Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SİYASET > GLADIO - Kontgerilla

GLADIO - Kontgerilla Gladio ve kontrgerillanın dünyadaki ve ülkemizdeki tüm katliamları


SOL RADYO
Sol Radyo
Get the Flash Player to see this player.

BS Militanlarına Karşı Kürt Savaşçıları Ön Saflarda Yazımızı Okumak İçin Tıklayın

Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Fethullah Gülen CIA Ortaklığı
Cevaplar
11
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
3032
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Bookmark and Share LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06 Temmuz 2008, 14:28   #1
 
komünar_işci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22 Mart 2008
Üye No: 6574
Mesajlar: 366
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 komünar_işci is on a distinguished road
Standart Fethullah Gülen CIA Ortaklığı

Fethullah Gülen CIA Ortaklığı
Fethullah Gülen yıllardır Amerika'da yaşıyor. Fakat, Amerika'da kalmaya devam edebilmesi için, "Yeşil Kart" alabilmesi gerekti.

Gülen, Yeşil Kart alabilmek için açtığı davayı kaybetti. Çünkü, Gülen'de Yeşil Kart verilen kişilerde aranan,"olağanüstü yetenekte olması... ulusal ve uluslararası toplumda mesleğinde en üst düzeyde bulunması" gibi nitelikler bulunmuyormuş!

Gülen'in asıl mesleği, Amerikan ajanlığı, din tüccarlığıdır. Bu açıdan Gülen, mesleğinin en üst düzeylerinden birisidir. Fakat, mahkemeye bu mesleğini söylemek yerine, kendini "eğitimci" diye pazarlamaya kalkışmış. Bu iddiasını kanıtlamak için sunduğu belgeler ise geçersiz sayılmış.

Demek ki; Fethullah, "yeşil dolar"ları bastırıp, dünyanın dört bir yanında okul kurarak elde ettiğini sandığı eğitimci pozisyonunu(!) mahkemeye kabul ettirememiş.

Gülen'in en yakın dostlarının kimler olduğunu bir kez daha gösteren gelişme de bunun üzerine yaşanıyor. Gülen, belgelerle kabul ettiremediği "liyakatını(!)", dostlarından topladığı referans mektupları ile kanıtlamaya çalışıyor.


CIA Gülen'e Kefil

Gülen için referans mektubu verenlerden bir kaçının kimlikleri şöyle;

* George Fidas; CIA'dan Analiz ve Prodüksüyon Direktörü olarak emekli oldu. CIA'nın Balkan politikaları uzmanı ve halen Washington Universitesi Uluslarası İlişkiler Bölümü'nde ders veriyor.

Mahkemeye sunulan destek mektuplarında ilk sırada yer alıyor.

* Graham Fuller: Eski CIA ajanı ve yine eski "National Intelligence Council" (Ulusal İstihbarat Konseyi) Başkan Yardımcısı. "RAND Corporation"da danışmanlık hizmeti veriyor.

* Morton Abramowitz; ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi.

Listede bunlar dışında da, Gülen'e kefil olan pek çok Amerika'lı isim var.

CIA ajanları ile Fethullah'ın bu "güven" ilişkisinin, elbette geçerli nedenleri vardır. Bunun en bilinen nedeni, Gülen'in Amerikan islamcılığının savunucusu ve yayıcısı olmasıdır.

Ki, 2003 yılında ülkemize gelen, Graham Fuller Fethullah Gülen'i de şu sözlerle savunuyordu; "Fethullah Gülen'in radikal İslamcı olduğunu düşünmek bana zor geliyor. Kesinlikle değil, bu yöndeki görüşlere katılmıyorum" dedi. Elbette Fuller haklıydı, Gülen'in islamcılığını tarif edecek kelime, "Radikal İslamcılık" değil, ancak "Amerikan İslamcılığı" kelimesi olabilirdi. Gülen islamcılığı, Amerika için çok gerekli ve yararlı bir islamcılıktı. O süreçte Türkiye'de aranır durumda olan Gülen'in Amerika tarafından iade edilmemesinin nedeni de buydu.


Müslümanları Amerikan Emperyalizmine Peşkeş Çeken Gülen

2003 rakamlarına göre, Gülen'in denetiminde dünyanın dört bir yanındaki dershane ve okul sayısı 570'dir. Bu okulların ne işe yaradığına ilişkin fikir verebilecek örneklerden biri Rusya Federasyonu'nda yaşananlar olmuştu.

