Sosyalist Forum  

Ana Sayfa Bugünkü Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   Sosyalist Forum > SİYASET > Ölümsüzler > Fotoğraflar

Loading


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Iran dan görüntüler
Cevaplar
9
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
1210
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Bookmark and Share Konu Araçları Stil
Alt 04-08-2009, 20:08   #1 (permalink)

 
Milit_ema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: Mar 2009
Üye No: 19903
Mesajlar: 236
Teşekkür Grafikleri
Tesekkür: 186
69 Mesajina 125 Tesekkür Aldi
Standart Iran dan görüntüler

İRAN KOMÜNİST PARTİSİ(CPİ)den bir arkadaşım yolladı. pdf İngilizce yazıda var İrandaki durumla ilgili açamıyorum neyse artık


[Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ]button
__________________
Mücadeleye Devam, Zaferimizin Teminatıdır!


Milit_ema isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Milit_ema Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 4 Kisi:
DeWraNo (20-10-2010), Doktor (22-03-2010), ferze (30-06-2010), Özgürlükateşi (23-03-2010)
Alt 22-03-2010, 22:09   #2 (permalink)

 
DEVRİMCİ GENÇ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: Mar 2010
Üye No: 28979
Bulunduğu yer: DEV-GENÇ/GENÇLİK MUHALEFETİ
Mesajlar: 29
Teşekkür Grafikleri
Tesekkür: 3
9 Mesajina 20 Tesekkür Aldi
Standart

tüm dünya halkları gibi iran halkları da
eğer bu toplumsal muhalefeti sosyalizm ile yoğurabilirse işte o zaman iran halkı kazanacaktır...
__________________
Ö D P

DEVRİMCİ GENÇ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
DEVRİMCİ GENÇ Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Doktor (26-03-2010)
Alt 23-03-2010, 05:51   #3 (permalink)

 
haydarcanpolat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyeliği durduruldu
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: Jun 2009
Üye No: 23027
Mesajlar: 185
Teşekkür Grafikleri
Tesekkür: 37
129 Mesajina 397 Tesekkür Aldi
Standart

Zalimin kimligi vardırda zulmün kimligi yoktur nedense.
Zalim her coğrafyada başka,başkacadır,ve hatta aynı coğrafyada bile.Mesela Şah başkadır,molla başka.
Ama zulüm her coğrafyada hep aynıdır.
Tıpkı Şah ın zulmü ile Mollanın zulmü gibi.
Nasılki hiç bir ayraç acıları ayıramazsa,hiç bir ayraç ta acıtanları birbirlerinden ayıramaz.
Bu yüzden zalim degişirde,zulüm degişmez derler.
İRAN DAKİ KANIN RENGİ NASIL HER COĞRAFYADAKİ GİBİ KIRMIZICADIRSA,İRAN LININ KAFASINA İNEN COPUN,BAĞRINI DELEN KURŞUNUN GERİDE BIRAKTIĞI ACI BAŞKA COĞRAFYALARDAKİ COPUN VE KURŞUNUN GERİDE BIRAKTIĞI ACININ AYNISIDIR.
Üstelik her acı onanmasızdır.

haydarcanpolat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
haydarcanpolat Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Gramsci (29-03-2010)
Alt 23-03-2010, 09:53   #4 (permalink)

 
Tahir Rodoslu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: Jan 2008
Üye No: 5136
Mesajlar: 785
Teşekkür Grafikleri
Tesekkür: 345
393 Mesajina 852 Tesekkür Aldi
Standart

Haydarcanpolat arkadaş, İran'da 2 senedir süren batı destekli sokak hareketlerine sıcak mı bakıyorsunuz?

Yeşil devrim adını alan İran liberal muhalefetinin Ukrayna, Gürcistan'da olan turuncu darbelerden ne farkı var? Üstelik aynı argümanla, yani seçime hile karıştırıldığı iddiası ile gösterilere başladılar. Ukrayna ve Gürcistan'da olduğu gibi.

Ahmedinejat'ın diktatör olduğunu, katil ve zalim olduğunu söylüyorlar. Ahmedinejat bu söylenenl sıfatları hak ediyor olabilir belki. Ancak, ortadoğuda çok daha despot yönetimler bulunuyor. Bunların hiçbirine karşı sokak hareketi yokken niçin İran diye sormak gerekir.

