Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > FELSEFE > Felsefi Akımlar

Felsefi Akımlar Felsefi akımların yer aldığı bölümümüz

SOL RADYO
Sol Radyo
Get the Flash Player to see this player.


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Karl Popper -Neopozitivizm
Cevaplar
17
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
4443
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Bookmark and Share LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12 Eylül 2009, 10:30   #1
 
Gramsci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 09 Kasım 2008
Üye No: 14646
Mesajlar: 977
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 Gramsci is on a distinguished road
Standart Karl Popper -Neopozitivizm

NEOPOZİTİVİZM - KARL POPPER
GİRİŞ
Eleştirel Akılcılık olarak da adlandırılan Neopozitivizm , Karl Popper’in 1934 yılında yayımlanan Bilimsel Araştırmanın Mantığı adlı yapıtında belirttiği görüşler çer­çevesinde şekillenmiştir. Popper eserinde , dönemin etkili felsefi akımı olan Viyana Çevresi tarafından savunulan Mantıksal Olguculuk akımını eleştirirken , bilimsel ay­raç , bilimsel ilerleme , metafizik , nesnellik ve tümevarım sorunu konularında kendi çö­zümlerini ortaya koymuştur.
Karl Raimund Popper , 28 Temmuz 1902’de Viyana’da , Protestanlığı sonradan kabul eden Musevi bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur.[1] 1918’de özel öğrenci olarak Viyana Üniversitesi’ne giren Popper , burada felsefe , psikoloji , tarih matematik ve fizik dersleri almış , 1922’de başladığı müzik tarihi , psikoloji ve felsefe alanlarındaki eğitimini 1928’de psikoloji alanındaki doktora derecesiyle tamamlamıştır.[2]
İlk gençlik çağında Marksist görüşleri savunan Popper , daha sonraları bilimsel­liğini sorguladığı Marksizmden vazgeçip Sosyal Demokrat olmuştur.[3]
1920’li yılların başından itibaren , Viyana Üniversitesi Felsefe Bölümü’nün baş­kanı Moritz Schlick tarafından oluşturulan ve Hans Hahn , Otto Neurath ve Rudolf Carnap gibi matematikçi ve fizikçilerin de katıldığı Viyana Çevresi , bilim dünyasına hakim olmaya başlamıştır. Mantıkçı Pozitivizm olarak da adlandırılan akım , Auguste Comte’un Pozitivizm’iyle paralel düşünceleri savunmuştur. Viyana Çevresi’yle önce­leri kişisel ilişkiler kuran ve söyleşilere katılan Popper , 1934 yılında yayımlanan Bilim­sel Araştırmanın Mantığı adlı eserindeki görüşleri nedeniyle Viyana Çevresi’yle anlaş­mazlığa düşmüş ve Otto Neurath tarafından “Resmi Muhalif” ilan edilmiştir.[4]
1930’lardan sonra Faşizm’in yükselişine tanık olan Popper , 1937’de ülkesini terk ederek Yeni Zelanda’ya yerleşmiştir. Akademik çalışmalarına bir süre bu ülkede devam eden ve bu esnada siyaset felsefesi alanında oldukça ses getiren Açık Toplum ve Düşman­ları adlı eserini yazan Popper , 1946’da İngiliz vatandaşlığına geçmiş ve London Schools of Economics’de ders vermeye başlamıştır. Ancak Viyana Çevresi’nin görüşle­rinin artık İngiltere’de de hakim olmaya başlaması Popper’in bu ülkede akade­mik açı­dan zorluklarla karşılaşmasına ve yalnız kalmasına neden olmuştur. Karl R. Popper , mücadelelerle geçen yılların ardından , 1969’da üniversitedeki görevinden emekli ol­muş ve 17 Eylül 1994 tarihinde Londra’da ölmüştür.[5]
POPPER’İN BİLİM FELSEFESİ

Tümevarım sorununa karşı tümdengelimi önermesi , bilimsel ayraç olarak yanlışlanabilirlik ilkesini koyması , metafiziğe karşı bakış açısının geleneksel görüşten farklı olması ve bilimsel ilerlemeyi birikimsel değil evrimsel olarak nitelendirmesi , Karl Popper’in bilim felsefesinin temel unsurları olmuştur.