Kuşkusuz ki, Gülen'e CIA'cıların kefil olmasının nedenleri var. Bunun başında Gülen'in dünyanın çeşitli bölgelerinde kurduğu okullar ve dershanelerde Amerikan politikalarının yayılmasına hizmet etmesi, Amerikan çıkarları için çalışıyor olması geliyor.

Rusya Federasyonu, 2001'den sonra, Gülen'e ait 16 okulu kapattı, 2003'te Gülen okullarında çalışan 10 öğretmeni sınır dışı etti, 2006'da sınır dışı edilen öğretmen sayısı 50'ye yakındı. Rus gizli servisi, bu okullarda Rusya Federasyonu'nun ulusal güvenliğine aykırı eğitim ve öğretim yapıldığını söylüyor, bu okullarda çalışan öğretmenlerin, ABD ve İngiltere adına ajanlık yaptığı, Türki cumhuriyetlerde darbe girişimlerine karıştığının saptandığı açıklanıyordu. Gülen'in Rusya temsilcisinin Rusya'ya girişi yasaklanıyordu.

Yine, Gülen'in Özbekistan'daki okulları da, Devlet Başkanı İslam Kerimov'a yönelik suikasta adı karışanlardan bazılarının Gülen cemaatine mensup olduğu gerekçesiyle 1999-2000 yıllarında kapatılmıştı.

Gülen'in ayrıca Azerbaycan, Nahçıvan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Tacikistan'ın yanında Afrika'da okullar açtığı biliniyor. Amerikan çıkarlarının olduğu özellikle Müslüman halkların olduğu ülkelere, Amerikancı Gülen de okulları aracılığıyla giriyor.

"Yeşil Kuşak" sürecinden itibaren Amerika'ya hizmet eden islamcılık, hizmetlerine devam ediyor.

Bu özellikleri nedeniyle Amerikancı 12 Eylül cuntası tarafından önleri açıldı, geliştirildiler. Bu özellikleri nedeniyledir ki, sözde Fethullah Gülen aranır durumda iken, polis başta olmak üzere, düzenin içindeki kurumlaşmalarına ses çıkarılmamıştır.

Gülen, okullarıyla, medyasıyla, elindeki olanakların tümüyle Amerika'nın hizmetindedir. Kendisini Müslüman diye tanımlayanların, Ortadoğu'yu kan gölüne çeviren Amerika'nın karşısında olması gerekir; fakat Gülen değil karşısında olmak, okullarıyla, elindeki basın yayın araçlarıyla Amerikan politikalarını halklara empoze etmeye çalışan bir politika izlemiştir.

Amerika'yla aynı ağızla, Müslüman halkların işgale karşı direnişleri "terör" diye tanımlandı, Amerika'ya karşı olan her şey "terör"dü. Halklara direnişlerden uzak durmaları telkin ediliyordu.

Gülen'in Müslümanlığının çerçevesi de bu temel noktada çizilmektedir. Gerçekte, müslümanlıkla, dinle imanla ilgisi yoktur. İslamın tüm değerlerini satabilir. Nitekim yaptığı da budur.

Amerikancı islamcılar için her şey satılıktır. En iyi pazarladıkları ve kullanabilecekleri malzeme din olduğu için dini satıyorlar. Halkın inançlarının onların gözünde bir değeri yoktur, rahatlıkla Amerika'nın hizmetine sunmaları da bunu göstermektedir.

Sadece din de değil, örneğin bir bakarsınız, islamcılıkla ilgisi olmayan futbol kulüplerine el atarlar. Futbol kulüplerinin hepsi mafya yuvasıdır, onların islamcılığı bu mafya yuvalarına el atıp rantından yararlanmaya, futbolu kitleleri uyutma ve iktidarları için kullanmaya engel olmaz.

Dinse din, futbolsa futbol, mafyaysa mafya, hepsini kullanabilirler. Dini ticaret malı gibi gören bu kafa yapılarının, Müslümanların "büyük şeytan" dedikleri Amerikan emperyalizmi ile aynı cephede yer almaları da bu nedenle şaşırtıcı olmuyor.


Fethullah'tan Genelkurmay'a... Dini Kullanmayan Mı Var?

Bugün dini en etkili şekilde kullanan islamcılar karşısında, laiklik savunucusu kesilen Genelkurmay'ın da dini kullanmakta islamcı kesimden özde farkı yoktur.