Neyse. Fazla uzamadan fikrimi söyleyeyim. İran'da sokakta yürütülen liberal muhalefeti DESTEKLEMİYORUM! Bu hareketin İran'ı batı emperyalist sistemine daha güçlü bağlar ile bağlamaya çalışanların oyunu olduğunu düşünüyorum. Buradan Ahmedinejat'ı ve mollaları desteklediğim sonucu çıkmaz. Yine de, bir tercih yapmak durumunda kalırsam, renkli batı darbecilerini değil, Ahmedinejat'ı seçerim.
Tahir Rodoslu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Tahir Rodoslu Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
J.P.Marat (29-03-2010), Partido Pantera Negra (24-03-2010)
Alt 23-03-2010, 21:14   #5 (permalink)

 
Doktor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: Jan 2010
Üye No: 28096
Mesajlar: 518
Teşekkür Grafikleri
Tesekkür: 1,551
320 Mesajina 822 Tesekkür Aldi
Standart

Sevgili Tahir söylediklerinde haklılık payı var ama. İran halkının dikta rejimine isyanını, özgürlük çığlığını bir kenara bırakamazsın.

Resimlerde beni üzen tek şey bir tane bile kızıl bayrak görmememdi.
Doktor isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Doktor Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
che_1955 (24-03-2010)
Alt 24-03-2010, 12:09   #6 (permalink)

 
Tahir Rodoslu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: Jan 2008
Üye No: 5136
Mesajlar: 785
Teşekkür Grafikleri
Tesekkür: 345
393 Mesajina 852 Tesekkür Aldi
Standart

Özgürlük çığlığı mı? Bu bir sosyalistin kullandığı bir ifade midir? Ne demek özgürlük çığlığı? Doktor arkadaş biz adalet, eşitlik ve kardeşlik çığlıkları atarız. Özgürlük çığlığı başlığı altında toplanan bireysel özgürlükler çok ilgi alanımıza giren bir konu değildir. Egzantiriklerin, marjinallerin, batı ajanlarının, uyuyan casusların ve bizzat İran'daki batı ülkelerinin elçiliklerinde memur kisvesi ile çalışan casusların attığı özgürlük çığlığını duymaz bizim kulaklarımız. Bundan yaklaşık 20 sene önce Romanya'da bir özgürlük çığlığı atılmıştı. Yaşınız yeter mi, hatırlar mısınız bilmem. Yoldaşımız Nikolai Çavuşesku'nun katliam yapmaya başladığı söylenmeye başlamıştı. Sonra bunun yalan olduğu ortaya çıktı. Tabii Çavuşesku ve eşi kurşuna dizildikten sonra. İlk turuncu darbe Romanya'da gerçekleşti. Özgürlük çığlığı atanlar ilk iş olarak Romanya bayrağından sosyalist armayı söküp attılar. Dolayısı ile Doktor arkadaş, öyle özgürlük çığlığı gibi artistik sözlerin ardına saklanıp, İran'daki liberal darbecilere arka çıkmayın! Kendiniz de yazmışsınız. Bir tek kızıl bayrak yok ellerinde. Kaldı ki, kızıl bayrak taşırlar da gerekirse. Emperyalizm her renk bayrak taşıyabilir. Şimdiye kadar yaptığı darbelerin renk renk isimler alması boşuna değil. Darbenin amacını tartışmalıyız. Sokaktaki üç beş zibidinin, ajanın bilmemnenin artistik sözlerini değil.
Tahir Rodoslu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Tahir Rodoslu Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Partido Pantera Negra (24-03-2010)
Alt 25-03-2010, 20:08   #7 (permalink)

 
Doktor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: Jan 2010
Üye No: 28096
Mesajlar: 518
Teşekkür Grafikleri
Tesekkür: 1,551
320 Mesajina 822 Tesekkür Aldi
Standart