Tümdengelim: Biriktirilmiş gözlemlere dayanarak genel önermelere ulaşılma­sına tümevarım denir. Geleneksel görüşe göre , bilim adamı öncelikle gözlem ve deney yoluyla tanıtlar biriktirir , daha sonra biriktirdiği tanıtlarlardan genel bir önerme oluştu­rur. Tümevarım yöntemi bilimsel ayraç olarak kabul edilir , gözlem ve deneylere daya­nan önermeler bilimsel önermeler olarak , dayanmayan önermeler ise bilimsel olmayan önermeler olarak kabul edilir.[6]

Ancak bu görüşe karşın Hume , “Tekil gözlem ve deneyler ne denli çok olurlarsa olsunlar genel bir önermeye varamazlar” görüşünü ortaya koymuştur. Popper bunu “tü­mevarım sorunu” olarak nitelendirmiştir. Karl Popper’in bu soruna çözüm önerisi ise tümdengelim yaklaşımı olmuştur. “Önce kuram sonra gözlem” olarak özetlenebile­cek bu yaklaşıma göre , araştırmacının beklentileri veya kafasını kurcalayan sorunlar göz­lemle­rini belirler. Gözlemlerin hepsi “Kuram yüklü”dür.[7]
Buna göre Popper’in bilimsel yöntem sıralamasında , ilk olarak sorun (örneğin geçerliliğini yitiren bir kuram) yer alır , ardından önerilen çözüm , başka bir ifadeyle yeni bir kuram gelir. Sınanabilir önermelerinin tümdengelim yoluyla çıkarsanması ve sınamalar yoluyla yadsıma girişimleri ardından gelen aşamalardır. Son olarak ise çıkan kuramlar arasından tercih yapılır.[8]
Yanlışlanabilirlik İlkesi : Popper’in yanlışlanabilirlik ilkesi , belki de onun bi­lim felsefesinin en özgün unsuru olmuştur. Doğrulama ve yanlışlama arasındaki asimet­riyi vurgulayan Popper’a göre , ne kadar beyaz kuğu gözlersek gözleyelim bu , hiçbir zaman bizi “Bütün kuğular beyazdır” önermesine ulaştıramaz , ama tek bir siyah kuğu görmemiz bizi “Bazı kuğular beyaz değildir” önermesine götürür. Buna göre denilebilir ki ; bilimsel bir yasa , kesinlikle doğrulanabilir olmamakla beraber , kesinlikle “yanlışlanabilir” dir. Popper bir kuramın bilimselliğinin ölçütü olarak , kuramın yanlışlanabilirliğini temel almıştır. Örneğin , suyun 100 santigrat derecede kaynadığı ile ilgili yasa sınandığı zaman , her durumda doğrulanmayabileceği görülür. Bu durumda araştırmacı ya kuramını sınırlandırarak yeni bir kuram oluşturmayı seçer , ya da kura­mın neden geçersiz olduğunu keşfetmeye çalışır. Poper’a göre ikinci yol bilimsel iler­lemeyi sağlayan çözümdür. [9]

Metafiziğe Bakış Açısı : Karl R. Popper’ın geleneksel görüşten ayrıldığı bir başka konu da metafiziğe yaklaşımı konusu olmuştur. Geleneksel görüş , metafiziği “anlamsız” , “safsata” olarak nitelendirmiştir. Popper ise , tarihsel olarak bilimin ****­fizikten çıktığına işaret etmiştir. Daha önceden sınanamayan , dolayısıyla anlamsız ka­bul edilen fikirlerin , şartlar değişince sınanabilir ,-dolayısıyla bilimsel- hale geldiğini , metafizik bir kuramın sadece anlamlı değil kimi zaman doğru da olabileceğini , ancak sınamaya tabi tutulamadığı , -dolayısıyla yanlışlanamadığı- için bilimsel kabul edileme­yeceğini söylemiştir.[10]