Ülkemizde islamcılığın ve özellikle de din tüccarlarının bu kadar güçlenmelerinde 12 Eylül Cuntacılarının destekleri belirleyicidir.

Devrimciler, halkta bağımsızlık, demokrasi, sosyalizm, hak ve özgürlükler, adalet, anti-emperyalist, anti-oligarşik, anti-faşist bilinci geliştirirken, cuntacılar bunun karşısında halkı dini geliştirerek denetim altında tutma politikası uyguladılar.

Bunun için tarikatları desteklediler, yaygınlaştırdılar. Gülen hareketi de, bugün AKP'yi oluşturan islamcılık da bu koşullarda hızla gelişti, örgütlendi ve bugün Genelkurmay'a karşı iktidar çatışması yürütecek duruma geldi.

Bugün için Genelkurmay'ın laiklik söylemine sarılmasının da inandırıcılığı yoktur. Laikliği tutunacak nokta olarak görmektediler, fakat aynı zamanda halkın mücadelesi karşısında bugün de dini kullanmakta ve "Dinin lüzumlu bir müessese" olduğu düşüncesinden hareketle, halka karşı savaştırdıkları askerleri dini söylemlerle motive etmektedirler.

Din, Müslümanları aşağılayan, Amerikan halkını Müslümanlara karşı düşmanlaştırmak için, islama hakaret eden Amerika yönetiminin de ilgi alanı dışında değil. Onlar da, islamı kendilerinin kullanabileceği şekilde biçimlendirmenin ve kullanmanın politikasını yapıyor ve AKP gibi, Fethullah gibi işbirlikçileri aracılığıyla uyguluyorlar.

Kısacası din, halkları denetim altına almaya çalışan, sömürü ve zulmü perdelemek isteyen, halkı gerçek sorunlarından uzaklaştırmaya çalışan tüm egemenlerin kullandığı, kullanmaya çalıştığı bir malzemedir.


Hizmet Karşılıksız Değil

Gülenler'in, AKP'lilerin Amerika için çalışırken yürüttükleri ilişki tek yanlı bir ilişki değildir. Bu ilişki içinde kendi çıkarları da vardır.

Bu ilişki içinde, emperyalizmin de desteğini alarak, gerek ülke içinde, gerekse değişik ülkelerde ekonomik, siyasi, örgütsel güç kazanmaktadırlar.

Örneğin, Gülen'in denetimindeki mal varlığı listesi şöyle;

Türkiye'de; 88 vakıf, 20 dernek, 128 özel okul, 218 şirket, 129 dershane ve yaklaşık 500 öğrenci yurdu, 1 ingilizce olmak üzere 17 yayın organı, TV istasyonu, ulusal düzeyde 2 radyo istasyonu, finans kurumu ve 1 sigorta şirketi.

Yurtdışında; 6 üniversite, 236 lise, 2 ilkokul, 8 yabancı dil ve bilgisayar merkezi, 6 üniversite hazırlık kursu ve 21 öğrenci yurdu.

2003 yılına ait olan bu listenin bugün için çok daha fazla büyüdüğünü tahmin etmek zor değildir.

Gülen'in Yeşil Kart başvurusuna ilişkin Amerikan Savcılığı'nın hazırladığı dosyada da, Gülen cemaatinin 25 milyar dolarlık maddi gücü olduğu belirtiliyor.

Yine Amerikan Savcılığı, Gülen'in finans kaynaklarına ilişkin de değerlendirme yapıyor. Dosyada deniyor ki; "Gülen hareketinin, yürüttüğü projelerin finansmanında kullanılan paraların büyüklüğü nedeniyle Suudi Arabistan, İran ve Türk hükümetleriyle gizli anlaşma içinde olduğu iddiaları dile getirilmektedir. CIA'in de bu projelere finansal ortaklık ettiği şüpheleri bulunmaktadır" .