Alıntı:
Tahir Rodoslu´isimli üyeden Alıntı
Özgürlük çığlığı mı? Bu bir sosyalistin kullandığı bir ifade midir? Ne demek özgürlük çığlığı? Doktor arkadaş biz adalet, eşitlik ve kardeşlik çığlıkları atarız. Özgürlük çığlığı başlığı altında toplanan bireysel özgürlükler çok ilgi alanımıza giren bir konu değildir. Egzantiriklerin, marjinallerin, batı ajanlarının, uyuyan casusların ve bizzat İran'daki batı ülkelerinin elçiliklerinde memur kisvesi ile çalışan casusların attığı özgürlük çığlığını duymaz bizim kulaklarımız. Bundan yaklaşık 20 sene önce Romanya'da bir özgürlük çığlığı atılmıştı. Yaşınız yeter mi, hatırlar mısınız bilmem. Yoldaşımız Nikolai Çavuşesku'nun katliam yapmaya başladığı söylenmeye başlamıştı. Sonra bunun yalan olduğu ortaya çıktı. Tabii Çavuşesku ve eşi kurşuna dizildikten sonra. İlk turuncu darbe Romanya'da gerçekleşti. Özgürlük çığlığı atanlar ilk iş olarak Romanya bayrağından sosyalist armayı söküp attılar. Dolayısı ile Doktor arkadaş, öyle özgürlük çığlığı gibi artistik sözlerin ardına saklanıp, İran'daki liberal darbecilere arka çıkmayın! Kendiniz de yazmışsınız. Bir tek kızıl bayrak yok ellerinde. Kaldı ki, kızıl bayrak taşırlar da gerekirse. Emperyalizm her renk bayrak taşıyabilir. Şimdiye kadar yaptığı darbelerin renk renk isimler alması boşuna değil. Darbenin amacını tartışmalıyız. Sokaktaki üç beş zibidinin, ajanın bilmemnenin artistik sözlerini değil.
İranda ki halk muhalefetini tanımlarken sadece burjuva basından aldığın bilgilere göre konuşmuşsun.
Acaba hiç bu muhalefetin homojen olmadığı tam aksine heterojen bileşenlerden oluşmuş olabileceği aklına geldi mi?

Sevgili Tahir İrandaki demokratik olmayan seçimlerde otoriter rejime karşı patlak veren ve hala devam eden halk ayaklanmasını toptan reddetmen ve baştan sona bir emperyalist oyunu olarak görmen sence sosyalistlik mi oluyor?

Nikolay Çavuşesku'yu hatırlamak için yaşım yeterli mi acaba?. Çavuşesku'nun Avrupa Ekonomik Topluluğu ile ilk ticaret anlaşması yapan bayrağında sosyalist arma olan ülke konumunda olduğunu hatırlıyorum. Acaba bayrağındaki arma yetermiymiş Romanyayı sosyalist yapmaya?

Dönelim İran'a ve bakalım ayaklananlar sadece emperyalistlerin oyuncağı olanlar mı diye.


Birinci alıntımız İran Halklarının Fedai Gerillaları Örgütünden

Kitlesel halk ayaklanması -İran Halklarının Fedai Gerillaları Örgütü*


Yıllardır süregiden sosyo-ekonomik baskı ve halkın İslam Cumhuriyeti rejimine yönelik tepkisi kitleleri sokağa taşıdı. 17 Haziran seçimlerinin ertesinde otuz yıl önce iktidara gelen İslami Şii tutuculara karşı halk ayaklandı. Bu rejim kendisini İslami Şii inanışlar, halka yabancılaşma ve batıl inançların yaygınlaşmasının üzerine inşa etmişti. İlerlemeyi ve özgürlüğü yalnızca İslami azizlerin prizmasından bakarak değerlendirenler sonunda rejime yedeklenmişti. Ayetullah Humeyni kendini İmam ve Allah’ın yeryüzündeki elçisi olarak ilan ettiği andan itibaren, toplumsal gelişme, bilimsel düşünce, özgürlük ve demokrasi karanlık bir çağın ortasında giderek sönümlendi. Humeyni’nin fikirlerinin İslam dininin kurucularının fikirleri ile ne derece örtüştüğü ayrı bir tartışma konusu olabilir, ancak onyıllardır halkımızın çektiği tüm acıların faili İslami kıyafetler giymişti.

İslam cumhuriyeti eski monarşik rejiminin yıkıntıları üzerinde kurulduğundan bu yana, karanlık dönemlerin çağdışı fikirleriyle donanmış birkaç kişi iktidara geldi ve kendilerini halkın lideri olarak ilan ettiler. Özgürlük ve ilerleme talep eden halkımız tam tersine bir gericilik ile karşılaştı. Ayetullah Humeyni bu çemberin tam ortasındaydı ve takipçileri Hameney, Rafsancani ve Behshti tüccar kapitalizminin yerine sanayi kapitalizmini getirerek ilerici fikirleri gerici baskı metotları ile bastırmanın yollarını aradılar.

Devrimin ardından İslami rejim boş ve tutkulu sözlerin arkasına saklanarak varlığını sürdürdü. Rejim kendini toplumsal adalet, özgürlük ve ilerleme sloganlarının arkasına gizlediği için toplum içinde bazılarına çekici geldi. Ancak rejimin gerçek yüzünün ortaya çıkması çok sürmedi.

