
xdrem Nickli Üyeden Alıntı
belkide bunu yazdığım için banlıyacaksınız beni ama elinde silah dağda ne işi var devrimin silahla değil kalemle olmasını istiyorum tabiki bi yerlerde silahta kullanmak zorunlu olacak ama masum askerleri öldürerek değil
Senin Burda Ne İşin Var Derim Ben.Avatarına koyduğun devrimcinin hayatını,mücadelesini bilmiyorsun ozaman.Kalemle devrim gelse 100 kere gelmişti.Devrimci mücadele ruhu sadece kalemlemi anlatılır.

Savaşın içindeyiz.Kalemden çıkan kelimeleri bile anlamayan kesim varken onlardan kalkıp silahlı mücadeleyi anlamasınıda beklemek manasız.Askerlerin öldürdüğü Gerillalar içinde birşey söylede.Ne yapmak istediğini anlıyalım..
Viyan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10 Ekim 2008, 15:03   #6
 
x_life - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 23 Temmuz 2007
Üye No: 599
Mesajlar: 24
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 x_life is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
xdrem Nickli Üyeden Alıntı
belkide bunu yazdığım için banlıyacaksınız beni ama elinde silah dağda ne işi var devrimin silahla değil kalemle olmasını istiyorum tabiki bi yerlerde silahta kullanmak zorunlu olacak ama masum askerleri öldürerek değil
Merhabalar ,

Yazdıklarından yola cıkarak mücadeleye yeni atılmak isteyen arkadaşlardansın ve çok doğaldır ki bazı şeyleri basit zannediyorsun ya da pembe görüyorsun ( şahsen ben küçükken öyle zannediyordum.) Arkadaşlarımın dedikleri gibi tabi ki kardeş kardeşe kurşun sıksın istemeyiz. Ama devrimin gerektirdikleri savaşın gerektirdikleri bu. Obkejtif bakan herkesin burjuva zaaflarından kısa bir süre de sıyrılacağını düşünüyorum.

Hoşça kal.
__________________
"BEN BİR DEVRİM HAMALIYIM YİNE İŞSEVER
GÜZEL UMUTLAR TAŞIRIM YİNE YURTSEVER"
Grup YORUM

x_life isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27 Ekim 2008, 04:08   #7
 
refleks - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15 Ekim 2008
Üye No: 13669
Mesajlar: 11
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 refleks is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
xdrem Nickli Üyeden Alıntı
belkide bunu yazdığım için banlıyacaksınız beni ama elinde silah dağda ne işi var devrimin silahla değil kalemle olmasını istiyorum tabiki bi yerlerde silahta kullanmak zorunlu olacak ama masum askerleri öldürerek değil
bu arkadaş böyle düşündüğü için kimi arkadaşlar ne işin var burada vs demiş. onun burada ne işi olduğunu sorarak hata yapmakta olan kişi belli ki siyasi faaliyet yürütmekten uzak bir arkadaş.

yukardaki iyimserlikle mesaj yazan arkadaşım. devlet ve devrimi oku... bir de mahir çayanın revizyonizmin keskin kokusu 1'i oku. ozaman biraz daha netleşeceksin. kalemin gücünün kitleye nasıl güç verdiğini göreceksin...
refleks isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29 Ekim 2008, 03:28   #8
 
Viyan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
KûrdiKurmance
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2007
Üye No: 18
Bulunduğu yer: Amed
Mesajlar: 1.500
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 31
11 Mesajına 27 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 100 Viyan is an unknown quantity at this point
Standart beritanın günlüğü Turuncu destan çiçeğim özgürlük (beritan günlük)

Tanık olun
Tanık olun bunlara!
Ey Ülkem tanık ol!
İhanet bulaşmış yanını temizliyor çocukların
Zulüm kalesinin üstüne yürüyorlar ömürleriyle..."

Binlerce yılın acılarıyla, umutlarıyla, sevinçleriyle, özlemleriyle yoğrulmuş topraklar yeni doğuşlara tanıklık ediyor... Tohumun toprağa ilk düşüşü ile yaşamın doğum sancılarını her yönüyle ama büyük bir umutla yaşayan bu topraklar, bağırlarına saplanan ihanetin bıçağını canlarıyla söküp atan evlatlarına tanık oldu, oluyor.Gerçek yalın ve keskindir. Gerçek karşısında çırılçıplak olmak, maskelerden arınmak, sadeliğin görkemiyle gerçekle buluşmak insana has bir olgudur.