Evrimsel İlerleme : Geleneksel görüşün doğrulanabilirlik ve tümevarım ilkeleri uyarınca birikimsel olarak tanımladığı bilimsel ilerleme süreci , Popper tarafından yanlışlama ilkesinin sonucu olarak , evrimsel bir süreçolarak açıklanmıştır. Bu görüş uyarınca tıpkı mutasyona uğrayıp hayatta kalan hayvan ve bitki türleri gibi , kuramlar da ya geçtikleri her yanlışlayıcı deneyimin ardından kabul edilmekte , ya da sınamayı geçemeyip kesin olarak elenmektedirler.[11]

Karl Popper ‘ın bilim felsefesinde , pozitivizmden ayrılan , pozitivizmi eleştir­diği yönlerin yanında , paylaştığı ortak noktalar da mevcut olmuştur.
Örneğin , geleneksel görüşün bilimsel bilgiyi tek ve en güvenilir bilgi olarak ka­bul etmesini Popper da onaylamıştır. Pozitivistler gibi o da doğa bilimleri ve sosyal bi­limlerin nesnel gerçekliğin iki yönü olduğunu , sadece konularının farklı olduğunu sa­vunmuştur. İster doğa bilimlerinde , ister sosyal bilimlerde olsun bir bilim adamınıninsanlığını yok etmeden onu nesnel yapmak imkansızdır diyen Popper , başlangıçtaki “bilimsel esin” den kaynaklanan öznelliği kabul etmesine karşın , bu öznel bilginin eleştirel görüşlere açılıp nesnel bilgi haline gelmeden bilim olamayacağını belirtmiştir.[12]


KAYNAKÇA


BAUDOUİN , Jean , Karl Popper , Çev. Bülent Gözkân , İstanbul , İletişim Yayınları , 2003
GIDDENS , Anthony , Siyaset , Sosyoloji ve Toplumsal Teori , Çev. Tuncay Birkan , 2. Baskı , İstanbul , Metis Yayınları , 2001
KÖKER , Levent , İki Farklı Siyaset : Bilgi Teorisi –Siyaset Bilimi İlişkileri Açısın­dan Pozitivizm ve Eleştirel Teori , Ankara , Vadi Yayınları , 1998
MAGEE , Bryan , Karl Popper’in Bilim Felsefesi ve Siyaset Kuramı , Çev. Mete Tunçay , 2.Baskı , İstanbul , Remzi Kitabevi , 1990
POPPER , Karl R. , Bilimsel Araştırmanın Mantığı , Çev. İlknur Aka-İbrahim Turan , 2. Baskı , İstanbul , Yapı Kredi Yayınları , 2003


[1] Karl R. Popper , Bilimsel Araştırmanın Mantığı , Çev. İlknur Aka-İbrahim Turan , 2. Baskı , İstanbul , Yapı Kredi Yayınları , 2003 , s.15-21 , Jean Baudouin , Karl Popper , Çev. Bülent Gözkân , İstanbul , İletişim Yayınları , 2003 , s.7-8

[2] Karl R. Popper , a.g.e. , s.15

[3] Bryan Magee , Karl Popper’in Bilim Felsefesi ve Siyaset Kuramı , Çev. Mete Tunçay , 2.Baskı , İstanbul , Remzi Kitabevi , 1990 , s. 10-11 , Karl R. Popper , a.g.e. , s.15 , Jean Baudouin , a.g.e., s. 10-11

[4] Bryan Magee , a.g.e. , s.10-11 , Karl R. Popper , a.g.e. , s.16-17

[5] Bryan Magee , a.g.e. , s.11-13 , Karl R. Popper , a.g.e. , s.19-21 , Jean Baudouin , a.g.e., s. 7-8

[6] Bryan Magee , a.g.e. , s.18-19 ,33 , Karl R. Popper , a.g.e. , s.51-53 , Jean Baudouin , a.g.e., s. 33-34

[7] Bryan Magee , a.g.e. , s.18,28-30 , Karl R. Popper , a.g.e. , s.54, Jean Baudouin , a.g.e., s. 34-35 , Anthony Giddens , Siyaset , Sosyoloji ve Toplumsal Teori , Çev. Tuncay Birkan , 2. Baskı , İstanbul , Metis Yayınları , 2001 , s.177

