Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SİYASET > Makaleler

Makaleler Makale bölümü

SGDF şehitleri - Ferdane KILIÇ SGDF şehitleri - Narthan KILIÇ SGDF şehitleri - Ece DİNÇ SGDF şehitleri - Cebrail GÜNEBAKAN SGDF şehitleri - H. Ezgi SADET SGDF şehitleri - Büşra METE SGDF şehitleri - A. Ezgi SALICI SGDF şehitleri - Cemil YILDIZ SGDF şehitleri - E. Deniz EROL SGDF şehitleri - Alican VURAL SGDF şehitleri - Uğur ÖZKAN SGDF şehitleri - Mücahit EROL SGDF şehitleri - Çağdaş AYDIN SGDF şehitleri - Koray ÇAPOĞLU SGDF şehitleri - Kasım DEPREM SGDF şehitleri - Yunus Emre ŞEN SGDF şehitleri - Okan PİRİNÇ SGDF şehitleri - Alper SAPAN SGDF şehitleri - Medali BARUTÇU SGDF şehitleri - Murat YURTGÜL SGDF şehitleri - Süleyman AKSU SGDF şehitleri - Nazegül BOYRAZ SGDF şehitleri - Nuran KOÇAN SGDF şehitleri - Duygu TUNA SGDF şehitleri - Emrullah AKHAMUR SGDF şehitleri - Polen ÜNLÜ SGDF şehitleri - Serhat DEVRİM SGDF şehitleri - Nazlı AKYÜREK SGDF şehitleri - İsmet ŞEKER Devrimci şehit Günay ÖZARSLAN

Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
kamoyuna - M. Can Yüce
Cevaplar
2
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
2054
Önceki Konu
önceki Konu
Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni
  • 1 gönderen riya_sosyalîzmê

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12-03-2009, 22:59   #1
 
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: May 2008
Üye No: 8674
Mesajlar: 161
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart kamoyuna - M. Can Yüce