Tarih gerçeğin arayışçılarıyla, onu yaratmanın sevdalısı olanlarla, insan olmaktan kopuşun en düşkün düzeylerinde dolaşanlara çok tanıklık etmiştir.Hele bu tanıklık Ortadoğu gibi yitirişleri en ağır bedellerle yaşayan bir coğrafyada olunca gerçeğin savaşçısı olmak da, gerçeğin karşısında düşkünce yaşamak isteyenler de en üst noktalarda örneklerini sergilerler insanlığa...

Zaman artık insanla buluşuyor Ortadoğu'da, Kürdistan'da... Efendilerin, tanrılarındı zaman. Kürdistan'dan başladı ilk adımlar. Zamanı insana geri vermenin yürüyüşü başladı. İlk insanın taşı eline ilk alışındaki, toprağı ve doğanın her canlanışını anlatılmaz bir güçle yaşadığı savaşıma bir kez daha tanıklık etti tarih. Nefes nefese yürütülen, santim santim yaratılan yaşamı, halklar zamanını gördü tarih. Gerçekleri yer altına itmek isteyenlerle yerüstünün savaşına tanıklık etti.

Bu öyle bir savaştı ki, hiçbir şeye benzemiyordu. Çünkü zulüm kalelerinin sahiplerinin "ben seni pis çamurdan yarattım" diyerek aşağıladığı insanın acısı hiçbir şeye benzemiyordu. "O halde" dedi insan "acımla benliğimi ezmek isteyenlere, kendi acımla kendimi yarattığımı göstermeliyim."

'Birazdan sessizlik yarılacak
Aydın bir geleceğin gürültüsü kopacak' *

"Beritan" adı, acının güce, yaşam kararlılığına büyük bir savaşla dönüştürüldüğü Kürdistan topraklarında bağımsızlığı ve özgürlüğü destansı bir direnişle yaratanları simgeler. "Beritan" adı, binlerce yıldır her şeyin aleyhine olduğu, "günahkar" kılınarak başı hep önde ve eğik tutulan kadının yaşam özleminin gerçekleşmesini temsil eder. Doğru yaşamanın, yaşamın karar, irade ve uygulama gücü olmanın bağımsız kişilikten geçtiğinin en somut kişilik örneği olan Beritan adı, bu toprakların binlerce yıldır tanıklık ettiği ihanete, köleliğe ve kadını yaşamın kaynağı olmaktan uzaklaştıran sisteme karşı "insan tavrının" da adı olmuştur.

Ekim 1992 tarihinde 40 güne yakın süren, Kürdistan Özgürlük Savaşçıları ile dünya gericiliği arasında yaşanan bağımsız çizgi ile sömürgeciliğe teslimiyetin çizgisi arasında yürütülen "Güney Savaşı" birçok çizginin de savaşımına tanıklık etti. Bu, büyük bir özgürlük ve insanlık hareketi olan PKK'ye akın halinde yönelen, binlerce yıldır umudunu, yaşam gücünü içinde saklı tutan ve bu gücüyle PKK'ye katılan binlerce kadının yaşama katılım kararlılığıyla, kadını ölüm sessizliği içerisinde tutan, ona "sen yaşamda bir sığıntısın" diyerek temelde insanın özgürlük umutlarına saldıran çizgi arasında bir savaşımdı. Bu, "kadın yaşamın yüküdür, bir şey yapamaz" diyen gerici çizgi ile "yaşamı savaşarak kazanacağım" diyen ve kadının özgürleşmesiyle bağımsız duruşun yaratılacağının temsilcisi olanlar arasında yaşanan bir savaştı. Özgürlük çizgisi ile teslimiyet çizgisinin savaşımıydı...

Beritan (Gülnaz Karataş) bu savaşımda en başta, komutan olarak yerini aldı. Onun komutanlığı, kadının yaşamın yaratıcısı olma kararlılığında, inancında gizlidir. Kürdistan Özgürlük Hareketi'ne katılımıyla, sözüyle, eylemiyle bunu kanıtlamıştır. Ekim '92'de tüm dünya gericilerinin, yine kadının gücüne, onun yaşam ve savaşım kararlılığına inanmayan yapıların karşısına büyük bir kişilik, ruh ve inanç örgütlülüğüyle çıkan Beritan yoldaşın duruşu, pratiği Kürt kadını açısından, özellikle örgütlülükle özgürlüğü yaratma yolunda ilerleyen Kürt kadını açısından bir dönüm noktası olmuştur. Kürt ilkel milliyetçi ve işbirlikçi güçlerin, egemenlikli sistemin temsilcileri olarak direniş ve özgürlük çizgimize açık saldırıları başlattıkları Ekim 1992 savaşımında şahadetiyla savaşın gidişatını değiştiren Beritan yoldaş Kürt kadınının özgürlük savaşımındaki örgütlülüğünün, askerileşmesinin, siyasileşmesinin de güç kaynağını ifade etmektedir.