Gülen'in bu güce ulaşmasında işbirlikçiliğinin rolü, görmek isteyenler için gizli saklı değil. Türkiye'de bizzat cuntanın ve sonrasında ki iktidarların bilgileri ve onayları dahilinde, Amerika ve Suudi Arabistan tarafından finanse edilen bankalar, holdingler, yatılı okullar, kolejler, dershaneler kuruldu. Fethullah Gülen de, o günlerde büyütülmeye başlandı. Bu ilişki içinde, bir yandan sermaye büyütülürken, diğer yandan kapitalist sistemle bütünleşildi.


http://www.yuruyus.com/www/turkish/
komünar_işci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06 Temmuz 2008, 20:33   #2
 
adıdenizolmalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 04 Temmuz 2008
Üye No: 10199
Mesajlar: 5
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 adıdenizolmalı is on a distinguished road
Standart

bu adam kadar iğrenç biri var mı ya..!? kısa zamanda güçlenmesi zaten amerika desteğiyle oldu şimdide şüphe etmelerine gerek yok zaten işin içinde hep vardı cıa yada diğerleri.okulları dergahları...vs bunlarda cabası.! resmen beyinlerini yıkadılar onca çocuğun.
adıdenizolmalı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07 Temmuz 2008, 21:42   #3
 
devrim yolunda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2008
Üye No: 7781
Mesajlar: 1.612
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
1 Mesaja Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 0 devrim yolunda is on a distinguished road
Standart

Kesinlikle savaşın en tehlikelisi:Eğitim.Kaybedilmesi durumunda mühim sonuçlar doğrucak uzun bir zaman dilimini etkileyebilecek bir savaş bu.Bu yüzden fetullah g. ABD adına çok büyük bir rol oynuyor.
devrim yolunda isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20 Temmuz 2008, 15:09   #4
 
sedefff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 18 Temmuz 2008
Üye No: 10693
Mesajlar: 1
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 sedefff is on a distinguished road
Standart

dını ınanaclar ınsanları en zayıfnoktalarıdır ve bunu amerıkan ısbırlıkcılerı kullanıyorlar.ınsanların beyınlerını en zayıf noktalarından yakalayıp yıkıyolar.en kotusude buna karsı hıcbır tepkı gosterılmemesı...
sedefff isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15 Haziran 2011, 12:11   #5
 
vurgun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vurgun
Okuyucu
Kullanıcı Profili
Üye No:
Mesajlar: n/a
Teşekkür Grafikleri
Standart Gülen okullarında CIA ajanları mı çalışıyor?