[8] Bryan Magee , a.g.e. , s.51

[9] Bryan Magee , a.g.e. , s.21-25 ,40 , Karl R. Popper , a.g.e. , s.63-65 , 101-109 ,124-128, Jean Baudouin , a.g.e., s. 38-39 , Anthony Giddens , a.g.e. , s.175-176

[10] Bryan Magee , a.g.e. , s.43-45 , Karl R. Popper , a.g.e. , s.55-63 , Jean Baudouin , a.g.e., s. 35-38

[11] Bryan Magee , a.g.e. , s. 52-55 , 60-61 , Jean Baudouin , a.g.e., s. 41-42 , 48

[12] Bryan Magee , a.g.e. , s.64-66 Karl R. Popper , a.g.e. , s. 68-72 , Jean Baudouin , a.g.e., s.44-49 , Levent Köker , İki Farklı Siyaset – Bilgi Teorisi –Siyaset Bilimi İlişkileri Açısından Pozitivizm ve Eleştirel Teori , Ankara , Vadi Yayınları , 1998 , s. 26-29 , Anthony Giddens , a.g.e. , s. 174-175

Konu Gramsci tarafından (12 Eylül 2009 Saat 10:33 ) değiştirilmiştir..
Gramsci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12 Eylül 2009, 11:03   #2
 
Sierra Maestra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 02 Ağustos 2009
Üye No: 24647
Mesajlar: 302
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 Sierra Maestra is on a distinguished road
Standart Cevap: Karl Popper -Neopozitivizm

paylasım için tesekkürler,

Popper ortaya koydugu yanlışlanabilirlik ve evrimsel ilerleme ilkelerini temeline oturttugu bilim felesefesini kendi aklı sıra marksizmin "bilimsel" eleştirisini yapmak için kullanmıştır, ama bu eleştiri onu bir burjuva filozofu olmaktan öteye götürmemiştir.

Popper diyince akla ilk gelen kişi Kuhn'dur. Çünkü, bilimsel platformda, Thomas Kuhn'la birçok tartısmaları mevcut. Kuhn bir fenomenanın bilimselliğinin ölçütünü puzzle-solving(problem çözme) içerip içermemesi olarak belirlerken, Popper yanlışlanabilirlik olarak gösterir. yine Kuhn bilimin sıçramalar halinde ilerleyeceğini söyler, ancak Popper'da görece birikimsel bir gelisme vardır.
Sierra Maestra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12 Eylül 2009, 13:09   #3
 
Gramsci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 09 Kasım 2008
Üye No: 14646
Mesajlar: 977
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 Gramsci is on a distinguished road
Standart Cevap: Karl Popper -Neopozitivizm

evet arkadaş sana katılıyorum,aklıma gelmişken bugünün amerikasında geçerli olan bilim anlayışı pozitivist veya türevleridir...hatta bunun dışında kalanlar adına,yine pozitivist bir tarzda"101 most dangerous professur in america"(amerikadaki en tehlikeli 101 professör )adlı bir kitap bile yayınlanmıştı...

pozitivizmin fen bilimlerindeki çıkışı ile hani bu naif labaratuvarlardaki tek başına deney yapan bilim adamından ,işi fabrikalaşmaya götürüldüğü süreçte bilim insanlarıda bağımsızlıklarından edilmiş işçileştirilmiştir.