Kadının özgürlük saflarına büyük bir yoğunlukla aktığı, yine Kuzey Kürdistan devrimi ile Güney Kürdistan devriminin buluştuğu bir aşamada egemenlikli sistemin teslimiyet, parçalama dayatmalarına karşı duruşta en tutarlı, en kararlı tavrı pratiğiyle gösteren Beritan yoldaş, Kadın Özgürlük Hareketi'nin de temel ilkelerinin pratikteki öncüsü olmuştur. Kadının, özgürlük, bağımsızlık karşısında tutarlılığı, inanç ve irade sahibi olması ile tüm dünya gericiliğine, erkek egemenlikli sistemin topyekün saldırılarına karşı geçit vermez bir güç olacağını kanıtlamıştır. O, kadının yeni yaşamın en sağlam yaratıcılarından biri olduğunu, bunun için bağımsız kişiliğin şart olduğunu, ancak bu kişiliğin doğru ve özgür kararlar vererek tarihi değiştirebileceğini göstermiştir. Kadın özgürlük tarihinin oluşturulduğu bir dönemde "Özgürlük örgütlülükten geçer" belirlemesinin bir komutanı olarak savaşta, yaşamda yerini alan Beritan yoldaşın, yaşama olan sevdası, sevdasını ülkesiyle, özgürlük savaşımıyla birleştirmesi; gericiliğe, teslimiyet çizgisinin kişiliklerine olan öfkesi, "teslim ol, sana bir şey yapmayacağız" diyen köleci sistemin temsilcilerine karşı sergilediği tutum Kadın Özgürlük Hareketi kadar Kürdistan özgürlük ve demokrasi mücadelesinin esas aldığı bir yaşam ilkesini ifade etmektedir.
Şehit düştüğü 25 Ekim sabahına şu sözlerle başlar: "Önderliğe layık oluncaya kadar savaşacağım, ihanetten hesap soracağız ve mevzilerimizi bırakmayacağız." Bu sözler Kadın Özgürlük Hareketi kadar özgürlük mücadelesi veren halklar açısından da takip edilecek bir çizginin ifadesi olmaktadır. Beritan çizgisi, bu tutumun devam ettirilmesiyle anlaşılabilecek bir güce sahiptir. Beritan çizgisi kadının ve halkların çizgisi olmaktadır.

Beritan'ın sesi, özgürlüğün ve bağımsızlığın sesi Geliyê Azadi'de hala yankılanmaktadır. O ses, büyük bir kadın ordusu oldu. O ses bugün Ortadoğu topraklarında doğan, bu topraklara ilk can veren kadının gücünü dünyaya taşıran kadın partisi oldu. O ses, teslimiyete karşı direnişin, kadının her zorluk karşısında özgürlükte ısrarının temsilcisi olarak yankılanmaktadır.

"Savaşan Özgürleşir, Özgürleşen Güzelleşir, Güzelleşen Sevilir" belirlemesinin takipçileri olan binlerce genç kız dağlarda Beritan adını haykırıyorlar. Dayatılan teslim ol çağrısına, kendini uçurumdan atarak cevap veren Beritan'ı kendi dilinden anlamak, Onun temsil ettiği yolda gerçeğin eylemcisi olmaktan geçmektedir.

Beritan adı şimdi binlerce genç kızın adı. Beritan'ın adı, savunduğu, düşmanında bile saygı yarattığı çizgiyle, eylemiyle yaşatılacak.

Analar kızlarıyla senin düştüğün toprağa yüz sürüyorlar. Sende derman, sende yaşam arıyorlar. Sen şimdi özgürlüğün, ihanete teslim olmamanın kaynağısın. Şimdi sana ulaşma zamanı... Şimdi seninle, yolunla buluşma zamanı... Şimdi seni anlama zamanı...