Eski MİT’çi Osman Nuri Gündeş, Gülen cemaatinin Orta Asya’daki okullarında CIA ajanlarının “öğretmenmiş gibi” çalıştıklarını iddia etmişti. Bu iddiaya yeni bir kanıt, eski FBI çalışanı araştırmacı Sibel Edmonds’tan geldi. Edmonds, bir ABD Dışişleri Bakanlığı çalışanından iddiayı teyit ettirdi. Eski MİT görevlisi Osman Nuri Gündeş, geçtiğimiz ay piyasaya sürülen kitabı “İhtilallerin ve Anarşinin Yakın Tanığı”nda, Fethullah Gülen okullarıyla ilgili bir iddiayı dillendirerek gündeme oturdu.
60’larda NATO SHAPE Askeri Karargâhı’nda görevli olmak, 1977-84 yılları arasında İstanbul MİT Bölge Başkanı olmak gibi önemli pozisyonlarda bulunan Nuri Gündeş, kitabında Gülen cemaatinin yurtdışındaki, özellikle de Türki cumhuriyetlerdeki okullarında diplomatik pasaport sahibi CIA ajanlarının, “İngilizce öğretmeni” diye barındırıldıklarını iddia etti. Gündeş’in verdiği sayıya göre sadece Kırgızistan ve Özbekistan’daki okullarda en az 130 CIA ajanı, öğretmen kılığında çalışıyordu.
Gündeş’e göre bu gerçek, Milli Eğitim Bakanlığı’nda düzenlenen ve Milli Eğitim Bakanı ve bakanlığın tüm üst düzey bürokratlarının yanı sıra Başbakanlık’tan, MİT’ten ve Dışişleri Bakanlığı’ndan temsilcilerin bulunduğu bir toplantıda, Fethullahçı bir okul yöneticisi tarafından itiraf edildi.
Bu iddia, hemen Türkiye medyasında yer buldu. Ancak kitap boyunca hiçbir kaynak göstermeyen, sadece aklındakileri yazdığı izlenimi veren Gündeş, iddiasıyla ilgili hiçbir kanıt ortaya atmamıştı. Haliyle, konu kısa sürede kapandı.
Fuller, Gülen’e desteğini itiraf etti
Post’taki haberde muhabir Jeff Stein, iki kaynaktan görüş aldı. Bunlardan ilki, 1995-1997 arasında Orta Asya ve Kafkasya’ya bakan eski CIA çalışanı Robert Baer idi. Baer iddiaların düzmece olduğunu söyledikten sonra, “Ben 1997’de ayrıldıktan sonra işler değişmiş olabilir” diye ekledi.
İkinci isim ise, belki de Türkiye’de en fazla konuşulan ve her taşın altından çıkan CIA ajanı Graham Fuller idi. CIA’den 25 yıl önce ayrıldığını ve konuyla ilgili somut bilgiye sahip olmadığını belirten Fuller, “Ancak içgüdülerim bana iddianın bayağı ihtimal dışı olduğunu söylüyor” dedi. Stein, Fuller’e, Gülen’in ABD vizesi almasına yardım etmesi hikâyesini de sordu. Fuller, yaptığı açıklamayla hikâyeyi zımnen doğrulamış oldu: “Yaptığım 2006 başında FBI’ya bir mektup yazmaktı… Gülen’in düşmanlarının ABD’den atılmasını ve Türkiye’ye iade edilmesini sağlamak için bastırdıkları bir dönemdi. 11 Eylül sonrası atmosferde, onun tehlikeli bir radikal olduğu söylentisini yayıyorlardı. FBI’ya kendi görüşlerimi sundum… ABD’ye herhangi bir güvenlik tehdidi oluşturmadığını söyledim.”
Sibel Edmonds’dan itiraz
Stein’in yazısına ABD gazeteciliği açısından çok önemli bir isimden itiraz geldi. İtiraz eden, Sibel Edmonds idi. Edmonds, ABD’de yaşayan en önemli “sızıntıcılardan” biri. Azeri bir doktorun 1970 İran doğumlu kızı olan Edmonds, İran ve Türkiye’de yaşadıktan sonra 18 yaşında ABD’ye gitti. Burada eğitim alan Edmonds, 2001’de 11 Eylül saldırısından bir hafta sonra FBI’da çevirmen olarak çalışmaya başladı. Edmonds’ın işi, Türk diplomatlar ve diğer temaslarla yapılan gizli görüşmelerin kayıtlarını deşifre ederek İngilizce’ye çevirmekti. Bu sayede Edmonds, ABD’nin istihbarat aygıtının bu coğrafyadaki ilişki ağına dair derin bilgi sahibi oldu.
Ancak Edmonds ile FBI arasında doku uyuşmazlığı vardı. İşe girer girmez Edmonds, kurallara aykırı davranışları üslerine rapor etmeye başladı. Bunlar arasında kendi sorumluları da vardı. Sonunda genişçe bir yolsuzluk ağına dair konuşmasının ardından kovuldu. Kovulan Edmonds, ABD istihbaratı hakkında bilgi sızdırmaya başladı. Bazı ifşaatları nedeniyle ödüller alan Edmonds, yoğun gazetecilik faaliyeti yürütüyor.
Gülen devlet iktidarını ele geçirmek için sabırla kurumlara sızma çağrısı yaptığı konuşmasından hemen önce ABD’ye iltica etti. Türkiye’deki savcılar Gülen için 10 sene hapis istiyor. Gülen o zamandan beri ABD’de ayrılmadı
Hollanda Gülen cemaatiyle ilişkili kurumlara finansmanı kesti. Cemaati araştıran Rotterdam Konseyi üyesi Anita Fähmel, hareketin köktenci-İslamcı olduğu sonucuna vardı.
Rus hükümeti Gülen cemaatinin tüm okulları ve faaliyetlerini yasakladı. 2002-2004 arasında 20’den fazla Fethullahçı ülkeden uzaklaştırıldı.
1999’da Özbekistan tüm Gülen okullarını kapattı ve buralardan mezun 8 gazeteciyi aşırı İslamcı faaliyet nedeniyle tutukladı.
Türkmenistan’da hükümet Gülen okullarını yakın takibe aldı ve din tarihi derslerini müfredattan çıkarttırdı.
Baer ve Fuller’in ifadelerine Edmonds yorumu
Sibel Edmonds, Gülen okullarında CIA ajanlarının çalıştığı iddiasını reddeden eski CIA sorumlusu Robert Baer’in doğru söylüyor olabileceğini, Baer’in bölgeden 1997’de ayrıldığını, ancak kendisinin bildiğine göre Orta Asya’da Gülen cemaati üzerinden ABD’nin islamizasyon faaliyetlerinin 1997 sonu-1998 başında başladığını belirtti.
Edmonds, Fuller’in açıklamalarının üzerine gidilmemesi konusunda ise Washington Post’u suçladı. Stein’in, Fuller’in “Evet mektup gönderdim” ifadelerinin üzerine gitmemesini eleştiren Edmonds, Fuller’in niye bu mektubu gönderdiğini, ne sıklıkla FBI’ya birilerini savunmak için mektup gönderdiğinin sorulmuş olması gerektiğini söyledi. Edmonds, aynı zamanda Foreing Policy Journal dahil çok sayıda kaynağın, Gülen’in oturma izni başvurusunda mahkemeye sunduğu belgedeki resmi referanslarından birinin Graham Fuller olduğunu yazdığını anımsattı.
Ajanlara diplomatik pasaportlar “Türk okulları” için alınmış! Edmonds, konunun peşini bırakmadı. 11 Ocak’ta kaleme aldığı ikinci yazısında, önemli bir bilgiye yer verdi.
Gülen’in Orta Asya’daki okullarında öğretmenmiş gibi gösterilen CIA ajanları, diplomatik pasaport taşıyorlardı. Bu, normal bir İngilizce öğretmeni için fazlasıyla tuhaf bir durumdu elbette. Edmonds, bu bilgiyi isminin vermediği eski bir ABD Dışişleri Bakanlığı çalışanına teyit ettirdi. Söz konusu kişi, eski Sovyet Cumhuriyetleri’nde öğretmenlik yapan en az 50 ABD vatandaşına diplomatik pasaport verildiğini doğruladı. Edmonds’ın “Bu kişiler Dışişleri Bakanlığı çalışanı mıydı?” sorusuna ise “Resmi olarak değil” yanıtı verdi. Edmonds “Cıa ile mi bağlantılılardı” diye sorunca, kaynak “Bunu bilemem” dedi. (Alıntı: Sol-Dış Haberler)
  Alıntı ile Cevapla
Alt 15 Haziran 2011, 17:47   #6
 