şu süreçte ise pozitivist bilgi yığınları en yakınımızdaki kişileri bile sarmalamış durumda,bilmem kaç kişi üzerinde yapılan araştırmaya göre şu olmuştur demekki gerçekde budur gibi toplumun yapısına aykırı ,onu sanki bir deney nesnesine indirgeyen yaklaşımlar.toplumda ""bilim""kabul edilmekte,hatta onun üzerinde basmazsanız hayalcilikle suçlanır durumuna bile düşebilirsiniz

Bilgi üretimi kapitalizmin en büyük silahı,biz işçiye emekçiye bir şeyler anlatmak istediğimiz anda o kafasından evde efes biramı içiyorum,televizyondada mehmet ali erbil bir denizaltının bile zor ulaşacağı seviylerde program yapıyoren bunu izlerim ,,ne işim var sağ da sol da diyorsa ""önceden koşullanmış""olarak biz istediğimiz kadar konuşalım "adam o esnada evde birasıyla tv izlemeyi düşünüp" "mutlu "olacak"

neden çünkü mutlu olma sınırı çizilmiş çoktan,memleket öyle haldeki başka bir konuda arkadaşın dediği gibi "65 yaş emeklilik yasasına gık çıkmadı memleketten" bu bitmekten ötesi ,

Bu sebeple kapitalizmin bilgi üreten onu meşrulaştıran bilgi üreten yanlarına olabildiğince vurulmalı ,ön kabulleri yıkılmalı insanların tıpkı "fakirlik mutluluktur"felsefesi gibi,, burada genç arkadaşlarda var ,önlerine bir kitap çıktığında bir kitap aldıklarında onu yazan yazarında önüne geçmeleri için onun o kitabı hangi gaye ile yazdığını anlamaları için önemli buluyorum bilim sosyolojisini,

mesela aklıma gelmişken "ferrarisini satan bilge" madem o kadar bilgesin satmadan gel kardeşim,kapitalizmin bilgesi olduğu nereden belli,

neyse konuyu pozitivizminden yeterince uzaklaştırmışken,,,

teşekkürler
Gramsci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13 Eylül 2009, 05:44   #4
 
Sierra Maestra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 02 Ağustos 2009
Üye No: 24647
Mesajlar: 302
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 Sierra Maestra is on a distinguished road
Standart Cevap: Karl Popper -Neopozitivizm

merhaba,
pozitivismden bu kadar uzaklaşmışken, biraz daha yakınlaşalım Neden bir burjuva felsefesi oldugunu biraz daha anlaşılır hale getirelim. Pozitivizm herseyi deneylenebilen ve gözlenebilen şeylerle açıklamaya indirger. Bu anlayışa göre tarihsel ve toplumsal yasalar labaratuvar ortamında deneylenemeyeceği için bilimsellikten söz edilemez. Tarihte ve toplumsal yasalardaki bağlantıları, neden-sonuç ilişkilerini, nicelik ve niteliklerini reddeder, sadece birbiri ardına gelmiş gözle görülebilir olayları kabul eder... İşte pozitivizmi bilimsellikten bu kadar uzaklaştıran şey diyalektiğin, tarihselliğin reddedilmesidir.

Oligarşi eğer gerçek bilimi kullanırsa tahtının sarsılacağını çok iyi bildiğinden alternatif bir bilim ortaya atıp yerini sağlamlaştırmaya çalıştırmıştır.Bu "alternatif" sözde bilimler de başta pozitivizm ve ampirizmdir. Ve senin dediğin gibi ABD başta olmak üzere neredeyse tüm dünyada hakim olan bilim anlayışı budur.

Konu başlığına da geri dönersek, Karl Popper'ı bu kadar burjuva yalakası bir pislik yapan şey döneklik yapıp burjuvanın sözde bilim felsefesini geliştirmeye çalışmasıdır
Sierra Maestra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13 Eylül 2009, 11:39   #5
 
Gramsci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 09 Kasım 2008
Üye No: 14646
Mesajlar: 977
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 Gramsci is on a distinguished road
Standart Cevap: Karl Popper -Neopozitivizm

evet sonucta neo-pozitivist bir kişi karl popper,ama tabi salt pozitivistler gibi görmediğimiz şeyin bilimi ,bilgisi olmaz diyecek kadar da acımasız değil,

bilim felsefesi bence burjuva yalakalığından çok(yani sisteme keskin bir eleştiri yönelmediği ortada ,ve bu anlamda sistem için bir tehdit unsuruda değil zaten ki adam neo-pozitivist) daha çok kendi entellektüel iç açmazlarının bir sonucu gibi