Dayanılmaz acıların çekildiği otuz yılın ardından şimdi halkımız rejime karşı ayaklanıyor. Hamaney, Rafsancani ve Mir Hüseyin Muosavi’nin de Humeyni’nin dini çemberinin bir parçası olmalarına karşın, şimdi onların kendi içlerindeki kavgaları yeni bir düzeye sıçradı. Ülkeye ait olan herşeyin sahibi olduklarını iddia eden bu insanlar şimdi polis ve askeri örgütlenmenin oluşturduğu yeni bir rakiple karşı karşıyalar. İran’ın gerçek iktidarı sermayeyi, polis ve askeri, silahlı paramiliter güçleri ve ideoloji merkezlerini kontrol edenlerin ellerindedir. Sermayelerini geleneksel olarak pazarda tutan temel iktidar aktörleri şimdi Sepah Pasdaran’ın ve güvenlik yapılanmasının desteklenmesine ilişkin yeni bir güç oluşumunu sezinlemekteler. Bu yeni güç baskıcı aygıtları yönetmekte ve kontrol etmektedir. Bu yeni rakibin elindeki sermaye Rafsanjani fraksiyonundan çok daha az olsa da, onun zalimlik ve baskı konusundaki deneyimleri çok daha fazla ve güçlüdür. Tam da bu noktada, her daim üst düzey yönetimde bulunan, dini hiyerarşide konumları yüksek olan Rafsanjani, Hatemi, Mir Hüseyin Muosavi ve bu kampta yer alan diğerleri yıllardır ellerinde topladıkları iktidarı diğer fraksiyonla paylaşmak istemiyorlar. Ahmedinejat gibi bir adama tabi olmak istemiyorlar ve onu kendilerinin hizmetkarı olarak görüyorlar. Rejimin ulusal zenginliklerin hükmünü sürdürmek konusunda kendi içinde yaşadığı derin düşmanlık ve bölünmeler Ahmedinejat gibi bir demagogu kendisini ‘kutsal’ ilan etmesine ve Ali Hamaney ile bir tutmasına neden oluyor. Sermaye yönetimi konusunda daha az deneyimli olan Hamaney ise Ahmedinejat ve güvenlik yapılanmasının iktidarını elinde bulunduranlarla işbirliği yaptığı koşullarda kendisini daha çok koruma altında hissediyor. Hamaney kendi konumunu tehdit altında gördüğü için Ahmedinejat ile aynı safta yer almaktadır.

Ekonomik ve toplumsal kiriz derinleştikçe halkın tüm rejimi alaşağı etmekten ve yıllardan beri çektikleri acılara bir son vermekten başka çaresi kalmadı. Bu tüm halk sokaklara çıkmadan, şimdiden bir çok kişiyi katleden kanlı ellere direnmeden başarılamaz. Sepah Pasdaran’ın ve tektip giyinmiş paramiliter milislerin karanlık güçlerinin saldırılarıyla direniş sırasında pek çok canımızı yitirdik.

Hamaney ve Sepah Pasdaran’ın yöneticileri halkı evlerine geri döndürmek için kitlesel bir katliama hazırlanıyorlar. Geçtiğimiz günlerde Tahran’da ve İran’ın diğer kentlerinde Sepah Pasdaran güçleri ve diğer milisler, 32’den fazla insanımızı katlettiler. Bu katliamlara rağmen halkımızın kavgadaki kararlılığı her zamankinden daha güçlü. Halkımız zalimliğine bir bahane bulmaya çalışan hükümetin tuzakları karşısında zekice kararlar alıyor. Savunmasız halkı katletmek ve tüm toplumu kan gölüne çevirmek amacında olan hükümetin planları halkımızın zekice taktikleri ve kavga yöntemleri sonucunda boşa çıkarılmıştır. Hamaney’in fraksiyonu tüm silahlı aygıtlarını sokaklara göndermeyi planlıyor.