DOĞAN MAZLUM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 02 Aralık 2010
Üye No: 32963
Bulunduğu yer: VİRANŞEHİR
Mesajlar: 173
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 DOĞAN MAZLUM is on a distinguished road
Standart

gülen müslümanları kullanarak siyonizme hizmet eden mossad ajanıdır.akp nin ampülü ve 7 ışığı apülün içindeki kilid de çok sır var.
DOĞAN MAZLUM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15 Haziran 2011, 18:02   #7
 
BüyükOrtadoğu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15 Haziran 2011
Üye No: 36752
Mesajlar: 46
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 BüyükOrtadoğu is on a distinguished road
Standart

gülen bir figürdür bir simgedir ancak hareket artık siyasallaşmış sosyal alanda etkisini göstermiştir. gün gelir güleni indirirler başka birini simge yaparlar.
BüyükOrtadoğu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15 Haziran 2011, 23:38   #8
 
necat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 19 Mayıs 2011
Üye No: 36266
Mesajlar: 2
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 necat is on a distinguished road
Standart

gülen mossad ajanı olabilir ama akp le hiçbir ilişkisi yok
necat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20 Haziran 2011, 14:41   #9
 
xelat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 17 Haziran 2011
Üye No: 36780
Bulunduğu yer: londra
Mesajlar: 5
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 xelat is on a distinguished road
Standart

SIMDI MILLI EGITIM BAKANLIGI YURTDISINDAN ANADILI INGILIZCE OLAN 40 BIN OGRETMEN GETIRMEYI PLANLIYOR. MILLI EGITIMIN BUYUK BIR KISMI GULENCILERIN ELINDE OLDUGUNA GORE AKLIMIZA ILK GELEN SU SORU OLMUYOR MU ACABA gelen yabanci ogretmenler AJAN olabilir mi???????
xelat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20 Haziran 2011, 22:11   #10
 
BAVER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 20 Haziran 2011
Üye No: 36844
Mesajlar: 190
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
1 Mesaja Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 0 BAVER is on a distinguished road
Standart

Sadece CIA mi ? Daha nicelerinin köpekliğini yapmıştır...
BAVER isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


“Hukuk, iktidarın fahişesidir”
Şu Anki Zaman: 06:56.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.1