örneğin kırmızı kedi görmediğimizden dolayı kediler şu renktedir bu renktedir gibi "pozitivist kesinlikte"bir önermede bulunamayız,hani pozitivistler görülen ile bilim yapıyorya buda onları görmedikleri ile baltalıyor

ayrıca nette biraz daha bakındım mevzu açılınca karl popper 1994 de ölmüş
bunuda bilmiyordum şaşırdım ,ayırca bazı ilginç alıntılarada rastladım,,

""1969'da "yahudi yıllığı"nın editöründen "hayatın her alanında yükselmiş yahudilerin tanıtıldığı kimdir kimdir" bölümünde yer alıp almak istemediğini soran bir mektup aldığında cevaben şöyle yazmıştır:

"ben ırka inanmam. her türlü ırkçılık ya da milliyetçilikten nefret ederim. asla yahudi inancı taşımadım. yahudi kökenli olduğumu vurgulamış olsam da kendimi yahudi kabul etmiyorum. (...) her türlü milliyetçilik ve ırkçılık kötüdür, yahudi milliyetçiliği de istisna değildir."

1984'te israil'in araplara karşı uyguladığı sertlik yanlısı politikalar hakkında zehir zemberek eleştirilerde bulunurken, bu politikalar karşısında "kendi kökeninden utanç duyduğunu" da söylemiştir."""
Gramsci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13 Eylül 2009, 13:38   #6
 
Sierra Maestra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 02 Ağustos 2009
Üye No: 24647
Mesajlar: 302
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 Sierra Maestra is on a distinguished road
Standart Cevap: Karl Popper -Neopozitivizm

birçok kişiyle Popper'ı tartıştım bu zamana kadar ve temel olarak herkesin söyledikleri seninkiyle benzer, "Popper'a karşı bu kadar acımasız davranma, çünkü o pozitivistler kadar katı bir tutum içerisnde değil bilim konusunda".

ölüm tarihini 1994 olarak bulmuşsun doğrudur, dolayısıyla, marksizmden leninizmden haberi olmayan birisi değil, üstelik tam aksine, gençliginde marksistmiş, ne diyorduk bunlara dönek mi)? Sonra da birdenbire marxı eleştirmeye başlamış ve kendi "neopozitivist" anlayışını marksizmin bilimsel olarak çürütmekte kullanmış.


Hemen devrimcilik, en azından demokratlık nedir diye soralım..Bunun bir ortası var mıdır? Maalesef ki devrimcilikte orta diye birsey yoktur, ya bu saftasındır ya öbür safta, az devrimcilik, orta demokratlık safsatadan baska birsey değildir.

Yine Popper'a dönelim. Marxizmi sözde çürütmüş bir insan en basitinden demokratlık saflarında olabilir mi? Irkçılığı kınaması ne derece samimidir? Bugün R.T. Erdoğan da İsraile Davosta öyle bir çıkıştı ki sanarsın bir numaralı ırkçılık karsıtı.


Popper'ı bu denli burjuva saflarına katan çürümüş felsefesidir, değişen toplumsal yapıyı (değişmesi bilimsel olarak zorunlu olan bir toplumsal yapıyı) değişmezliğe sürükleyen çürümüş felsefesidir. Başında "neo" da olsa kökünde pozitivizmin çirkin burjuva yüzü vardır.

Yanlış anlama, bilim felsefesi burjuva yalakalığıdır demiyorum, tam aksine; felsefe çok çok önemlidir. Ancak, marx'ın da dediği gibi felsefede esas olan şey dünyayı değiştirmektir. Popper gibi yüzlercesi ise dünyayı sadece yorumlamakla kalmanın da ötesinde, (kasıtlı veya değil)yanlış yorumlayarak oligarşinin ekmeğine yağ sürerler.
Sierra Maestra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11 Ekim 2009, 05:53   #7
 