Hamaney-Ahmedinejat fraksiyonu Rafsanjani-Mousavi kampına küçük rüşvetler vererek iktidarda kalmayı ve durumu yatıştırmayı hedefliyorlar. Oyların bir kısmının yeniden sayılması yalnızca halkı kandırmaktır. Milyonlarca insan sokaklarda iken rejimin bu taktiği anlamsız bir manevradır. Sokak eylemleri yayılmaya devam ediyor ve bu aşamada amaç Amedinejat kanadının iktidardan alaşağı edilmesidir. Halkın sloganları ve eylemlerin bileşimi hiçbir adaya sempati beslemediklerini göstermektedir. Halkımız tüm rejime karşıdır ve ekonomi mafyasının ve tüm diktatörlüğün sonunu getirmek istemektedir. Halkımız rejime karşı kavgasında birleşik hattını korumalıdır. Demokrasi ve özgürlük için direnmeliyiz. Bu amaca ulaşmak için mücadelemizin her bir aşaması belirli ve açıkça deklare edilmiş plan ve sloganlarla yürütülmelidir. Sokak eylemleri seçimler iptal edilene kadar sürdürülmeli. Bir sonraki adım Koruyucular Konseyi’nin aday seçimlerine müdahalesi olmadan özgür bir seçimin gerçekleştirilmesi olacaktır. Yeni seçim bağımsız uluslar arası gözlemciler ve Birleşmiş Milletler’in gözetiminde gerçekleştirilmelidir. Ancak böylesi bir seçim ortamında halk kendi adaylarına özgürce oy verebilir. Bu adımlar tüm baskıcı İslam cumhuriyeti rejiminin sonunun gelmesinin yolunu açacaktır.

Savaşçı Petrol İşçileri,

1979 ayaklanması hala zihinlerimizde, mevcut rejim Şah’ın eski rejiminden bile daha zalim bir rejimdir. Şimdi bir kez daha kontrolü ele geçirme ve bu rejimin ekonomik damarlarını kesme zamanıdır. Bu tarihi kavşakta süregiden mücadeleye katılarak, rejime karşı direnenlere katılarak hayati bir rol oynayabilirsiniz. Bu devrimci eylem ile tüm dünyaya sizin rolünüzün ve kararlılığınızın ne kadar önemli ve anlamlı olduğunu gösterebilirsiniz. İran’ın emekçi sınıfları İran’ın geleceğinin şekillenmesinde önemli bir rol oynayabilir.

*İran Halklarının Fedai Gerillaları Örgütü'nun (OIPFG) 15 Haziran tarihli açıklamasıdır. [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ]button web adresinden alıntılayarak İngilzce'den çeviridir. Açıklamanın Orijinal başlığı, 'Kitlesel halk ayaklanması ve hükümet içinde kargaşa'dır.


İkinci alıntımız da Tudeh den,

Halkımızın haklı mücadelesi bastırılamayacak -Tudeh*

İran’ın direngen halkı!

Ali Hamaney, İran’ın büyük küçük tüm şehirlerinde yükselerek devam eden kitlesel gösterilerin tam da ortasında cuma namazında gerçekleri çarpıtıp kuklalarının darbesini savunmak suretiyle sadece Ahmedinejad yönetimini desteklemekle kalmadı, üstüne üstlük halkı ve başkanlık seçimi adaylarını açıktan açığa tehdit etti. Hamaney’in seçimleri rejimin ‘mutlak zaferi’, kitlesel gösterileri ise ‘yasadışı tuhaflıklar’ olarak nitelendirmesi bu güçlü halk hareketi karşısında sistemin nasıl da ürktüğünü ve bu hareketleri bastırmak için tüm kaynakları kullanma kararlılığında olduğunu ortaya koyuyor. Hamaney’in dile getirdikleri Velayet-e-Faqih (İslam Hukuku Muhafızları) rejiminin resmi politikasının dilidir ve hiç de beklenmedik açıklamalar değildir. Bu politika kendisini eylemlerin ilk gününden bu yana açık biçimde kendini ortaya koymaktadır. Katliamlar, kitlesel tutuklamalar, hareketi zayıf düşürmeye yönelik hamleler ve reformistleri ve özgürlük savaşçılarını bölmek ve reform yanlısı bireyleri halk hareketinden soyutlamak bu adı geçen politik hattın bileşenleridir.

Reform isteyenler, özgürlük sevdalıları ve ilerici parti ve güçler!

Mevcut protesto hareketi, despotlara ve gerici yöneticilere meydan okumaktadır. Halkın sonsuz gücü taleplerin gerçekleşmesi noktasında en önemli ve anlamlı dayanak noktasıdır. Ki bu talepler, seçimlerin iptal edilmesi ve ‘resmi gözetim’ saçmalığının ortadan kaldırılmasıdır. Tam olarak bu, Hamaney’in Cuma hutbesinde halkın gücü üzerinde bu kadar durmasına neden olmuştur, Hamaney bu nedenle reform yanlısı liderlerden hareketten kendilerini ayrıştırmalarını ve halkı evlerine geri döndürmelerini isteyerek onları tehdit etmiştir. Bu duruş, dini liderin hilekar taktiğini açığa vuran ve gözardı edilemeyecek bir noktadır. Dini liderin yönetimindeki darbenin faillerinin birincil amacı halk hareketini zayıflatmak ve reformistler arasında bir ayrışma/bölünme yaratmaktır.