Bu, aynı zamanda, halkımızın ve insanlığın vicdanına bir suç duyurusudur! PKK / KCK yöneticileri, benim de içinde bulunduğum sorgulayan, düşünen, düşündüklerini açıkça dile getiren, eleştiren; bugüne ve geleceğe dair düşüncelerini ortaya koyan aydınları, devrimci, demokrat, yurtsever ve sosyalistleri, en genel olarak Öcalan iktidar sitemine karşı duran kişileri hedef tahtasına koymuş, infaz kararlarını almış ve infaz timlerini harekete geçirmiş bulunuyorlar...
Demokrasi, barış, özgürlük, eşitlik ve adalet kavramlarını dillerinden düşürmeyen Öcalan ve onun despotik iktidar sisteminin yönetenleri, uygulayıcıları tek "suçu" düşünmek, sormak, eleştirmek ve düşüncelerini sınırlı olanaklarla ifade etmek olan aydınları, devrimci, demokrat, yurtsever ve sosyalistleri, önce kamuoyu nezdinde mahkûm etmekte, kartalmakta ve ardından aldıkları infaz fermanlarıyla "özel kuvvet" elemanlarını oraya buraya salmış bulunuyorlar.
Bu konudaki ilk haber Kurdistan Aktuel sitesinde yayınlandı. Ardında Mustafa Karasu, Özgür Politika gazetesinde yazdığı bir yazıda bu haberi doğrular nitelikte değerlendirmelerde ve suçlamalarda bulunuyor; farklı sesleri, kendilerini eleştiren ve kendilerine politik tavır alan kişilerden bazılarını ad vererek tehdit ediyordu. İsmail Beşikçi'yi ise sözüm ona tehdit etmediklerini ekliyordu.
Sonra, Duran Kalkan'ın uzun röportajı Fırat Haber Ajansı'nda yayınlandı. Bu röportajda Duran Kalkan kendilerini eleştiren ve kendilerine tavır alan aydın ve politikacıları Ergenekon ile ilişkilendiriyor, AKP tarafından harekete geçirildiklerini iddia ediyordu. Bu ipe sapa gelmez suçlamalarını ileri sürerken herhangi bir kanıt sunma gereğini duymuyordu...
Mantık şuydu ve bu, aslında Öcalan iktidar sisteminin temel mekanizmalarından biridir: Güç bizde, Öcalan'ın dışında başka birinin farklı bir ses söylemesi, hele hele tavır alması hainlikle özdeştir; bundan dolayı tez elden susturula... İşlenen sayısız cinayetin ve tasfiye pratiğinin altındaki mantık budur!
Kemal Pir, 12 Eylül karanlığında "Faşizm, ses ve ışıktan korkar, o nedenle sesiniz çıktığı kadar bağırın" derdi...
Gerçekten de tek kişiye dayalı despotik Öcalan iktidar sisteminde kendisinden başka sese ve ışığa yaşam hakkı yoktur. İşin kötü yanı, bu bastırma mekanizmasının süreç içinde geniş yığınların bilinç ve bilinçaltlarına yedirilmiş olmasıdır.
Devlete dayalı despotik veya faşist iktidarlar, yargısız, kuralsız ve ölçüsüz infaz ve susturma yöntemlerinin yanı sıra bunun dışındaki uygulamalarını belli bir yasal çerçeveye uydurmaya çalışırlar. 12 Eylül faşizmi bizim idam kararlarımızı verirken (bizim için meşruiyeti olmayan, bunu savunmalarımızda da açıkça ifade ettik) yasalarına uydurmaya çalışmışlardır. Ancak kendisi için adalet dileyen, af dileyen, bunu sağlamaları durumunda bu düzenin parçası olacaklarını ifade eden PKK / KCK yöneticileri, kendi karanlık yüzlerine ve politikalarına ışık tutan, bunu yüksek sesle ifade eden biz devrimci, sosyalist ve aydınlar hakkında susturma ve infaz kararları almakta ve bunu yaparken pervasızlık ve ölçüsüzlükte sınır tanımamaktadırlar...
Bu pervasız ölçüsüzlüğünün nedeni nedir? Halkın bastırılmış itiraz duyguları, egemen kılınan biat duyguları mı? Yıllardır her türlü farklı ve muhalif sesi kanlı bastırma tarihinin her kesimde yarattığı, ruhunun derinliklerinde geliştirdiği korku mu? Yurtseverlikle despotik iktidar sistemini ayırt edemeyen iyi niyetli çoğunluğun kayıtsızlığı mı?
Aslında tek bir soru bile Öcalan iktidar sisteminin sözcülerinin "Yavuz hırsız" kimliklerini açığa çıkarmaya yeterlidir. Halkımızın bütün birikimlerini İmralı'da altın tepside TC'ye sunan kim? Bir davanız var mı? Neyin mücadelesini veriyorsunuz? Kürdistan'a dair tek bir talebiniz var mı? Peki, ya suçladığınız kişiler, neyi savunuyor? Onları neden hiçbir kanıt göstermeden ve gösterme gereğini duymadan suçluyorsunuz? Bu nasıl bir demokrasi, özgürlük ve adalet anlayışıdır? Bu yaptığınızın Kontrgerillanın karanlık ve kirli uygulamalarından ne farkı var?
Sözün kısası şu: Karanlıkların yüzüne ışık tutmaya, yaşamımızı ortaya koyduğumuz değerler ve idealler uğruna sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz!
Hemen vurgulamalıyım ki, hakkımızda infaz kararlarını alanları biliyoruz. Bunun sözcülüğünü yapan Duran Kalkan, Mustafa Karasu, Murat Karayılan ve diğer KCK yöneticileri ilk planda öne çıkan sorumlulardır. Kuşkusuz devletin eliyle "muhaliflere" karşı politik ve kişilik linç kampanyası açan A. Öcalan anılan infaz kararının birinci dereceden sorumlusudur. Unutmayın, bize karşı geliştireceğiniz her girişim ve hareketin sorumluluğu bu paragrafta adı geçen kişi ve organlar olacaktır. Çok açık ki açık suç işliyorlar ve halkın ve insanlığın vicdanında mahkûm olacaklarından kuşku duymuyorum.
Sesinizi sesimize, ışığınızı ışığımıza katın, her türlü karanlık ve kirli ilişki ve işler aydınlansın, tepkisiz çoğunluğun henüz nasır tutmamış vicdanları harekete geçebilsin!
28 Şubat 2009
M. Can YÜCE
incekenan bunu beğendi.
riya_sosyalîzmê isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13-03-2009, 09:04   #2
 
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: May 2008
Üye No: 8674
Mesajlar: 161
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart Cevap: kamoyuna - M. Can Yüce

Alıntı:
Amed_Dersim Nickli Üyeden Alıntı
Bu yazılanlara cevap dahi vermeyeceğim çünkü hainlere cevap verilmez,hainlere 'başka' bişey yapılır.'Başka' bişeyi de parti yeterince yapıyor.!Anlaşılmışımdır umarım.

Biji Serok APO.!

Biji Kurda Azad.!

yazida yaziyor zaten:

Güç bizde, Öcalan'ın dışında başka birinin farklı bir ses söylemesi, hele hele tavır alması hainlikle özdeştir; bundan dolayı tez elden susturula...
riya_sosyalîzmê isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-04-2013, 01:09   #3
 
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: May 2009
Üye No: 21398
Mesajlar: 1
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart karanlık süreç

Karşı fikirler hainlikle suçlanıyorsa. Karanlığa karşı yanan meşaleyi söndürenlerdir.Apo yu sevebilirsiniz.Ama lütfen hain aramayın.Yaşasın Kürt Halkının Mücadelesi.
incekenan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

“Hukuk, iktidarın fahişesidir”
Saat...


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2015, Jelsoft Enterprises Ltd.