Gramsci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 09 Kasım 2008
Üye No: 14646
Mesajlar: 977
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 Gramsci is on a distinguished road
Standart Cevap: Karl Popper -Neopozitivizm

bu pozivitivizm ,neo-pozitivizm hususunda gecen lenin in emperyalizm:kapitalizmin en yüksek aşaması kitabına bakma fırsatım oldu,,maalesef okumamışım o ana kadar,,kitapta o zamanki dev şirketlerin bilançoları alt alta konup toplanmış,,belli rakamlar üzerinden belli sonuçlara varılmış,,,bariz olarak pozitivist bir yöntem kullanılmış,hemde neo suz,,,

yani o zaman lenini yerden yere vurabiliyormuyuz hayır,,,peki baska pozitivistlere vuralımmı bilemem,,,burada mesele şu pozitivizm o zamanın bilim yapma şekli,,,bu sebeple burjuva devrim düşmanı diye yaftalamak ,,konuyu daraltmak olur ,,bence kişilerin evrensel olan adına ne söylediklerine bakalım,,,lenin kafamızda çığır açtığı gibi,,,popper da öyle bir düşün biçiminin altına imza atmış,,,

bence asli sorun 1900 yılların başında şununla başlıyor,,,özellikle fen bilimlerindeki devrimler,,,(bu konuda nicola tesla nın hayat hikayesi ibret vericidir) kapitalizmin evrilmesi sırasında ustalıkla kullanılmıştır,,,yani orada labaratuarında naif bir şekilde deney yapan bilim adamından artık bilim üretilen fabrikalara geçis süreci söz konusu,,,

pozitivizm o gün kimin elindeyse odan göre kullanılmış,,doğa sırlarını arayan bir bilim adamı ,,,belki darwin,,,belki kapitalizmin sınırlarını arayan lenin,,,bu yöntemi kullanarak belli sonuçlara ulaşmış,,,,yada zamane dev şirketleri ve toplum mühendislerinin elinde toplumu sömürmek ve zehirlemek adına kullanılmış,,,ki bu konuya ayrıca tüm düşün sistemleri için bakabiliriz,,,mesela postmodernizm,,post yapısalcılık,,hermeneutik,weber,vs

kullanan ele göre her bilim yönteminde farklı sonuçlar çıkabilir,,,bizim için çıkan sonucun sınıfsal niteliği önemli,,,ama bu yöntemin kabahati değil,,,

teşekkürler,,,
Gramsci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11 Ekim 2009, 06:40   #8
 
Sierra Maestra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 02 Ağustos 2009
Üye No: 24647
Mesajlar: 302
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 Sierra Maestra is on a distinguished road
Standart Cevap: Karl Popper -Neopozitivizm

pozitivizm diyalektiğin reddedilmesidir, toplum bilimlerinin bilimsel olmadığı düşünülerek yadsınması, herseyin gözle gördüklerimizle, somut deneylerle açıklanmasıdır. Geri kalan hiçbirsey bilimsel değildir. Yani Marx'ın ilham aldığı Feuerbach'ın diyalektik ve tarihsellikten arınmış materyalizminden pek bir farkı yok. Lenin'İn o bahsettiğin kitabında diyalektik yöntemin olmadığını düşünemiyorum. Sonuçta pozitivizmin "materyalizm" kısmı MarxIn diyalektik ve tarihsel materyalizminde mevcut oldugu için yanılgıya düşmüş olabilirsin. Eğer detaylı bir sekilde paylaşırsan belki ikimiz daha doğru bir sekilde yorumlayabiliriz.Aslında bir anlamda kendime özeleştiri vermek geregi duydum. Marksizme karşıt ne varsa kaldırıp çöpe atıyorum Halbuki Marx, Feuerbach'ın Dİyalektiksiz materyalizmiyle, Hegel'in Materyalizmsiz diyalektiğini sentezleyerek doğruya ulaşmıştı.Hegel'in ya da Feuerbach'ın önemini bir kenara atabilir miyiz? hayırAma (tabi aması var) akımların tarih sahnesinde ortaya çıkış zamanları da bence çok çok önemli. Bilim gelişmişken, birçok bilimeyen günyüzüne çıkmışken hala Aristo mantığıyla bilim yapanları da savunacak değiliz. Evet Aristo suçlu değildir, burjuva değildir. Ama onun bugünkü savunucuları burjuvaya hizmet eder. Evet ilk pozitivistler suçlu değildir, ama diyalektik yöntem bilimselliğini kanıtladıktan sonra hala pozitivizmin sanuculugunu yapan "neo-"lar suçludur. Tarih ileriye doğru akarken bunu geriye götürenler suçludur. Umarım kendimi anlatabildim. Biraz karısık oldu sanırım
Sierra Maestra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01 Kasım 2009, 14:07   #9
 
