Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SİYASET > Devrim Tarihi > Dünya Devrim Tarihi

SGDF şehitleri - Ferdane KILIÇ SGDF şehitleri - Narthan KILIÇ SGDF şehitleri - Ece DİNÇ SGDF şehitleri - Cebrail GÜNEBAKAN SGDF şehitleri - H. Ezgi SADET SGDF şehitleri - Büşra METE SGDF şehitleri - A. Ezgi SALICI SGDF şehitleri - Cemil YILDIZ SGDF şehitleri - E. Deniz EROL SGDF şehitleri - Alican VURAL SGDF şehitleri - Uğur ÖZKAN SGDF şehitleri - Mücahit EROL SGDF şehitleri - Çağdaş AYDIN SGDF şehitleri - Koray ÇAPOĞLU SGDF şehitleri - Kasım DEPREM SGDF şehitleri - Yunus Emre ŞEN SGDF şehitleri - Okan PİRİNÇ SGDF şehitleri - Alper SAPAN SGDF şehitleri - Medali BARUTÇU SGDF şehitleri - Murat YURTGÜL SGDF şehitleri - Süleyman AKSU SGDF şehitleri - Nazegül BOYRAZ SGDF şehitleri - Nuran KOÇAN SGDF şehitleri - Duygu TUNA SGDF şehitleri - Emrullah AKHAMUR SGDF şehitleri - Polen ÜNLÜ SGDF şehitleri - Serhat DEVRİM SGDF şehitleri - Nazlı AKYÜREK SGDF şehitleri - İsmet ŞEKER Devrimci şehit Günay ÖZARSLAN

Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Ömer Muhtar: O yaşıyor cellatları öldü
Cevaplar
4
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
2592
Önceki Konu
önceki Konu
Ağaç Şeklinde Aç5Beğeni
  • 3 gönderen FİDEL ÇHE
  • 1 gönderen KöYLüKıZı
  • 1 gönderen dinc

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18 Kasım 2010, 11:13   #1
 
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 27 Ağustos 2010
Üye No: 31154
Mesajlar: 560
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
3 Mesajına 3 Teşekkür Aldı
Standart Ömer Muhtar: O yaşıyor cellatları öldü

Ömer Muhtar

O Yaşıyor, Cellatları Öldü!




1911 yılında, Osmanlı Devleti'nin elinde bulunan Libya toprakları İtalyan emperyalizmi tarafından işgal edilmişti. Libya, işgalin üzerinden bir yıl geçmeden de İtalya tarafından ilhak edildi. Ama Libya topraklarında yaşayan Arap halkı, işgali de ilhakı da kabul etmedi. İşgalin hemen ardından direniş başladı ve kısa sürede de tüm ülkeyi ve tüm halkı kucakladı.

İtalyanlar Akdeniz kıyısındaki şehirlere sıkışıp kalmışlardı. Libya'nın güneyindeki kırsal ve çöllük bölgeye girememişlerdi. Direniş sonucunda belli bölgeleri kapsayan Trablus Cumhuriyeti kuruldu, işgal güçleri bu cumhuriyeti tanımak zorunda kaldılar; ta ki İtalya'daki faşist Mussolini iktidarına kadar. 1922'de İtalya'da faşizm iktidar olunca işgalci İtalyan ordusu, tekrar Libya'nın tümünü işgal etmeye girişti. Libya'nın tümünü işgal ve ilhak etmek, giremedikleri o çöllere girmek demekti.

*

"Ne vardı ki şu çöllerde? Libya dediğin üç-beş dağdan, çölden ibaret, yobaz bir memleket"ti. Bingazi'den Küfra'ya giderken böyle düşünüyordu İtalyan general.

Gözünü emperyalist emeller kör etmişti. Oysa yayılarak oturduğu koltuktan etrafa kulak verse, çöl ona neler anlatırdı bütün sıcaklığıyla.

*

Çöl serttir. Sevgisi sert, kini sert... Rüzgarı sert eser. Sıcağı serttir. Tedariğini hazırlamamışsan pişman eder seni içine adım attığına.

Gece bastırınca, "sıcaktan kurtuldum" dedirtmez insana; çünkü o zaman yaz ortasında da olsan, soğuk bastırır. Çöldesin unutma!

Çöl konuşur insanlarla. Emperyalistler duymaz ama halklar duyar. "Dikkat et" der çöl, "burada benim hükmüm sürer."

