Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SİYASET > Güncel Haberler

Güncel Haberler Güncel haberlerin yer aldığı bölümümüz


SOL RADYO
Sol Radyo
Get the Flash Player to see this player.

BS Militanlarına Karşı Kürt Savaşçıları Ön Saflarda Yazımızı Okumak İçin Tıklayın

Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
İşçi gözüyle CarrefourSA
Cevaplar
2
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
539
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Bookmark and Share LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03 Ekim 2007, 22:10   #1
 
devrimci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 19 Temmuz 2007
Üye No: 303
Mesajlar: 878
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 devrimci is on a distinguished road
Standart İşçi gözüyle CarrefourSA

Bir CarreforuSA işçisinin kaleme aldığı mektup bu firmadaki çalışma koşullarına ilişkin “görülmeyen” kimi gerçekleri gün ışığına çıkarttı. İşçi, okuyuculara, “Siz gelir sepetlerinizi doldururken, bizi pek fark etmezsiniz, ama zor şartlarda çalışırız. Yediğimiz yemek, yemek değil, yemdir. Size rica ederiz bazen, ‘Havalandırmanın çalışmasını isteyebilir misiniz’ diye. Hem sizden, hem şeften, hem patrondan azar işitiriz. Baktığımız reyonda günde 180 milyarlık alışveriş yapılır, ama biz asgari ücrete talim ederiz…” diye seslenirken, Carrefour’da yükselmenin sırrının altındaki ezmekten geçtiğini ifade etti. Hakaret, küfür, fiziksel şiddet… Güler Sabancı’nın, dünyanın en güçlü 65’inci kadını seçilmesinin hemen ertesinde RED dergisin eylül sayısında yayımlanan mektup, büyük alışveriş merkezlerindeki çalışma koşullarına ilişkin okuyuculara bir fikir verdi. İşçi, “sepeti dolduruyorsunuz ya…” başlığıyla yayımlanan yazısında, yaklaşık 1,5 yıldır CarrefourSA’da çalıştığını belirterek, “Kurumsallaşmanın bizim değil, onların lehine olduğunu anladım. Burada inanılmaz disiplinli bir sistem var ve işçi bu sistemin en önemsiz parçası. Raflardaki ürünler bizden daha değerli. Yapılan en ufak yanlışlıklarda dahi yaptırımla karşılaşıyoruz” diye yazdı. Kendilerinden bir makine gibi çalışmalarının beklendiğini kaydeden işçi, yoğunluğun fazla olduğu saatlerde küfürle, hatta fiziksel şiddetle dahi karşılaştıklarına dikkat çekiyor. Her türlü olumsuzluğu sineye çekip çalışmak zorunda kalıyorlar. İnsanlar ise müşteri olmalarından kaynaklanan bir “hak”la işçilere saldırabiliyorlar. Şefler kanunsuzluğa itiyor, güvenlikler işçilerin açığını kolluyor Klimalar yaz aylarındaki sıcak havaya karşın müşteri yoğunluğuna göre açılıyor. İşçilerin klimaların açılması için müşterilerden görevlileri uyarmaları yönünde rica ettikleri de oluyor. Yasal olmamasına ve bir kaza durumda tazminatsız işten çıkarma nedeni olmasına karşın, işçiler şeften azar işitmemek için kimi zaman ürünleri raflara tırmanarak indirmek zorunda kalıyor. Bu arada firmanın güvenliği ise işçilerin kurallara uyup uymadıklarını kontrol ediyor. İşçinin anlatımıyla, “Bir taraftan şefler kanunsuzluğa iterken, güvenlikler de işçilerin açığını kolluyor.” Taşeron taşeronluğunu yapıyor Tahmin edileceği gibi temizlik, güvenlik, yemekhane işleri taşeron şirketlere devredilmiş durumda. Böylelikle Carrefour firma kendi personelini giderek azaltıp, daha çok firmanın gönderdiği elemanları çalışma yoluna gidiyor. Bu işçilerin ise çalışma koşulları çoğu zaman sigortasız ve sendikasız olmaları nedeniyle daha da kötü. Bu işçiler Carrefour personelinin verdiği her emre uymak zorundalar. Yemekler önemli bir sorun İşçinin yemeklerle ilgili deneyimleri de Sabancı’nın 65’inci konumunu açıklar nitelikte: “Yemekler önemli bir sorun. Mağaza müdürümüzün haftada bir görüntü olsun diye yediği yemekleri biz her gün yemek zorunda kalıyoruz. Carrefour’un ‘Kaynağından kalite’ sloganı, bizim yemekhaneye pek uğramıyor. Yemekler bazen o kadar kötü oluyor ki, para verip dışarıda yemek zorunda kalıyor.” Altta kalanın canı çıksın düzeni Firmadaki hiyerarşi ise altta kalanın canı çıksın düzenini anımsatıyor: “Carrefour’da yükselmenin sırrı altındakini ezmekten geçiyor. Kademeli olarak ekip, reyon ve sektör şefleri var. Herkes sırasıyla birbirini eziyor ve en çok ezilenler en alttakiler oluyor. Şefler üstünün gözüne girebilmek için işçilere olağanüstü baskı uyguluyor. Temizlik yapmak gibi işçilerin görevi olmayan işler de onlara yaptırılıyor” Yaklaşık 10 yıldır sürdürülen sendikalaşma çabası, ancak 2007’nin başında sendikanın yetki almasıyla sonuçlanabilmiş. Önceden işçiler sendikalaşma hakkında konuşamazken, şu an bu aşılmış durumda. Çalışanların çoğu sendikalı. Sendika çalışanlar arasındaki, “Harran”, firma ise “C4” olarak anılıyor. Kullanılmış ürünler satılıyor! Mektupta firmaya ilişkin ilginç ama önemli bir ayrıntıya daha yer veriliyor: “Carrefour’un uluslararası bir marka olması müşterilere inanılmaz bir güven veriyor. Ancak durum sanıldığı gibi değil. İade güvencesiyle kalitesine bakılmadan alınan ürünler tekrardan silinip paketlenip müşteriye iade ediliyor! Kullanılmış epilasyon aletleri, çalışmayan onlarca dvd bunlardan sadece bazıları. Kuru gıda reyonunda çalışan arkadaşımın ısrarlarına rağmen böceklenmiş pirinç müşterilere bir güzel satıldı. Carrefour’un genel mantığı aslında bu yönde çalışıyor. Düzgün görünüyorsa sat!” sendika.org alıntısıdır
devrimci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04 Ekim 2007, 20:42   #2
 