Milyonlarca İranlının haklı olarak öne sürdüğü, reform yanlısı güçler ile özgürlük savaşçıları arasında işbirliğinin ve dayanışmanın güçlendirilmesi ve birliğin korunması talebi tam da bu noktaya işaret etmektedir. Ayrılıkçı herhangi bir eylem önlenmeli, tüm eylem çağrıları, tüm protesto metod ve biçimleri birleştirilmeli, eşgüdümlü hale getirilmeli, her çeşit dağılma hamlesi engellenmelidir.

Hareketin gücü birliğindedir. Dini liderin reform yanlısı güçleri bölmeyi amaçlayan komplosu ancak tek, birleşik ve eşgüdümlü eylem ile yenilgiye uğratılabilir. Dini liderin ve darbe hazırlayıcılarının komploları kitlelerin gücüne dayanarak yenilgiye uğratılmalıdır. Rejimin tüm hukukunu ihlal eden kitle hareketinin varlığı rejimi çok açık biçimde tehdit etmektedir. Halkın haklı hareketi hem ülkede hem de tüm dünyada her zamankinden daha çok yankı bulmaktadır. Savaşkan halkımızın iradesi çığlığını her gün daha da çok yükseltmektedir.

İran’ın savaşkan halkı!

Dini lider, hareketi bastırmak konusunda tehditler savurdu. Halkımız için bu tehditler hiç de yeni değildir. Halkımız rejimin baskıcı karakterini bilmektedir ve onları hakları için mücadeleye sürükleyen de tam olarak bu bilginin kendisidir. Tüm dünya halklarının mücadele deneyimleri, İran halkının kahramanca mücadeleleri de dahil olmak üzere, bu baskıcı karakterin, katliamların hiç de ‘güç’ olmadığını göstermiştir. Katliamlarla, baskılarla diktatörler kendi zayıflıklarını ortaya koyarlar. Hamaney’in Cuma hutbesinde takındığı tavır da bir istisna değildir. Dini liderin halkı ve reformist adayları (Muosavi ve Karrubi) tehdit etmesi onun güçlülüğünden kaynaklanmamaktadır. Darbe faillerinin ve dini liderin pozisyonu, halk hareketinin güçlü dalgalarını yok etmek için sahip oldukları büyük kaynaklara rağmen, son derece zayıftır. Bu nedenle, ulusumuzun devrimci ve halkçı geleneklerinden beslenen tüm mücadele biçimleri ile barışçıl mücadelenin direniş ile birleştirilmesi sureti ile gerici rejim yenilgiye uğratılabilir.

Seçimlerin iptal edilmesi, ‘resmi gözetleme’ saçmalığının sona ermesi, son eylemlerde tutuklananların ve tüm politik tutsakların serbest bırakılması, katliamları uygulayanların ve emredenlerin yargılanması ve cezalandırılması, seçim yolu ile darbe hazırlayanların, planlayanların belirlenmesi ve yargılanması talepleri etrafında dini lidere ve karanlık zihinli darbecilere karşı omuz omuza, birleşik mücadeleye devam edeceğiz

*İran Tudeh Partisi Merkez Komitesi'nin 19 Haziran 2009 tarihli açıklamasıdır. [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ]button adresinden alıntılayarak İngilizce'den çeviridir. Açıklamanın orijinal başlığı 'Halkımızın haklı mücadelesi şiddet ve tehditle bastırılamayacak!'tır.



Demek Tahir sana göre özgürlük talebi artistik bir söylem. Ben ise devam ediyorum ve faşist İran yönetiminin besleme köpekleri besiçler tarafından katledilen özgürlük savaşçılarını selamlıyorum.

İran ve başındaki Ahmedinejat Chavezi kandırabilir belki ama ne özgürlük çığlığıyla sokaklara dökülen İranlı ezilen halkı otoriter rejimi yıkmaya yönlendirmeye çalışan İranlı devrimcileri ne de komünistleri kandıramaz.