Şöyle uzaklara bakıldığında bir su görünür gibi. Deniz mi o görülen, yoksa mavi bir dağ mı? Yoksa... Çöl konuşuyordur aslında ve diyordur ki "Libya çölünün sahibi Libyalı Araptır."

Aynı sözü, işgale gelen İtalyan generale de söylemişti. İşgalci generalin Roma'da oturan Duçe'sine, Mussolini'ye de söylemişti bunu. Ama dinlemedi emperyalistler.

Ve sözünü dinlemeyen için bir bataktı çöl. İtalyan işgalcileri için de öyle oldu zaten.

İtalyan general dümdüz çöl sanmıştı baktığı yeri. Oysa, orası bir bakmışsın dağdı, bir bakmışsın deniz. Çöl, şimdi bu aşağılık, bu küstah, bu emperyalist generale ve onun efendilerine sesini duyuracaktı. "Libya'nın çölü de vahası da Arap halkınındır" diyordu kumulların üzerinde yankılanan ses.

*

Bir ihtiyarın sesiydi aslında o.

Yaşı yetmişe çoktan dayanmıştı. Dağdan dağa, vahadan vahaya dolaşıyordu. Evlatlarına tek tek öğretmekteydi vatanını ve vatan uğruna savaşı: Libya'nın cesur ve cahil evlatlarına anlatıyordu: "Artık özgürlüğünüze sahip çıkma zamanıdır. Artık bu küstaha, çölün ve Arap'ın özgürlük tutkusunu anlatma zamanıdır."

Artık koltuğuna rahatça kurulamayacaktı o general. Şimdi "Çöl Aslanı" konuşacaktı.

En güçlü emperyalist ordulardan biriyle boy ölçüşecekti. Çöl Aslanı'yla evlatlarının pençesindeydi artık.

*
İşgalci emperyalist ordunun saldırıları karşısında Ömer Muhtar önderliğindeki direniş vardı. İtalyan Ordusu, bir işgalciye, bir emperyaliste yaraşır ne varsa yapıyordu. Su kuyuları kumla doldurulup, halk susuzlukla teslim alınmak isteniyordu. Gerilla tarzında savaşan direniş güçlerini tecritt etmek için köylüler zorla topraklarından sürülüp toplama kamplarına toplandı.

Ömer Muhtar ilerlemiş yaşına rağmen, silahlı direniş güçlerinin başındaydı. Emperyalistler, bölgeleri insansızlaştırmalarına rağmen direniş güçlerinin iradesini kıramayınca, Mısır-Libya sınırına 200 kilometre boyunca kesintisiz dikenli tel çekerek, direniş güçlerinin hareket alanlarını daraltıp direnişçilerin bulunduğu bölgelere doğru çok büyük güçlerle operasyonlara başladılar. Ve 11 Eylül 1931'de direnişin önderi Ömer Muhtar tutsak düştü.

*

Çöl, belki çaresizlikten, önderini vermişti ama önderi çölü vermeyecekti. Çöl, kum da olsa, sel de olsa, vatandı.

*

İtalyan faşistleri Muhtar'ı tutsak ettikleri gün, direniş karşısında zaferlerini ilan ettiler. Ama erken davranmışlardı. Evet, Ömer Muhtar direnişin önderiydi ve tutsaklık koşullarında da direnişe önderliğini sürdürüyordu.

Faşistlerin karşılarında onların ummadıkları kadar dinç bir ihtiyar vardı; 73 yaşındaki Ömer Muhtar, tüm bilgeliği ve savaşçılığıyla emperyalistlerle her türlü uzlaşmayı reddetti. Elleri, ayakları zincirli bir önderdi o; ama beyni teslim alınamamıştı.

*

Muhtar'ı tutsak eden işgalcilerin en önemli sorunu, çöldeki, çölün dağlarındaki ve derinlerindeki savaşçılardı. Muhtar'dan onların teslim olmasını isteyen bir çağrı yapmasını istediler. Karşılığında belki canı bağışlanacaktı Ömer Muhtar'ın. Ömer Muhtar, dağdaki direnişçilere teslim ol çağrısı yapmayı reddetti!