Bu topraklar sana, sevdana, direnişine, kadın güzelliğine tanıklık etti. Tarih, bu ülkenin ihanete bulaşan yanının seninle, senin ömrünle tertemiz kılındığına tanık... Sessizliğin yarıldığına, aydın bir geleceğin gürültüsünün senin uçurumlardan yankılanan özgürlük çığlığınla koptuğuna tanık...
Ey savaşan, savaştıkça özgürleşen, özgürleştikçe güzelleşen ve sevilen yiğit komutan. Bu tarih, bu topraklar seninle tanık oluyor özgürlüğe, iradenin ve inancın zaferine...
Viyan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29 Ekim 2008, 15:30   #9
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 08 Ağustos 2008
Üye No: 11362
Mesajlar: 822
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
1 Mesaja Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 0 suat is on a distinguished road
Standart

Beritan diye bir kız vardı. Kürt feodallerine teslim olmamak için kendini uçurumdan attı. Ben Kürt ağa şeyhlerine teslim olmam. Devletlerine de sığınmam. Bu ilkelerime aykırı. Tek başına burada yaşanm. Beritan çizgisini esas aldım. KDP ve YNK'ye savaş ilan etmiyorum ama üzerimize gelirlerse Beritan çizgisini esas alır, direniriz. Silahlarımız tükenirse kendimizi uçurumdan atanz. İşte Beritan çizgisi budur.

Bu sözlerin içindeki derin teorik anlamlara değinmek itiyorum.. Ben Kürt ağa şeyhlerine teslim olmam. Devletlerine de sığınmam. Bu ilkelerime aykırı. Tek başına burada yaşarım…. Oysa orada biçimlenen de bir kürt devleti tarihsel bir özlemin..somutlaşması değil mi..ukkth ilkesince de normal sayılmaz mı.. itiraz nereye.. işte bunu yanıtlamak gerekir.. sanırım sadece kürt feodal ağalarının varlığına bir itiraz yok.. bölgede var olan küresel konseptle ilişkilenme biçimine ilişkin bir itiraz olduğunu düşünüyorum.. parçalı Kürdistan gerçeği de göz önüne alındığında. Bir parçada başlayan bir gelişmeye bütüne ilişkin bir bakış söz konusu.. ayrıca kapitalizmin geldiği küresel aşamada, gerek ulusal sorun ve bağlantılı olarak da gerekse devletleşme sorununa yaşamın farklı bir bakışı dayattığı gerçeğine vurgudur diyorum..
Bu anlamda.. önderliğin bu noktadaki teorik açılımlarına yönelmek gerekir..

PJA konusunda şehit Beritan çizgisi benim için çok önemli. Beritan'ın anısı ve çizgisi diyorum. Şehit Beritan'ın yaşamını çizgileştirmeliyiz. Bana bir mektubu vardı, yanılmıyorsam tek mektubudur. Derin, entellektüel gücü olan bir arkadaştı. Teslim olmuyor. İlkel milliyetçilere teslim olmadı. Bu bir çizgi, kendini kayadan atıyor. Bu bir intihar değil bir özgürlük çizgisidir. Sosyal reform çizgisi falan değil, sosyal reformcular bunu anlamazlar. Bu kadının büyük onuru büyük direnişidir. Bu önemlidir. Ortadoğu'nun kördüğümünün çözülmesini kadın özgürlüğü sağlayacaktır. Benim beş bin yıllık bir formülüm vardı. Neolitikten günümüze tanrıça kültürünü güncelleştiriyoruz. Buna cinsiyet devrimi diyorum. Kadının büyük özgürlük hareketi yaşamsallaştırsınlar, kadınlar sağlam dursunlar, hiçbir endişeleri olmasın sonuna kadar kendilerine güvensinler. Ortadoğu'yu bu çözecek.
Bu anlamlı sözlerden sonra….
İşte.. iddianın derinliği de burada yatıyor…
Kölelik dolu bir çağ bu. Biz çağı aşacağız. Biz yeni bir yaşam tarzı nasıl doğuracağız diyoruz. Beritan çizgisini boşuna söylemedim. Beritan direnişi bir tarzdır bizde.
Ulusal devlet kurmak.. bölgede yeni bir İsrail-tc-suudi.. yaratacağız denmiyor... Kölelik dolu bir çağ bu. Biz çağı aşacağız. Biz yeni bir yaşam tarzı nasıl doğuracağız diyoruz.aşmaya bu kadar takanların anlamak istemediği şey de bu…. Küçük hedefler, iddialar, çözümlemeler ve önermeler değil.. Beritan direnişi bir tarzdır bizde.

Selamlar suat

Konu suat tarafından (29 Ekim 2008 Saat 15:33 ) değiştirilmiştir..
suat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02 Ocak 2009, 18:13   #10
 
mahsun egit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 01 Aralık 2008
Üye No: 15681
Mesajlar: 356
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
1 Mesaja Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 0 mahsun egit is on a distinguished road
Standart Cevap: Beritan Heval

heval beritanin yolu kürdistanda binlerce kadına işik oldu onun yolunda zilan viyanlar yetişti ve yetişecek
mahsun egit isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


“Hukuk, iktidarın fahişesidir”
Şu Anki Zaman: 11:04.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.1