Not: Chavez, İran ve Ahmedinejat için ne demişti?
"Chavez'in, Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ı telefonla arayarak yeniden bu göreve seçilmesinden dolayı kendisi ve Venezuela halkı adına tebriklerini sunduğunu bildirdi.
Venezuela liderinin, Ahmedinejad'a ''Sizin seçim başarınız, kibirli küresel güçlere karşı özgür halkların zaferidir'' ifadesini kullandığı belirtildi.
Seçimlerden önce de Ahmedinejad'a başarılar dileyen Chavez, Ahmedinejad için, ''İslam devriminin kahramanı, üçüncü dünya ülkelerinin savunucusu ve emperyalizme karşı mücadele eden cesur savaşçı'' ifadelerini kullanmıştı.
Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, "Dünyanın İran'a saygı göstermesini" istedi. Haftalık TV programı "Alo Başkan''da konuşan Chavez, "Bazılarının İran devrimini baltalamaya çalıştığını" söyleyerek, 12 Haziran'da ikinci kez başkan seçilen Mahmud Ahmedinejad'a desteğini tekrarladı.
"Ahmedinejad'ın zaferi bütün cephelerde kazanılmış zaferdir" diyen Chavez, "İran'ın büyük başkanı Ahmedinejad'a, dini lider Ali Hamaney'e ve İran halkına selam olsun..." ifadesini kullandı.
"Bütün dünyanın İran'a saygılı olmasını istiyoruz, çünkü bazıları İran'daki devrim kalesinin altına dinamit koymaya çalışıyor"



Hadi bakalım Tahir kim daha artist? Chavez mi, Ahmedinejad mı, ben mi, sen mi, yoksa sokakta özgürlük uğruna bedel ödeyen zibidi dediğin İran halkı mı?
Doktor isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Doktor Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
haydarcanpolat (26-03-2010)
Alt 26-03-2010, 02:43   #8 (permalink)

 
haydarcanpolat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyeliği durduruldu
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: Jun 2009
Üye No: 23027
Mesajlar: 185
Teşekkür Grafikleri
Tesekkür: 37
129 Mesajina 397 Tesekkür Aldi
Standart

Yok Tahir yok!...
Olaya başka açıdan bakıyorum ben.
İran hali hazırda batının parçasıdır zaten,bu nedenledirki soruna Mollaların sözde anti ABD ciligi temelinde bakmıyorum.
Çünkü batı=ABD degildir.
İrandaki muhalefeti,kendi bileşkenlerinden soyutlayıp salt ''liberal muhalefet''olarak degerlendirmek doğru degildir.Aksine İran daki sokak eylemleri daha çok Fedailerin sonrada Tudeh ve diger sol grupların önderliginde gelişmektedir.
Ki ben özellikle Fedalileri yakından tanırım ve Fedai hareketin dünü ve bugünü ile ilgili az çok bir bilgiye sahibimdir.
Bizim burjuva medyamızdaki haberlere bakıp degerlendirmede bulunmadım,hatta benim yazdıklarım degerlendirme bile sayılmaz.
Başka kaynaklar İrandaki sokak eylemlerindeki o görüntüleri başkaca yorumluyorlar.Özellikle başta Fransa olmak üzere Avrupadaki mülteci İran solunun kaynak ve belgeleri solcu ve komünistlerin bu sokak eylemlerindeki esas gücü oluşturduklarını yazıyorlar.
Ahmedi Necat diktatörmüdür?..
Bu soru bizdeki Gül ün dikttör olup olmadığına benzer.
Gül ne kadar diktatörse Necat ta o kadar diktatördür.
Parlamaneter rejimler özünde diktatörlüktür,kaldıki İran ınki dah çok monarşidir.
İran da bizdeki gibi şekli yada kısmi bir demokrasi yoktur.
Şeriatla yönetilen bir ülkede demokrasinin ''D''sini aramak ham bir hayal olur.
İrand a yargılanan bir çok Komünistle konuştum.
Hepsi molla rejiminin bir diktatörlük olduğunda hemfikirdirler.
İranda üç kişinin bile sokakta (helede komünist yada solcularsa eger)yan yana yürüyemedigini anlatan komünistler yalan söylemiyorlarsa eger Demekki Necat diktatörlügün en önemli figürüdür.
haydarcanpolat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
haydarcanpolat Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Doktor (27-03-2010)
Alt 28-03-2010, 20:08   #9 (permalink)

 
Tahir Rodoslu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: Jan 2008
Üye No: 5136
Mesajlar: 785
Teşekkür Grafikleri
Tesekkür: 345
393 Mesajina 852 Tesekkür Aldi
Standart