Gramsci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 09 Kasım 2008
Üye No: 14646
Mesajlar: 977
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 Gramsci is on a distinguished road
Standart Cevap: Karl Popper -Neopozitivizm

sierra öncelikle yeni görevinde başarılar

şimdi leninin emperyalizmle ilgili kitabını okuma fırsatım oldu,,,,çalışma tam anlamıyla pozitivist,,,bir dünya rakamsal destek,,bu rakamlardan ulaşılan önermeler vs,zaten bakınca anlayacaksın,,,

sen yine sert eleştiriler yöneltiyorsun,,,belkide dogrusu budur bilemem,,
sınırları çizmek bir yandan yararlı bir yandanda götürüyor bizden,,,
bilgi üretimi ,önemli bir konu,geçen amerikan politikalarını onayan tutucu bir amerikalı tarafından ""101 the most dangerous professur in usa",,,adlı bir calısma yayınlandı,,,yani bu zatı muhterem amerikadaki 101 bilim adamını kara listeye almış,,,yani ortada bilinçli sistematik bir "bilgi"üretimi konusu var,,,metodoloji ile bilgi kuramı ile ilgili yazılar atmamın sebebide bu zaten,,,

kullanılan yöntem bilgiyi direkt olarak etkiliyor,,,bir gerçekliği nasıl göreceğiz,,gerçek nedir?bilgi nedir?evet,,kitap yıgınları sarmıs dort bır yanımızı,,okumak ve kendımızı ozgurlestırecek bılgılere ulaşmak için cok az zamanımız ve sınırlı kaynagımız var,,,kitap yıgınları bilgi yıgınları ,,adeta bir fabrika edası ile isleyen kultur endustırısı,,,hangi kitap kac sattı?,,yazın deniz kenarında okunacak kıtaplar,,,cok satanlar,,,,vs,,,,,zaten okuma alıskanlığı olmayan yıgınları adeta sozde okuma seanslarında sonumlendırıyor,,,yok edıyor,,,

dolayısıyla bilgi kuramı ne okuyoruz değil,,,bu kitap hangi metodla yazılmış,,yazarın kafasının arkası ,,onu olusturan zihniyet nedir,,,bu bakımdan anlamlı bir yerde duruyor,,,

teşekkürler,,,

bu arada amerikanın bölücüleride bunlarmış muhteremin listesi burada

The Professors: The 101 Most Dangerous Academics in America - Wikipedia, the free encyclopedia

Konu Gramsci tarafından (01 Kasım 2009 Saat 14:21 ) değiştirilmiştir..
Gramsci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12 Kasım 2009, 04:20   #10
 
zastalina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 11 Eylül 2007
Üye No: 2583
Mesajlar: 1.051
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 zastalina will become famous soon enoughzastalina will become famous soon enough
Standart Cevap: Karl Popper -Neopozitivizm

Popper, Tarihselciliğin Sefaleti kitabında (ki Marx'ın Felsefenin Sefaleti kitabına bir kinayedir ismi) Marksizmin bilimsel olmadığını kanıtlamaya çalışırken aynı nedenlerle Darwinizmin de bilimsel olmadığını "kanıtlamak" zorunda kalıyor. Gerçi sonra vazgeçmek zorunda kalmıştır bu iddiasından.

Popper'in kitapları dünyada Soros vakfı tarafından, Türkiye'de de Sinan Çetin'in kurduğu Plato yayınları tarafından basılmaktadır. Bu bile onun kime hizmet ettiğini göstermeye yeter...
zastalina isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


“Hukuk, iktidarın fahişesidir”
Şu Anki Zaman: 17:47.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.1