devrim_ateşi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 14 Ağustos 2007
Üye No: 1574
Mesajlar: 41
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 devrim_ateşi is on a distinguished road
Standart

bu yazı red dergisindede yer almıştı
devrim_ateşi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05 Ekim 2007, 10:14   #3
 
owert - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 20 Temmuz 2007
Üye No: 423
Mesajlar: 362
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 owert is on a distinguished road
Standart

Özellikle topluma hizmet eden yerlere girdiğimde burada mutlaka rezaletler zinciri vardır diye düşünürüm.Lokantalar,hastaneler.bankalar,fırınlar, şeker imalethaneleri, ticari kazanç amaçlı yerler vs. Bu bende tik oldu diyebilirim.

Ben bunu ileri zekamdan ötürü bildiğimle övünmek istemiyorum ama her kesin bunu bildiğinden de eminim,yani herkes ileri zekalı.Ancak çaresizlikten kabuleniyor durumdalar.Eminimki bu mektubu okuyanlar "biliyordum işte ile ah zavalılar" gibi tepki verecektir.

Halbu ki gerçek.KAR amaçlı tüm işletmeler kusura bakmayın ama adamı kıtır kıtır keserler.Buna argo dilde 'keseleme ' diyorlar.Onların dilinde ise "Hizmet efendim Hizmet"Hani sanaicilerimizin ülkelerine yaptıkları gibi!? Vatanseverlik hizmeti. Büyük vatansevirlik diye ideolojik saldırılarla bize yuturdukları Hizmet ve vatanseverlik.Yesinler sizin vatan ve hizmet sevginiz. ..........

Sevgilerimle
owert isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


“Hukuk, iktidarın fahişesidir”
Şu Anki Zaman: 18:38.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.1