Reddetti ve dedi ki:
"Biz hiç teslim olmayacağız. Ya kazanacağız ya da öleceğiz. Ama iş orada da bitmeyecek. Yeni nesille savaşmaya mecbur kalacaksınız. Sonra bir nesil daha, bir daha. Bana gelince, cellatlarımdan daha çok yaşayacağım."

*

Öyle de oldu.

Çoktan toprağa karıştı cellatları. Adları, resmi belgelerin dışında kimsenin hafızasında değil. Ama o, Muhtar, halâ yaşıyor işte.

Halâ öğretiyor, örnek oluyor.

İşgalciyle, sömürücü egemenle uzlaşanlara tarihin derinliklerinden sesleniyor: "Asla" -diyor- "asla, uzlaşmayın işgalcinizle!... Zincire de vurulsanız, ipe de çekilseniz, uzlaşmayın. Siz ölün gerekirse, sonraki nesillelere devredin kavganızı.."

*

Kendisini yargılayan işgalciler karşısında da onları asla meşru görmediğini açıkladı. Libya toprakları üzerindeki hükümet yasal ve meşru değildi ve onun hükümeti değildi.

Muhtar, Libya toprakları üzerinde, kendi toprakları üzerinde kendisini yargılamaya kalkışan mahke-melerin de "oraya ait olmadığını" söyledi. Verilecek cezanın ise onun için hiç ama hiçbir önemi yoktu.

Muhtar, o yargılamada topraklarının özgürlüğü için canını ortaya koyarken, işgalcileri de ebediyen mahkum etmişti.

Tavrı, tüm Arap halkına emperyalizmle uzlaşmama çağrısıydı. Nitekim, Ömer Muhtar darağacına çekilirken, Libya'nın Arap halkı, bu çağrıya çok güçlü bir karşılık verecekti.

*

"Çöl Aslanı", Libyalı Ömer El Muhtar direnendi. Yargılayandı. Çöl Aslanı'nın ağzıyla dile gelmiş konuşuyor ve çölün işgalciye yâr olmayacağını ilan ediyordu.

20 bin Bedevi'nin önünde kuruldu darağacı. Ömer Muhtar, çölün aslanı, darağacında can verdi. Muhtar son nefesini verirken, işgalci işte belki o an anlamıştı sonun başlangıcında olduğunu. Son nefesi, Muhtar'ın işte o susturulamaz çağrısıydı...

Tarih, çok değil, sadece bir kaç ay sonra işgalcileri, çöl aslanlarının önünde, silahlarını geride bırakıp İtalya'ya kaçarken görecekti..

Bu yazı Devrim KURTULUŞ sitesinden alıntıdır.


YÜRÜYÜS OKU,OKUT,DAGITIMINI YAP

dinc, mısri kız ve BirAnkaKuşu bunu beğendiler.
FİDEL ÇHE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
FİDEL ÇHE Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Hüdayar (14 Eylül 2014)
Alt 01 Aralık 2011, 23:39   #2
 
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 01 Aralık 2011
Üye No: 40624
Bulunduğu yer: Leningrad
Mesajlar: 38
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart Faşistlerin arasında



Hüdayar bunu beğendi.
__________________
»« Eğer sevgi üretmiyorsa yüreğiniz,başarılı bir üretici değilsiniz »« K.MaRx
KöYLüKıZı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14 Ağustos 2013, 23:30   #3
 
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 08 Mayıs 2013
Üye No: 46207
Mesajlar: 1.662
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 1.014
191 Mesajına 326 Teşekkür Aldı
Standart

......eline sağlık...
Hüdayar bunu beğendi.

Konu dinc tarafından (14 Ağustos 2013 Saat 23:35 ) değiştirilmiştir..
dinc isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14 Eylül 2014, 18:14   #4
 
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 09 Temmuz 2014
Üye No: 50619
Mesajlar: 59
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 10
17 Mesajına 25 Teşekkür Aldı
Standart

Hep etkilemiştir beni. Güzel yazı için teşekkürler.
Hüdayar isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30 Eylül 2014, 22:08   #5
 
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 30 Eylül 2014
Üye No: 51208
Mesajlar: 11
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
2 Mesajına 3 Teşekkür Aldı
Standart

Yazı için teşekkürler.Ne yazık ki Libya halkı yurt bilincini halen oluşturamadı.
Nazariy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

“Hukuk, iktidarın fahişesidir”
Saat...


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2015, Jelsoft Enterprises Ltd.