Değerli Haydarcanpolat, umarım ki senin söylediğin doğrudur. Ama hiç sanmıyorum. Sokaktakilerin içinde sol kökenli gruplar olabilir. Ancak atılan sloganlar ve ileri sürülen talepler kesinlikle halkın gerçek sorunlarını dile getiren sloganlar değildir. Bireysel özgürlük, kıyafet ve sosyal hayat ile ilgili talepler ve benzeri ıvır zıvır konular. Herşey bir yana, İran şu an emperyalist bir askeri saldırı tehdidi altındadır. Ve "sokak" kazanırsa bu tehditin ortadan kalkacağı çok açıktır. Bu halde, "sokak"ın ne adına, kimin adına hareket ettiği net bir şekilde ortadadır. Ben emperyalizmin desteklediği İran'daki sokak hareketlerini kesinlikle DESTEKLEMİYORUM. İran günün birinde İslami gericilikten ve mollardan kurtulmalıdır. Ancak bugün için, o talepten çok daha önemli konular gündemdedir. İran halkına yönelen namlunun yanında yer almayız. Irak'da ABD işgali sonunda oluşturulan meclise Irak Komünist Partisi isimli bir parti temsilci göndermişti. İran solunun böyle bir hataya düşmesini istemeyiz. İran solu, İran'ın binlerce yıllık uygarlığının güçlü aklını rehber edinmelidir. Günlük politik ayak oyunlarının peşinde olmak yerine İran halkının gerçek sorunlarının takipçisi olmalıdır. Eğer İran sokaklarındaki ajan animasyonlarına katılmışlarsa, ya kendi renklerini versinler ya da o rezil sokak tiyatrolarından çekilsinler. Doğrusu budur.
Tahir Rodoslu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Tahir Rodoslu Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
J.P.Marat (29-03-2010)
Alt 29-03-2010, 07:41   #10 (permalink)

 
haydarcanpolat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyeliği durduruldu
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: Jun 2009
Üye No: 23027
Mesajlar: 185
Teşekkür Grafikleri
Tesekkür: 37
129 Mesajina 397 Tesekkür Aldi
Standart

İran Komünist Partisi(TUDEH)nin çok daha vaihim hataları olmuştur.
Zaten klasik komünist partilerinin tarihsel hataları bu yöndedir hep.
Yani ''uç''lu siyaset gütmek,bir ''uç''a karşı öteki ''uç''la ittifaka gitmek.
Bizdede böyle olmuştur Tahir;ve hala da olmaktadır.
Mollalara karşı ABD seçenegi gütmüyorum.
Tersinide zamanında savunmadım,yani ABD ye karşı mollaları desteklemedim.
Ben o vakitler Fedailerin tutmunu desteklemiştim,bugünde hali hazırda Fedailerin tutumunu desteklemekteyim.
Ve biliyorumki Fedailer o kitle gösterilerinde önemli bir güç olarak yer alıyorlar ve hatta ileriki günlerde kendilerini çok daha güçlü bir şekilde ortaya koyacaklar.
Tutumumuz;kiminle,nerede,nasıl ve nereye kadar ittifak kuracağımızı Marxizmin ışığında belirlemek olmalıdır.
Soruna Marxizmin ışığınca bakmayanlar elbette ya mollaları yada ABD yi müttefik olarak göreceklerdir.
Ama benim öyle bir sıkıntım yok,mollalarla ABD lilerin kavgasının ne kavgası olduğunu biliyorum çok şükür.
Benim bu kavgada yerim yok.

Konu haydarcanpolat tarafından (30-03-2010 Saat 01:43 ) değiştirilmiştir..
haydarcanpolat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
haydarcanpolat Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Doktor (30-03-2010)
Cevapla

Heberi Paylaş


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
iran da taş atan öğrenciye idam aslnyrkli Dünyadan Haberler 0 06-03-2010 14:02
iran halkı dikkat! -iran komunist partisi- molotofkokteyli Dünyada Sınıf Hareketi 1 27-08-2009 14:33
Gerici zor tarihin akışını durduramaz iran’da halk ayaklanması seyit Politik Gündem 0 13-07-2009 10:48
iran bombalıyor halk yollarda kewok Güncel Haberler 0 25-08-2007 19:57
iran da 10 kişi idam edildi Amazon Güncel Haberler 1 02-08-2007 02:42


22:03



Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 ©2011, Crawlability, Inc.

1 ipucu